
BRICS Yeni Delhi Zirvesi:
Çin’in Yükselişi, Hindistan’ın Denge Arayışı ve Küresel Güney’de Liderlik Rekabeti
17 Eylül 2026

BRICS Yeni Delhi Zirvesi:
Çin’in Yükselişi, Hindistan’ın Denge Arayışı ve Küresel Güney’de Liderlik Rekabeti
Giriş
12–13 Eylül 2026 tarihlerinde Yeni Delhi’de gerçekleştirilen 18. BRICS Zirvesi, örgütün genişlemesinden sonraki kurumsal geleceği kadar Çin-Hindistan ilişkileri ve Küresel Güney’de şekillenmekte olan güç dengesi açısından da önemli bir dönüm noktası oldu. Hindistan’ın dönem başkanlığında gerçekleştirilen zirve; uluslararası sistemin artan jeopolitik gerilimler, korumacılık, yaptırımlar, enerji ve tedarik zinciri sorunları, Orta Doğu’daki çatışmalar ve büyük güç rekabeti nedeniyle zorlandığı bir döneme rastladı. BRICS’in bu ortamda kendisini yalnızca ekonomik işbirliği platformu olarak değil, küresel yönetişim reformunun ve Küresel Güney’in artan temsil talebinin taşıyıcısı olarak konumlandırmaya çalıştığı görülmektedir (BRICS, 2026).
Zirvenin görünürdeki diplomatik kazananı ev sahibi Hindistan’dı. Yeni Delhi, aralarında önemli görüş ayrılıkları bulunan genişlemiş BRICS üyelerini ortak bir bildiri etrafında bir araya getirmeyi başardı. Başbakan Narendra Modi’nin Küresel Güney’in uluslararası sistemde sadece “kurallara uyan” olmaktan çıkarak “kural yapıcı” hâline gelmesi gerektiğini vurgulaması dikkat çekiciydi (Prime Minister of India, 2026a).
Zirvenin daha uzun vadeli stratejik sonuçları ise farklı soruları gündeme getirmektedir. BRICS’in güçlenmesi, gerçekte Hindistan’ın mı yoksa Çin’in mi stratejik alanını genişletmektedir? BRICS, “Batı'ya karşı bir blok” hâline mi gelmektedir? Yoksa uluslararası sistemde stratejik seçeneklerin çoğaldığı yeni bir alan mı yaratıyor?
BRICS’in ekonomik ve kurumsal gündemi derinleştikçe, Çin’in ekonomik büyüklüğü, finansal kapasitesi, teknolojik altyapısı ve alternatif küresel yönetişim konusundaki daha sistematik yaklaşımı, örgüt içinde yapısal bir ağırlık yaratmaktadır (Reuters, 2026a). Buna karşılık Hindistan, BRICS’i Çin merkezli Batı karşıtı bir bloktan ziyade çok kutuplu sistem içerisinde stratejik özerkliği artıran, Küresel Güney’in temsilini genişleten fakat mevcut uluslararası düzenle köprüleri tamamen atmayan bir platform olarak görmek istemektedir.
Bu nedenle Yeni Delhi Zirvesi’nin temel dinamikleri karmaşıktır. Zirve, bir yandan Çin’in BRICS’in ekonomik-teknolojik kurumsallaşmasındaki yapısal avantajlarını görünür hâle getirirken, diğer yandan Hindistan’ın örgütün siyasi yönünü dengeleme kapasitesini de göstermiştir.
Genişleyen BRICS ve değişen güç merkezi
BRICS artık 2000’lerin Brezilya-Rusya-Hindistan-Çin eksenindeki gevşek ekonomik koordinasyon mekanizması değildir. Mısır, Etiyopya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya’nın katılımıyla Asya, Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika'yı kapsayan çok daha heterojen bir yapıya dönüşmüştür. Bu genişleme BRICS’in temsil kapasitesini artırırken üyeler arasındaki jeopolitik farklılıkları da büyütmüştür.
Yeni Delhi Bildirisi bu yeni kimliği bir ölçüde yansıtmaktadır. Bildiri, BRICS’in üç temel sütununu siyasi-güvenlik işbirliği, ekonomik-finansal işbirliği ve kültürel/halklar arası işbirliği olarak tanımlamakta; daha temsili ve adil bir uluslararası düzen, reforme edilmiş çok taraflı sistem ve Küresel Güney’in uluslararası karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması hedeflerini vurgulamaktadır (BRICS, 2026). Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumların reformu konusunda belirgin bir süreklilik vardır. Çin ve Rusya'nın Hindistan ve Brezilya'nın BM Güvenlik Konseyi’nde daha büyük rol oynaması yönündeki beklentilerine desteklerini tekrarlamaları da dikkat çekicidir (BRICS, 2026).
Ancak BRICS'in dönüşümünde asıl önemli gelişme söylemden uygulamaya geçiş arayışıdır. Yerel para birimleriyle ticaret, sınır ötesi ödeme sistemleri, merkez bankası dijital paraları, yapay zekâ, dijital altyapı, kritik mineraller, tedarik zincirleri ve sanayi politikalarının giderek BRICS gündemine girmesi, örgütün ekonomik ve teknolojik bir ekosistem oluşturma ihtimalini güçlendirmektedir (Reuters, 2026a; Indian Express, 2026a). Bu noktada Çin'in yapısal avantajı ortaya çıkmaktadır.
Çin’in stratejisi: BRICS’i kurumsal bir ekosisteme dönüştürmek
Çin Başkanı Xi Jinping'in Yeni Delhi’deki mesajları incelendiğinde, Çin'in BRICS’e bakışının üç aşamalı olduğu görülmektedir: siyasi koordinasyon, ekonomik entegrasyon ve teknolojik ekosistem oluşturulması.
Xi ilk olarak BRICS ülkelerini çok taraflı ticaret sistemini korumaya, korumacılığa karşı çıkmaya ve siber uzay, uzay ve “derin deniz” gibi yeni yönetişim alanlarında Küresel Güney'in etkisini artırmaya çağırdı (Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China [MFA China], 2026a). İkinci olarak Çin, “Greater BRICS” yaklaşımı çerçevesinde tedarik ve sanayi zincirlerinin istikrarının korunmasını ve daha bütünleşmiş bir pazar oluşturulmasını savunmaktadır. Xi, BRICS'in yalnızca diplomatik bir koordinasyon platformu olmaktan çıkarılarak pratik bir ekonomik işbirliği mekanizmasına dönüştürülmesini desteklemektedir (Reuters, 2026b). Üçüncü ve muhtemelen en stratejik alan yapay zekâdır.
Xi Jinping Yeni Delhi’de açık kaynaklı ve kapsayıcı yapay zekâ girişimi, dijital sanayi işbirliği ve akıllı üretim işbirliği önerilerini gündeme getirdi. Pekin ayrıca “BRICS AI Open Source Community”nin kurulmasında öncü olacağını, BRICS dijital ekosistem bulut platformu oluşturacağını ve bilimsel-teknolojik inovasyona yönelik yeni programlar başlatacağını açıkladı (MFA China, 2026b).
Bu öneriler yalnızca teknik işbirliği olarak değerlendirilmemelidir. Yapay zekâ modelleri, veri merkezleri, bulut sistemleri, dijital ödeme altyapıları ve akıllı üretim platformları giderek ekonomik bağımlılık üreten stratejik altyapılara dönüşmektedir. Dolayısıyla Çin’in BRICS içerisinde sağlayacağı dijital kamu malları, uzun vadede Pekin'in teknolojik standartlarının ve ekosisteminin Küresel Güney’de yaygınlaşmasını kolaylaştırabilir. Çin'in Hindistan Büyükelçisi Xu Feihong, zirve öncesinde dijital ekonomi, akıllı üretim, yeni sanayileşme ve yapay zekâyı gelecekteki BRICS işbirliğinin temel alanları arasında göstermiştir; “Çin-BRICS AI Development and Cooperation Center” gibi mevcut Çin merkezli mekanizmaları da öne çıkarmıştır (Xu, 2026).
Burada Çin açısından önemli bir stratejik avantaj vardır. BRICS'in alternatif küresel yönetişim hedefinde Hindistan, Brezilya ve diğer ülkeler önemli bir rol oynayabilir. Finansal ve teknolojik altyapı inşasında ise Çin’in ekonomik ölçeği ve teknolojik kapasitesi daha belirleyici hâle gelmektedir.
Hindistan’ın cevabı: BRICS'i Çin merkezli bir bloğa dönüştürmemek
Hindistan'ın yaklaşımı Çin’den önemli ölçüde farklıdır. Yeni Delhi, çok kutupluluğu, Küresel Güney’in temsilinin artırılmasını ve uluslararası kuruluşların reformunu desteklemektedir. Ancak Hindistan'ın stratejik özerklik geleneği, BRICS'in açık biçimde Batı karşıtı ya da Çin liderliğinde bir ittifaka dönüşmesini arzu etmediğini göstermektedir. Modi’nin zirvede kullandığı “Küresel Güneyi sadece kurallara uyan olmaktan çıkararak kural yapıcıya dönüştürmek” söylemi, bu yaklaşımı özetlemektedir (Prime Minister of India, 2026a). Buradaki vurgu, “Batı'nın yerine yeni bir hegemonya” kurmaktan ziyade, mevcut küresel yönetişim sisteminde gelişmekte olan ülkelerin temsil kapasitesinin artırılmasıdır.
Bu fark finansal alanda daha belirgin görülmektedir. BRICS içerisinde yerel para birimleriyle ticaretin artırılması ve alternatif ödeme altyapılarının oluşturulması konusunda genel mutabakat bulunmasına rağmen, Hindistan bu sürecin Çin'in finansal sistemine bağımlılık yaratabilecek bir modele dönüşmesine ihtiyatla yaklaşmaktadır. Nitekim Hindistan, Çin'in öncülük ettiği, dijital para birimlerini kullanarak gerçek zamanlı ve sınır ötesi ödemeler yapmayı sağlayan blok zinciri tabanlı bir sistem olan mBridge platformuna mesafeli durmaktadır (Reuters, 2026a). Dolayısıyla Hindistan açısından endişe BRICS'in ekonomik bağımsızlığının artırılması değil, bu bağımsızlığın Çin'e bağımlılığa dönüşme ihtimalidir.
Bu çelişki gelecekte BRICS'in en önemli yapısal sorunlarından biri olabilir. Batı merkezli sistemden bağımsızlaşma arttıkça Çin merkezli sistemlere bağımlılık artacak mı? Hinidtan’ın stratejik kaygısı esasen burada yoğunlaşmaktadır.
Modi-Xi yakınlaşması: normalleşme mi, stratejik ateşkes mi?
Zirvenin en önemli gelişmelerinden biri, Çin lideri Xi Jinping'in 7 yıl aradan sonra Hindistan'ı ziyaret etmesi ve Hindistan Başbakanı Modi ile görüşmesiydi. İlişkiler, 2020’de 20 Hint ve dört Çin askerin hayatını kaybettiği Himalayalar’daki sınır çatışmalarının ardından ciddi biçimde bozulmuştu (Reuters, 2026c). Görüşmede iki lider ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı (Reuters, 2026d).
Ancak Çin’in resmî açıklamasında daha güçlü bir ifade kullanıldı. Xi’nin, Çin ve Hindistan’ın “rakip değil ortak” ve birbirlerinin gelişimi açısından “tehdit değil fırsat” olduğu söylemi öne çıkarıldı. Ayrıca ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine ilaveten sınır bölgelerinde barışın korunması, BRICS, BM, Şanghay İşbirliği Örgütü ve G20 içerisinde koordinasyonun geliştirilmesi çağrısı vurgulandı (MFA China, 2026c).
Hint basınında ise yakınlaşma daha ihtiyatlı bir biçimde yorumlanmaktadır. Indian Express’teki değerlendirmeler, iki ülke arasında belirli bir stratejik denge oluştuğuna işaret ederken, sınır sorunu ve diğer yapısal rekabet alanlarının ortadan kalkmadığını da vurgulamaktadır (Indian Express, 2026b).
Dolayısıyla mevcut gelişmeyi bir Çin-Hindistan stratejik ortaklığından ziyade rekabetin yönetilmesine yönelik pragmatik bir yaklaşım olarak değerlendirmek gereklidir. Alında iki ülkenin de bu normalleşmeden kazanımları bulunmaktadır. Çin, ABD ile stratejik rekabetinin yoğunlaştığı dönemde güney sınırında Hindistan'la sürekli kriz yaşamak istememektedir. Hindistan ise aynı anda hem Çin hem de Pakistan ile güvenlik gerilimi yaşamanın maliyetini azaltmayı ve Çin ile ekonomik ilişkilerden yararlanmayı amaçlamaktadır. BRICS bu kontrollü normalleşme için uygun bir diplomatik çerçeve sağlamaktadır.
BRICS küresel bir güvenlik aktörü olabilir mi?
Yeni Delhi Bildirisi, Orta Doğu’daki çatışmalar konusunda diplomasi, diyalog ve itidal çağrısında bulunmuş; tek taraflı yaptırım ve korumacı uygulamalara yönelik eleştiriler de içermiştir. İran ile BAE gibi farklı güvenlik çıkarlarına sahip ülkelerin aynı bildiri üzerinde uzlaşabilmesi diplomatik açıdan önemlidir (Reuters, 2026e). Ancak ortak bildiri ile ortak dış politika arasında önemli bir fark vardır.
İran savaşı konusunda BRICS içindeki önceki görüş ayrılıkları, örgütün kriz yönetme kapasitesinin sınırlı olduğunu göstermiştir. 2026 içinde bazı toplantılarda ortak bir tutum üretilememesi de bunun göstergesidir (Al Jazeera, 2026). Bu nedenle BRICS'i NATO veya AB benzeri bir siyasi-güvenlik örgütü olarak değerlendirmek yanıltıcı olacaktır. Üyelerin tehdit algıları, ittifak ilişkileri ve bölgesel çıkarları oldukça farklıdır.
BRICS'in daha güçlü olduğu alan rejim ya da blok oluşturmak değil, norm oluşturmak olabilir. Başka bir ifadeyle, BRICS kısa vadede uluslararası güvenlik krizlerini çözen bir örgüt hâline gelmeyebilir. Ancak “çok kutupluluk”, “stratejik özerklik”, “egemenlik”, “Küresel Güney”, “yaptırımlara karşı direnç” ve “uluslararası kurumların reformu” gibi kavramların uluslararası siyasette yer bulmasında etkili olabilir.
Sonuç: Yeni bir bloktan çok yeni bir stratejik alan
2026 Yeni Delhi Zirvesi BRICS'in gelişiminde önemli bir eşiktir. Örgüt artık yalnızca yükselen ekonomilerin mevcut uluslararası kurumlarda daha fazla temsil talep ettiği bir platform değildir. Finans, dijital altyapı, yapay zekâ, tedarik zincirleri ve teknolojik standartlar gibi alanlarda alternatif veya tamamlayıcı kurumlar oluşturma arayışı giderek güçlenmektedir.
Bu dönüşüm Çin'e önemli avantajlar sağlamaktadır. Pekin'in ekonomik büyüklüğü, teknolojik kapasitesi ve Küresel Güney’e yönelik altyapı ağları, BRICS'in ekonomik ve teknolojik kurumsallaşmasında Çin'i doğal olarak merkezi bir konuma taşımaktadır. Hindistan ise “Çin'in liderliğinde yeni bir kutup yerine, hiçbir büyük gücün hâkim olmadığı daha çoğulcu bir uluslararası sistem” şeklinde farklı bir BRICS tasarımına sahiptir. Bu nedenle Yeni Delhi'nin stratejisi, BRICS'i zayıflatmak değil; BRICS'i güçlendirirken Çin'in örgüt üzerindeki ağırlığını dengelemek olarak okunabilir.
Bu durum Çin-Hindistan ilişkilerinde ilginç bir paradoks yaratmaktadır. İki ülkenin rekabeti BRICS'i zayıflatabileceği gibi, birbirlerini dengeleme çabaları örgütün daha çoğulcu bir yapıda kalmasını da sağlayabilir.
Bu açıdan New Delhi Zirvesi’nin asıl önemi, BRICS'in “Batı'ya karşı bir blok” hâline gelmesinden ziyade uluslararası sistemde stratejik seçeneklerin çoğaldığı yeni bir alan yaratmasıdır. ABD ve Batı ile ilişkilerini sürdürmek isteyen fakat aynı zamanda Çin, Hindistan ve diğer yükselen güçlerle ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmeye çalışan ülkeler için BRICS, ikili tercihler yerine çoklu ortaklıklar geliştirebilecekleri bir platform sunmaktadır.
Türkiye açısından da gelişmenin önemi burada ortaya çıkmaktadır. Ankara açısından BRICS'i yalnızca “Batı'nın alternatifi” olarak değerlendirmek, örgütün içindeki Çin-Hindistan rekabetini, üyelerin farklı dış politika yönelimlerini ve giderek önem kazanan teknoloji-finans altyapısı boyutunu gözden kaçırabilir. Daha anlamlı soru, Türkiye'nin BRICS ile ilişkilerinin NATO, Avrupa, G20 ve mevcut ekonomik ilişkilerinin yerine geçip geçmeyeceği değil; çok kutuplulaşan uluslararası sistemde Türkiye'nin stratejik özerkliğine hangi alanlarda ilave seçenekler sağlayabileceğidir.
2027'de dönem başkanlığının Çin'e geçmesi bu bakımdan kritik olacaktır. Eğer Pekin New Delhi'de açıkladığı yapay zekâ, dijital altyapı, ödeme sistemleri ve ekonomik entegrasyon projelerini somut kurumlara dönüştürebilirse, BRICS'in dönüşümünde yeni bir aşamaya geçilebilir. Buna karşılık Hindistan ve diğer büyük üyelerin bu girişimlere ne ölçüde katılacağı veya alternatif mekanizmalar geliştireceği, BRICS'in gerçekten çok merkezli bir Küresel Güney platformu olarak mı kalacağını, yoksa giderek Çin'in ekonomik-teknolojik kapasitesinin ağırlık kazandığı bir yapıya mı dönüşeceğini belirleyecektir.
Kaynakça
Al Jazeera. (2026). Why the Iran conflict is becoming a problem for BRICS. https://www.aljazeera.com/news/2026/5/15/why-the-iran-conflict-is-becoming-a-problem-for-brics
BRICS. (2026). BRICS New Delhi Declaration: Building for resilience, innovation, cooperation and sustainability. Prime Minister of India. https://www.pmindia.gov.in/en/news_updates/brics-new-delhi-declaration-building-for-resilience-innovation-cooperation-and-sustainability-september-12-2026/
Indian Express. (2026a). Main takeaways from the BRICS declaration: Tariffs, terrorism, West Asia war, and more. https://indianexpress.com/article/explained/brics-new-delhi-summit-declaration-key-takeaways-10875050/
Indian Express. (2026b). India and China are at a Nash equilibrium. Will it hold? https://indianexpress.com/article/opinion/columns/india-china-xi-jinping-narendra-modi-brics-delhi-10876106/
Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China. (2026a). President Xi Jinping attends Session I of the 18th BRICS Summit and delivers an important statement. https://www.fmprc.gov.cn/mfa_eng/xw/zyxw/202609/t20260913_12021253.html
Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China. (2026b). Foreign Ministry spokesperson Guo Jiakun’s regular press conference on September 14, 2026. https://www.fmprc.gov.cn/mfa_eng/xw/fyrbt/202609/t20260914_12021997.html
Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China. (2026c). President Xi Jinping meets with Prime Minister Narendra Modi of India. https://www.fmprc.gov.cn/mfa_eng/xw/zyxw/202609/t20260913_12021206.html
Prime Minister of India. (2026a). PM chaired the BRICS session on “Inclusive Global Governance and Strengthening Multilateralism”. https://www.pmindia.gov.in/en/news_updates/pm-chaired-the-brics-session-on-inclusive-global-governance-and-strengthening-multilateralism-september-12-2026/
Reuters. (2026a). Advantage China in New Delhi’s BRICS summit? https://www.reuters.com/world/india/advantage-china-new-delhis-brics-summit-2026-09-15/
Reuters. (2026b). Xi pushes ‘Greater BRICS’ economic ties to give bloc larger global role. https://in.marketscreener.com/news/wraup-1-xi-pushes-greater-brics-economic-ties-to-give-bloc-larger-global-role-ce785bdcd98df121
Reuters. (2026c). China’s Xi lands in Delhi for BRICS summit and talks with Modi. https://theprint.in/world/chinas-xi-lands-in-delhi-for-brics-summit-and-talks-with-modi/3040981/
Reuters. (2026d). Modi and Xi push India-China business links, mobility at Delhi talks. https://theprint.in/world/modi-and-xi-push-india-china-business-links-mobility-at-delhi-talks/3041297/
Reuters. (2026e). BRICS adopts joint declaration, urges ‘maximum restraint’ in Mideast. https://www.reuters.com/world/china/brics-adopts-joint-declaration-urges-maximum-restraint-mideast-2026-09-12/
Xu, F. (2026). Harnessing BRICS ‘POWER’ to empower the world. Ministry of Foreign Affairs of the People’s Republic of China. https://www.reuters.com/world/china/brics-adopts-joint-declaration-urges-maximum-restraint-mideast-2026-09-12/
Oktay BİNGÖL