
Endonezya Deniz Stratejisinde KRI Sriwijaya ve Kapasite İnşasının Sınırları
6 Ekim 2026

Endonezya Deniz Stratejisinde KRI Sriwijaya ve Kapasite İnşasının Sınırları
Oktay Küçükdeğirmenci [1]
Endonezya’nın ilk uçak gemisi KRI Sriwijaya-100’ün 24 Eylül 2026’da hizmete girmesi, ülkenin deniz gücüne ilişkin beklentilerini yeniden tartışmaya açtı. Adındaki KRI ibaresi Endonezya donanmasına ait savaş gemilerini belirten bu platform, İtalya’dan hibe yoluyla devralınan, İtalyan donanmasının eski uçak gemisi Giuseppe Garibaldi’dir[i] Tedarik, Endonezya’ya denizde havacılık faaliyetlerini geliştirebileceği yeni bir imkân kazandırmaktadır. Ancak bu imkânın stratejik değeri, geminin envantere girmesinden sonra kurulacak eğitim, bakım ve görev düzenine bağlıdır. Sriwijaya bu bakımdan, ülkenin bölgesel rol beklentileri ile bu beklentileri destekleyebilecek kurumsal ve mali kapasitesi arasındaki ilişkinin somut bir sınamasıdır.
Bu sınamanın önemi, Endonezya’nın takımada coğrafyasından kaynaklanmaktadır. Geniş bir deniz alanına yayılan adaların güvenliği, deniz ulaşımının sürekliliği ve afetlere müdahale ihtiyacı, donanmanın farklı bölgelerde düzenli olarak bulunabilmesini gerektirmektedir. Uçak gemisine yöneltilen kaynakların, daha yaygın bir deniz varlığı sağlayacak gemilere ayrılması gerektiği yönündeki eleştiriler de bu ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır.[ii] Sriwijaya belirli bir bölgede hava araçlarını ve komuta imkânlarını bir araya getirebilir; buna karşılık tek bir gemide yoğunlaşan kapasite, farklı adalar çevresindeki eşzamanlı ihtiyaçları bütünüyle karşılayamaz. Dolayısıyla tedarikin değerlendirilmesinde geminin büyüklüğünden çok, mevcut filonun hangi eksikliğini giderdiği ve bunu hangi kaynakları kullanarak yaptığı belirleyicidir.
Devir ile modernizasyonun kronolojisi, kazanılan imkânın henüz hangi aşamada olduğunu göstermektedir. Gemi, 18 Eylül 2026’da Cakarta’nın kuzeyindeki Tanjung Priok Limanı’na ulaşmış, 24 Eylül’de Endonezya donanmasına resmen katılmıştır.[iii] Gemiyi tasarlayan ve inşa eden İtalyan gemi yapım grubu Fincantieri ile Endonezya’nın kamuya ait gemi inşa şirketi PT PAL arasındaki modernizasyon mutabakatı ise 28 Eylül’de açıklanmıştır. Mutabakat, yapılacak işlerin kapsamı ve şirketlerin sorumluluklarının birlikte belirleneceği bir işbirliği çerçevesi kurmaktadır.[iv] Bu sıralama, geminin hizmete kabulüyle tüm görevleri yerine getirebilecek duruma gelmesinin ayrı aşamalardan oluştuğunu ortaya koymaktadır. Eylül ayındaki gelişmeler, tedarik sürecinin siyasi ve idari eşiğinin aşıldığını gösterirken, operasyonel yeterliliğin hangi takvim ve maliyetle kazanılacağı sorusunu açık bırakmaktadır.
Tedarikin siyasi anlamı, Sriwijaya adının taşıdığı tarihsel göndermede de görülmektedir. Sriwijaya, VII. yüzyıldan itibaren Sumatra ve çevresinde etkili olmuş, bölgesel ticaret ve deniz bağlantılarıyla güç kazanmış bir krallıktı. Savunma Bakanlığının geminin adını denizcilik geçmişi, ülkesel birlik ve takımada kimliğiyle ilişkilendirmesi, modernizasyonu tarihsel bir devamlılık anlatısına yerleştirmektedir. Böyle bir anlatı, donanma yatırımlarına siyasi destek sağlayabilir. Ancak projeye yüklenen ulusal prestij arttıkça, maliyetler yükseldiğinde görev kapsamını daraltmanın veya takvimi değiştirmenin siyasi bedeli de ağırlaşabilir. Bu nedenle sembolik değer, programı destekleyen bir kaynak olabileceği gibi, teknik ve mali koşulların gerektirdiği düzeltmeleri zorlaştıran bir etkene de dönüşebilir.
Programı destekleyen öğrenme gerekçesi, bu siyasi boyutun ötesinde ele alınmalıdır. Endonezya’nın eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Amiral Marsetio, gemiyi ülkenin açık deniz donanmasına geçiş sürecinde bir öğrenme aracı olarak değerlendirmektedir. Burada açık deniz donanması, kıyı ve yakın çevreyle sınırlı kalmadan, ulusal suların dışında uzun süre görev yapabilecek bir deniz gücünü ifade etmektedir.[v] Böyle bir hedefin değerlendirme süresi, günlük devriye veya afet müdahalesinin verimlilik hesabından daha uzundur. Bununla birlikte gelecekte edinilecek tecrübe, bugünkü maliyetleri tek başına haklı çıkarmaz. Öğrenme gerekçesinin ikna ediciliği, kazanılması beklenen becerilerin tanımlanmasına, bunların hangi sürede edinileceğine ve sonraki gemilere nasıl aktarılacağına bağlıdır.
Geminin askeri katkısını sınırlayan ilk unsur, taşıyıcı platform ile onu tamamlayacak hava araçları arasındaki ilişkidir. Garibaldi, İtalyan hizmetinde AV-8B Harrier II gibi kısa bir mesafeden havalanıp dikey olarak inebilen savaş uçakları için kullanılmıştır. İngilizce STOVL kısaltmasıyla anılan bu özellik, uzun bir kara pistine ihtiyaç duyan savaş uçaklarının aynı güverteden doğrudan operasyona alınamayacağı anlamına gelir. Endonezya Temsilciler Meclisi'nin (DPR RI) savunma konularını da ele alan I. Komisyon üyesi TB Hasanuddin, ülkenin mevcut savaş uçağı filosu ile geminin bu gereksinimi arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekmiştir.[vi] Dolayısıyla Sriwijaya’nın envantere katılması, Endonezya’nın denizden savaş uçağı kullanma kapasitesinin aynı anda oluştuğunu göstermemektedir.
Helikopterler, geminin daha yakın vadede yararlanabileceği bir kullanım alanı sunmaktadır. Ancak hava grubu, yani gemide görev yapacak hava araçları ile bunları uçuran ve bakımını sağlayan personelin bütünü, yalnızca araç temin edilerek kurulamaz. Uçuş güvertesinde çalışan ekiplerin eğitimi, bakım sorumlulukları ve denizde güvenli uçuş usulleri aynı görev düzeninde birleştirilmelidir. Buradaki kapasite sorunu, belirli bir hava aracının gemiye bir kez inebilmesinden daha geniştir: farklı ekiplerin aynı faaliyetleri güvenli ve tekrarlanabilir biçimde yürütebilmesi gerekir. Bu nedenle ilk denemelerin başarısı ile sürdürülebilir görev yeterliliği ayrı ölçütlerle değerlendirilmelidir.
İnsansız hava araçları, sabit kanatlı havacılığın geliştirilmesi için farklı bir seçenek oluşturmaktadır. Türkiye merkezli insansız hava aracı üreticisi Baykar, 12 Şubat 2025’te Endonezya ile Bayraktar TB3 ve AKINCI’nın ortak üretimine yönelik bir anlaşma imzalandığını açıklamıştır.[vii] Bu iki sistemin gemi programıyla ilişkisi aynı değildir. Katlanabilir kanatlara sahip TB3, kısa güverteli gemilerden kalkış ve iniş için geliştirilmiş; Türk donanmasının kısa uçuş güverteli TCG Anadolu gemisinde Kasım 2024’te bu yöndeki uçuş denemelerini gerçekleştirmiştir.[viii] AKINCI ise daha ağır, yüksek irtifada görev yapabilen bir insansız hava aracıdır; aynı üretim anlaşmasında yer alması, Sriwijaya’dan işletilebildiğini göstermez. Ortak üretim mutabakatından, iki sistemin de gemide kullanıma hazır olduğu sonucu çıkarılamaz.
TB3 seçeneğinin stratejik katkısı da gemiyle uyumunun sağlanmasına bağlıdır. Bir başka platformdaki başarılı deneme, Sriwijaya için gerekli uçuş emniyeti onaylarının, bakım düzeninin ve haberleşme bağlantılarının tamamlandığı anlamına gelmemektedir. Komuta-kontrol kapasitesi, burada hava araçlarından gelen bilgiyi ilgili birimlere ulaştıran ve görev kararlarını uygulanabilir hale getiren düzeni ifade etmektedir. İnsansız sistemlerin askeri kapasiteye dönüştürülmesinde bu düzenin yanı sıra ortak eğitim, bakım ve finansman belirleyicidir. Bu koşullar sağlanırsa gemi, deniz gözetlemesine yeni bir hareketlilik kazandırabilir. Aksi halde araç çeşitliliği artarken bunları birlikte kullanmanın maliyeti de büyüyebilir. Teknolojik çeşitlenmenin faydası, bu nedenle sistemler arasındaki uyum ve görev sürekliliği üzerinden değerlendirilmelidir.
Personel hazırlığına ilişkin ilk adımlar, geminin gelişinden önce atılmıştır. Mayıs 2026’da yayımlanan görüntülere dayanan bir haber, Doğu Cava’daki Sidoarjo’da bulunan Juanda Deniz Hava Üssü’nde, pilotların ve güverte ekiplerinin gemideki faaliyetlere alışması için yere uçuş güvertesi sınırlarının çizildiği bir eğitim alanı oluşturulduğunu göstermektedir.[ix] Bu düzenleme, başlangıç düzeyindeki aşinalık eğitiminin somut bir örneğidir. Bununla birlikte, karadaki hazırlığın deniz koşullarında tekrarlanan uygulamalarla tamamlanması ve edinilen tecrübenin eğitim standartlarına dönüştürülmesi gerekir. Personel değiştiğinde yeniden üretilemeyen bilgi, kurumsal kapasiteye sınırlı katkı sağlar. Öğrenmenin kalıcılığı, tecrübenin belirli bir mürettebatın becerisi olmaktan çıkarılıp eğitim, bakım ve görev usullerine yerleşmesine bağlıdır.
Eğitim kadar önemli bir diğer mesele, geminin donanma içindeki komuta yeridir. Endonezya Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Muhammad Ali, 18 Eylül 2026’da geminin mevcut destek birimlerinden birine bağlanması ile yeni bir birim kurulması seçeneklerinin değerlendirildiğini açıklamıştır.[x] Bu açıklama, o tarih itibarıyla kurumsal yerleşimin henüz kesinleşmediğini göstermektedir. Sorun, geminin teşkilat şemasında hangi başlık altında gösterileceğiyle sınırlı değildir. Afet müdahalesi, eğitim ve askeri görevler aynı platformun zamanını, personelini ve bütçesini kullanacaktır. Bu taleplerin çatıştığı durumlarda kimin öncelik belirleyeceği açık değilse, geminin teknik yeterliliği artsa bile kullanılabilirliği sınırlı kalabilir. Çok amaçlılık, ancak görevler arasında öncelik kurabilen bir komuta düzeniyle esneklik sağlar.
İnsani yardım ve afet müdahalesi, Sriwijaya için ileri sürülen başlıca kamusal gerekçeler arasındadır. Resmi açıklamalar gemiye deniz harekatının komutası, savunma diplomasisi ve insani yardım görevlerini birlikte yüklemektedir.[xi] Bu çerçevede savunma diplomasisi, liman ziyaretleri ve ortak faaliyetler yoluyla diğer ülkelerle askeri temasların ve güven ilişkilerinin geliştirilmesini kapsamaktadır. Afet müdahalesinde ise denizde konuşlu helikopterler, kara ulaşımının veya havaalanlarının zarar gördüğü bölgelere personel ve malzeme ulaştırabilir; yaralıların tahliyesini destekleyebilir. Geminin bu alandaki değeri, kriz bölgesinde bulunmasının yanı sıra kıyıdaki yardım faaliyetleriyle ne kadar hızlı ve düzenli bağlantı kurulabildiğine bağlıdır.
Bununla birlikte, geminin tasarımı hangi insani görevlerde etkili olabileceğini sınırlandırmaktadır. Garibaldi’de, çıkarma araçlarının denize indirilip yeniden gemiye alınmasını sağlayan su basılabilir bir havuz bölümü bulunmamaktadır. Bu eksiklik, liman altyapısının kullanılamadığı yerlerde ağır araçların ve malzemenin kıyıya aktarılmasını doğrudan etkiler. Helikopterle erişim sağlamak ile büyük miktarda yükü kıyıya taşımak farklı ihtiyaçlardır. Dolayısıyla geminin afet müdahalesine katkısı, araç ve personel taşımak için tasarlanan amfibi nakliye gemileri, sağlık hizmeti veren hastane gemileri ve farklı adalara yayılmış ikmal noktalarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Sriwijaya’nın hangi görevde üstünlük sağlayacağı, afetin niteliğine, erişim koşullarına ve alternatif araçların kullanılabilirliğine bağlı olarak değişecektir.
Mali değerlendirmede de farklı büyüklüklerin birbirine karıştırılmaması gerekir. DPR RI’nin I. Komisyonu’nun 20 Temmuz 2026’da onayladığı yaklaşık 54 milyon avro, hibe edilen geminin kayda geçirilen değeridir; Endonezya’nın ödediği bir satın alma bedeli olarak yorumlanmamalıdır.[xii] Buna karşılık kamuoyunda tartışılan 7,2–16,8 trilyon Endonezya rupisi, TB Hasanuddin’in seçilecek modernizasyon kapsamına bağlı olarak verdiği bir yenileme tahminidir.[xiii] Amiral Muhammad Ali de 18 Eylül’de modernizasyon için hazırlanan bütçenin ayrıntılı tutarını açıklamamıştır.[xiv] Bu veriler, kesinleşmiş toplam program maliyetini hesaplamak için yeterli değildir. Maliyet tartışmasının açıklığa kavuşması, hangi rakamın geminin değerini, hangisinin yenilemeyi, hangisinin sürekli işletme giderlerini temsil ettiğinin ayrı ayrı gösterilmesini gerektirir.
Hibe yoluyla edinim, ilk satın alma harcamasını ortadan kaldırırken geminin hizmette tutulması için düzenli kaynak ihtiyacını sürdürmektedir. Parlamentodaki değerlendirmeler de işletme giderlerinin, modernizasyonun ve teknoloji kazanımının birlikte gözetilmesini istemektedir.[xv] Burada yaşam döngüsü maliyeti, geminin kullanım süresi boyunca yenileme, personel, yakıt, bakım ve destek için yapılacak harcamaların bütünüdür. 1985’te hizmete giren bir platformun devralınması, kalan kullanım süresiyle bu harcamalar arasındaki ilişkiyi özellikle önemli kılmaktadır.[xvi] Büyük bir yenileme yatırımının anlamı, yalnızca teknik ömrü uzatmasında değil, bu süre içinde elde edilebilecek görev ve öğrenme kazanımlarındadır. Kalan hizmet süresine ilişkin değerlendirme değiştikçe, kapsamlı bir modernizasyonun mali gerekçesi de yeniden ele alınmalıdır.
Bu mali yükün stratejik karşılığı, fırsat maliyetinde ortaya çıkmaktadır: Sriwijaya’ya ayrılan kaynaklar nedeniyle ertelenebilecek diğer ihtiyaçlar da programın hesabına dahildir. Uçak gemisine yöneltilen eleştirilerin önemli bir bölümü, daha yaygın devriye ve deniz varlığı ihtiyacının önceliğine dayanmaktadır. Eğer yeni program, mevcut gemilerin bakımını veya gözetleme faaliyetlerinin sürekliliğini azaltırsa, belirli bir alanda edinilen kapasite filonun toplam kullanılabilirliğindeki kayıpla dengelenebilir. Buna karşılık eğitim ve bakım yatırımları başka gemilere de hizmet ediyorsa, kazanım Sriwijaya’nın sınırlarını aşabilir. Bu nedenle bütçe denetiminde yalnızca projeye harcanan tutarın değil, donanmanın diğer görevlerinde ortaya çıkan değişimin de izlenmesi gerekir.
İtalya’nın devirden beklentisi, işlemin iki taraf için farklı değerler taşıdığını göstermektedir. Parlamento belgelerine dayanan haberler, hibenin İtalya’yı yaşlanan geminin bakım ve söküm yüklerinden kurtarırken Endonezya ile savunma sanayii ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığını ortaya koymaktadır.[xvii] Endonezya ise yeni bir geminin inşasını beklemeden deniz havacılığında tecrübe kazanabileceği bir platform edinmektedir. Bununla birlikte, düşük başlangıç maliyeti yenileme ve teknik destek ihtiyacını devralan ülkeye taşımaktadır. İşlemin karşılıklı yarar üretip üretmediği, bu ihtiyaçların Endonezya’nın öncelikleriyle ne ölçüde örtüştüğüne bağlıdır. İtalyan tarafının mali ve ticari kazancı, Endonezya’nın kazanımını kendiliğinden ortadan kaldırmadığı gibi, hibenin kabulü de yararın kalıcı olduğunu kanıtlamaz.
PT PAL’in modernizasyona katılımı, bu ilişkinin uzun vadeli niteliğini belirleyebilecek başlıca unsurlardandır. Fincantieri ile yapılan mutabakat, yerel yetkinliklerin geliştirilmesi ve teknoloji paylaşımı için bir çerçeve sunmaktadır; ancak şirketlerin görev dağılımının ayrıca belirleneceğini de açıkça belirtmektedir. Teknoloji transferi bu bağlamda, hazır donanımın tesliminin ötesinde, bakım ve uyarlama yapmayı mümkün kılan teknik bilginin edinilmesini ifade etmelidir. Endonezyalı mühendislerin tasarım verilerine erişimi, sistemlerin birlikte çalışmasını sağlayan mühendislik süreçlerine katılımı ve sonraki bakım işlerinde üstlenecekleri sorumluluk bu nedenle önemlidir. Yerel katılım yalnızca montaj ve işçilikle sınırlı kalırsa, dış teknik desteğe ihtiyaç devam edebilir. Daha kapsamlı bilgi ve sorumluluk aktarımı, sonraki deniz projelerinde de kullanılabilecek bir birikim sağlayabilir. Bu nedenle yerli katılımın başarısı, iş payı oranıyla birlikte, bakım ve uyarlama işlerinde yabancı desteğe duyulan ihtiyacın zaman içinde azalıp azalmadığı üzerinden değerlendirilmelidir.
Bölgesel etkiler de açıklanan amaçlarla fiili kullanım arasındaki ilişki üzerinden şekillenecektir. Endonezya’nın savunmacı ve insani görev vurgusu, komşuların gemiyi nasıl yorumladığını etkileyebilir; ancak gelecekteki hava araçları, tatbikatlar ve konuşlanmalar da bu değerlendirmeye dahil olacaktır. İnsansız sistemlere ilişkin tartışma, tedarik edilen araçların potansiyeli ile bunların kullanılabilir askeri güce dönüştürülmesi arasındaki mesafeyi özellikle öne çıkarmaktadır. Bu çerçevede Sriwijaya, liman ziyaretleri ve ortak faaliyetlerle Endonezya’nın diplomatik görünürlüğünü artırabilir. Daha ileri bir askeri rolün inandırıcılığı ise ilan edilen hedeflerin düzenli biçimde yerine getirilebilmesine bağlıdır. Geminin varlığından doğrudan bir bölgesel güç dengesi değişikliği çıkarmak, görünürlük ile sürdürülebilir etki arasındaki bu farkı gözden kaçırır.
Programın izlenmesi birkaç farklı kazanımın ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirmektedir. Deniz havacılığı açısından eğitim yeterlilikleri, uçuşların sürekliliği ve hava araçlarının göreve hazır tutulabilmesi; insani görevler açısından müdahale süresi ve kıyıya ulaştırılan yardım; sanayi açısından ise yerel bakım ve mühendislik sorumluluğunun genişlemesi anlamlı ölçütlerdir. Denizde geçirilen gün sayısı da ancak hangi görevin yerine getirildiği ve bunun ne kadar kaynak gerektirdiğiyle birlikte açıklayıcı olur. Modernizasyon takvimi ile bu görev hedefleri arasında bağ kurulması, gecikmelerin hangi kapasiteyi ne ölçüde ertelediğini görünür kılar. Böylece siyasi görünürlük, programın bütün boyutlarını temsil eden tek başarı ölçütü haline gelmez.
Sriwijaya’nın Endonezya’ya sağlayabileceği esas kazanım, deniz havacılığında edinilecek tecrübeyi ülkenin savunma ve afet müdahalesi ihtiyaçlarına uygun, kalıcı bir kurumsal kapasiteye dönüştürmesidir. Bu dönüşüm, tedarik kararını izleyen eğitim, bakım, bütçeleme ve görev önceliklendirmesinin sürekliliğine bağlıdır. Geminin yükümlülükleri, onu işletme imkânlarından daha hızlı genişlerse, program donanmanın mevcut kaynaklarını zorlayabilir. Görevleri açıkça tanımlanan, maliyeti izlenebilen ve yerel yetkinlik üreten bir kullanım düzeni ise yaşlı bir platformdan anlamlı fayda sağlayabilir. Endonezya’nın deniz gücündeki ilerleme, Sriwijaya’ya hangi sıklıkla görev verilebildiğinde, bu görevlerin hangi ihtiyacı karşıladığında ve kazanılan tecrübenin filonun bütününe ne ölçüde aktarılabildiğinde görülecektir.
Sonnotlar
[1] Dr., Doktora Sonrası Araştırmacı, Sun Yat-sen Üniversitesi, Uluslararası ve Bölgesel Çalışmalar Enstitüsü, Zhuhai, Çin. E-posta: oktayd506@gmail.com.
[i] Kementerian Pertahanan Republik Indonesia. (2026a). “Menhan Sjafrie Sambut dan Tinjau Kelayakan Kapal ITS Giuseppe Garibaldi.” https://www.kemhan.go.id/2026/09/18/menhan-sjafrie-sambut-dan-tinjau-kelayakan-kapal-its-giuseppe-garibaldi.html; Kementerian Pertahanan Republik Indonesia. (2026b). “KRI Sriwijaya-100 Resmi Memperkuat Kekuatan Pertahanan Maritim Indonesia.” https://www.kemhan.go.id/2026/09/24/kri-sriwijaya-100-resmi-memperkuat-kekuatan-pertahanan-maritim-indonesia.html.
[ii] Hanif, A. F. (2026). “Indonesia’s aircraft carrier is an indulgence, not a strategy.” Lowy Institute. https://www.lowyinstitute.org/the-interpreter/indonesia-s-carrier-is-an-indulgence-not-a-strategy.
[iii] Kementerian Pertahanan Republik Indonesia. (2026a). “Menhan Sjafrie Sambut dan Tinjau Kelayakan Kapal ITS Giuseppe Garibaldi.” https://www.kemhan.go.id/2026/09/18/menhan-sjafrie-sambut-dan-tinjau-kelayakan-kapal-its-giuseppe-garibaldi.html; Kementerian Pertahanan Republik Indonesia. (2026b). “KRI Sriwijaya-100 Resmi Memperkuat Kekuatan Pertahanan Maritim Indonesia.” https://www.kemhan.go.id/2026/09/24/kri-sriwijaya-100-resmi-memperkuat-kekuatan-pertahanan-maritim-indonesia.html.
[iv] Fincantieri (2026). “Fincantieri and PT PAL Indonesia sign agreement for the modernization of the Indonesian Navy’s KRI SRIWIJAYA (former Giuseppe Garibaldi).” https://www.fincantieri.com/en/newsroom/press-releases/2026/fincantieri-and-pt-pal-indonesia-sign-agreement-for-the-modernization-of-the-indonesian-navy-s-kri-sriwijaya-former-giuseppe-garibaldi.
[v] Marsetio (2026). “Doktrin Kapal Induk dalam “Sea Power” Indonesia”. Detik, Kolom. https://news.detik.com/kolom/d-8671926/doktrin-kapal-induk-dalam-sea-power-indonesia
[vi] DPR RI (2026a). “Legislator Minta Pemerintah Kaji Hibah Kapal Induk dari Italia.” E-Media DPR RI. https://www.google.com.hk/goto?url=CAESpgEB6zswFdiAeXZrXlD_1ANjgF7NCnzGf6-ff3dQ9A6QPSpoa-YLTjGRe5G6BzULnhwrXkeTvbodVU3q4GN01RsiP3KtHuUoyaHjUohA0mIitj5j47VUkauIILtnQHo3yKpjNQ8wX8fULNDnHbW-KOxoSFT4lTX-TozxAr0EZRUxSskza57XJxiwRRp2Ln3j4RVPHsDhCppg_yQeq4k80susrV4y2k_E.
[vii] Baykar (2025). “Bayraktar AKINCI surpasses 100,000 flight hours.” https://baykartech.com/en/press/bayraktar-akinci-surpasses-100000-flight-hours/.
[viii] Baykar (2024). “A first in the history of global aviation.” https://baykartech.com/en/press/a-first-in-the-history-of-global-aviation/.
[ix] Malufti, F. (2026a). “Indonesia prepares for carrier operations ahead of Garibaldi transfer.” Naval News. https://www.navalnews.com/naval-news/2026/05/indonesia-prepares-for-carrier-operations-ahead-of-garibaldi-transfer/.
[x] Winduajie, Y. (2026, 18 Eylül). “KSAL Pertimbangkan Bentuk Satuan Baru untuk Kapal Induk KRI Sriwijaya.” Okezone. https://news.okezone.com/read/2026/09/18/337/3242846/ksal-pertimbangkan-bentuk-satuan-baru-untuk-kapal-induk-kri-sriwijaya.
[xi] Kementerian Pertahanan Republik Indonesia. (2026b). “KRI Sriwijaya-100 Resmi Memperkuat Kekuatan Pertahanan Maritim Indonesia.” https://www.kemhan.go.id/2026/09/24/kri-sriwijaya-100-resmi-memperkuat-kekuatan-pertahanan-maritim-indonesia.html.
[xii] DPR RI (2026c). “Kapal Induk Pertama RI Segera Tiba, Mulyadi Sepakat Awasi Biaya Operasional hingga Transfer Teknologi.” Parlementaria/JDIH. https://www.dpr.go.id/kegiatan-dpr/berita/Kapal-Induk-Pertama-RI-Segera-Tiba-Mulyadi-Sepakat-Awasi-Biaya-Operasional-hingga-Transfer-Teknologi-68780.
[xiii] Malufti, F. (2026). “Indonesia Set to Receive Ex-Italian Aircraft Carrier Garibaldi on Sept 20.” Naval News. https://www.navalnews.com/naval-news/2026/07/indonesia-italian-aircraft-carrier-garibaldi-september-arrival/.
[xiv] Marison, W. (2026). “KSAL sebut PT. PAL dan Fincantieri akan memodrenisasi kapal induk.” ANTARA. https://www.antaranews.com/berita/5753737/pt-pal-siapkan-kemampuan-memodernisasi-kapal-induk-giuseppe-garibaldi.
[xv] DPR RI (2026c). “Kapal Induk Pertama RI Segera Tiba, Mulyadi Sepakat Awasi Biaya Operasional hingga Transfer Teknologi.” Parlementaria/JDIH. https://emedia.dpr.go.id/news/2026/09/04/kapal-induk-pertama-ri-segera-tiba-mulyadi-sepakat-awasi-biaya-operasional-hingga-transfer-teknologi.
[xvi] Amante, A. (2026). “Italy’s parliament backs donation of aircraft carrier to Indonesia.” Reuters. https://www.reuters.com/business/aerospace-defense/italys-parliament-backs-donation-aircraft-carrier-indonesia-2026-04-28/.
[xvii] Amante, A. (2026). “Italy’s parliament backs donation of aircraft carrier to Indonesia.” Reuters. https://www.reuters.com/business/aerospace-defense/italys-parliament-backs-donation-aircraft-carrier-indonesia-2026-04-28/.
Oktay KÜÇÜKDEĞİRMENCİ