
KARADENİZ-DOĞU AKDENİZ EKSENİNDE JEOPOLİTİK KESİŞİM:
KRİTİK DENİZ GEÇİTLERİ, DENİZALTI ENERJİ VE DİJİTAL ALTYAPI GÜVENLİĞİ
5 Eylül 2026

KARADENİZ-DOĞU AKDENİZ EKSENİNDE JEOPOLİTİK KESİŞİM:
KRİTİK DENİZ GEÇİTLERİ, DENİZALTI ENERJİ VE DİJİTAL ALTYAPI GÜVENLİĞİ
Prof. Dr. Oktay BİNGÖL
YÖNETİCİ ÖZETİ
Karadeniz ile Doğu Akdeniz’i birbirine bağlayan deniz alanı, küresel ticaretin, küresel enerji arz güvenliğinin ve uluslararası dijital iletişim ağlarının en önemli kesişim alanlarından birini oluşturmaktadır. İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Ege Geçitleri ve Süveyş Kanalı-Babülmendep hattı boyunca uzanan bu jeostratejik koridor, ham petrol, LNG, tahıl ve konteyner taşımacılığının yanı sıra küresel dijital veri trafiğinin %95 ila %99’unu taşıyan denizaltı fiber optik kablo hatlarına ve uluslararası doğal gaz boru hatlarına ev sahipliği yapmaktadır (EIA, 2023; TeleGeography, 2023).
Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan kaynaklanan Karadeniz’deki sıcak çatışma ortamı, Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölge (MEB) ve kıta sahanlığı anlaşmazlıkları, Çin’in "Dijital İpek Yolu" girişimleriyle büyüyen rekabet ile Kızıldeniz/Babülmendep hattındaki asimetrik tehditler başta olmak üzere mevcut jeopolitik gerginlikler, bu bölgede yer alan dar deniz geçitlerinin (chokepoints) ve denizaltı kritik altyapıların güvenliğinin sağlanmasını gündeme taşımıştır.
Bu çalışmada, Karadeniz ve Akdeniz'deki kritik deniz darboğazları, enerji nakil hatları, su altı fiber optik projeleri, su altı altyapısına yönelik hibrit ve fiziksel tehditler, bölgesel deniz yetki anlaşmazlıkları, Avrupa Birliği ve NATO’nun kurumsal güvenlik mimarileri ile Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi ve "Mavi Vatan" doktrini çerçevesindeki stratejik pozisyonu incelenmiş; kapsayıcı politika önerileri geliştirilmiştir.
1. JEOPOLİTİK BAĞLAM: FİZİKSEL VE DİJİTAL DARBOĞAZLARIN KESİŞİMİ
Deniz jeopolitiği teorilerinde Alfred Thayer Mahan’dan bu yana deniz kontrolü ve kritik geçitlerin denetimi, küresel güç projeksiyonunun kritik unsuru olarak kabul edilmektedir (Mahan, 1890; Till, 2018). Karadeniz-Doğu Akdeniz ekseni, Avrasya kıtası ile Hint-Pasifik ve Atlantik deniz alanlarının kesişim noktasında yer alması bakımından "Kenar Kuşak” (Rimland) teorisinin merkezinde bulunmaktadır (Sprout & Sprout, 1965).
Geleneksel güvenlik yaklaşımları kritik altyapı kavramını genellikle kara üzerindeki boru hatları, elektrik şebekeleri veya limanlarla sınırlandırırken, küresel boyuttaki dijitalleşme ve enerji bağımlılığı deniz tabanındaki fiber optik altyapıyı ve sıvılaştırılmış/gaz iletim hatlarını ulusal ve uluslararası güvenliğin kritik unsurlarından biri haline getirmiştir (Nakamura, 2023). Dünya genelinde 1,3 milyon kilometreyi aşan denizaltı kablo ağı, sivil internet erişimini, uluslararası bankacılık sistemlerini, bulut bilişim altyapılarını ve devletlerarası gizli haberleşmeyi ayakta tutmaktadır (Kouroushi, 2026; Nakamura, 2023).
Karadeniz ve Doğu Akdeniz havzasının dar deniz alanları, karmaşık hukuki rejimler ve yüksek askerî yoğunlukları nedeniyle su altı ve su üstü altyapıları açısından barındırdığı önemli riskler üç başlıkta sıralanabilir.
Darboğaz Etkisi: Cebelitarık ve Süveyş Kanalı arasında uzanan Akdeniz ile Çanakkale ve İstanbul Boğazları üzerinden Karadeniz’e bağlanan deniz alanları, enerji ve veri hatlarının dar koridorlarda toplanmasına yol açmaktadır. Bu durum, tek bir fiziksel müdahale veya kaza ile geniş coğrafyalarda iletişim ve enerji kesintisi yaratma riski doğurmaktadır (Kouroushi, 2026).
Askerî Yoğunluk ve Asimetrik Riskler: Karadeniz’de devam eden çatışmalar, Doğu Akdeniz’deki deniz devriyeleri ve Kızıldeniz’deki İHA/SİHA saldırıları; büyük ticari gemilerin veya tankerlerin uygun olmayan alanlarda ya da acil durumlarda çapa bırakmasıyla, deniz tabanını kazıyarak yapılan büyük ölçekli endüstriyel balıkçılık nedeniyle deniz kablolarının zarar görmesi ve planlı sabotaj risklerini tırmandırmaktadır (Imam, 2025; Nakamura, 2023).
Jeopolitik Fay Hatları ve Egemenlik Rekabeti: Doğu Akdeniz, Türkiye, Yunanistan, GKRY, İsrail ve Mısır arasındaki deniz yetki alanı sınırlandırması anlaşmazlıkları nedeniyle dijital ve enerji altyapı yatırımları doğrudan egemenlik mücadelelerine dönüştüğü bir saha haline gelmiştir (Buzan & Wæver, 2003; Imam, 2025; Kouroushi, 2026).
2. STRATEJİK DENİZ GEÇİTLERİ VE SEYRÜSEFER DİNAMİKLERİ
Karadeniz-Doğu Akdeniz aksındaki deniz darboğazları, küresel lojistik zincirlerinin akışını daraltan ve kriz dönemlerinde jeopolitik bir kaldıraç olarak kullanılabilen hassas noktalardır.
Bölgesel Deniz Geçitleri Analiz Tablosu | |||
Deniz Geçidi (Chokepoint) | Bağladığı Denizler / Havzalar | Günlük Ticari / Enerji Akış Hacmi ve Atıf | Başlıca Güvenlik Riski |
İstanbul ve Çanakkale Boğazları | Karadeniz - Marmara - Ege Denizleri | ~40.000-45.000 Gemi/Yıl; 3+ milyon varil/gün petrol (EIA, 2023; T.C. Dışişleri Bakanlığı, t.y) | Dar navigasyon, çevresel kaza, sürüklenen mayınlar, hibrit sabotaj |
Süveyş Kanalı | Kızıldeniz - Doğu Akdeniz | Küresel ticaretin %12'si; ~5-6 milyon varil/gün petrol & LNG (EIA, 2023) | Asimetrik saldırılar, fiziki tıkanma (örn. Ever Given), navlun krizi |
Girit & Rodos Geçitleri | Ege Denizi - Doğu Akdeniz | Doğu-Batı Akdeniz içi yoğun konteyner ve tanker trafiği (Till, 2018) | MEB uyuşmazlıkları, kablo döşeme krizleri, askerî sürtüşme |
Babülmendep Boğazı | Hint Okyanusu - Kızıldeniz | Küresel ham petrolün %8-10'u; Asya-Avrupa konteyner akışı (EIA, 2026) | Asimetrik İHA/SİHA ve füze saldırıları, korsanlık, seyir rotası sapması |
İstanbul ve Çanakkale Boğazları
İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin açık denizlere erişimini sağlayan doğal su yollarıdır. 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Boğazlar üzerindeki Türk egemenliğini pekiştirirken, ticari gemilerin geçiş serbestisini ve savaş gemilerinin geçiş rejimini düzenleyen hassas bir hukuki denge kurmuştur. İstanbul Boğazı navigasyon açısından dünyadaki en tehlikeli deniz geçitlerinden biridir. Karadeniz’deki bölgesel çatışmalar süresince Montrö’nün 19. Maddenin Türkiye tarafından titizlikle uygulanması, tırmanmanın önlenmesinde hayati bir istikrar sağlamıştır.
Süveyş Kanalı ve Babülmendep Bağlantısı
Asya ile Avrupa arasındaki en kısa deniz rotası olan Süveyş Kanalı, küresel ticaret akışının %12’sini taşımaktadır (EIA, 2023). Giriş kapısını oluşturan Babülmendep Boğazı’ndaki güvenlik krizleri ve gemilerin Ümit Burnu’na yönlendirilmesi; navlun maliyetlerini %40-60 artırmakta, teslimat sürelerini 10-14 gün uzatmakta ve Akdeniz limanlarındaki lojistik zincirleri kesintiye uğratmaktadır.
Doğu Akdeniz ve Ege Adaları Arası Geçitler
Ege Denizi’nden Akdeniz’e çıkışı sağlayan Kithira, Antikithira, Kerpe, Çoban ve Rodos geçitleri ile sabit bir "uçak gemisi" işlevi gören Kıbrıs Adası, Levant Havzası ve Süveyş yaklaşma sularını denetleme imkânı vermektedir (Stavridis, 2017). Bu alandaki MEB sınırlandırma uyuşmazlıkları, geçit ve altyapı güvenliğini doğrudan etkilemektedir.
3. KRİTİK DENİZALTI ALTYAPILARI: ENERJİ VE DİJİTAL AĞ MİMARİSİ
Karadeniz-Doğu Akdeniz aksı, yüzeydeki ticari seyrüseferin ötesinde, deniz tabanına döşenmiş devasa bir enerji ve veri iletim altyapısına ev sahipliği yapmaktadır.
3.1. Enerji Nakil Hatları, Boru Hatları ve Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (Floating Storage and Regasification Unit-FSRU) Altyapısı
TürkAkım (TurkStream): Rusya’dan başlayıp Karadeniz tabanından geçerek Türkiye’ye (Kıyıköy) ulaşan, 2.200 metre derinlikteki iki paralel hattan oluşur (Taşıma kapasitesi 31,5 milyar metreküp/yıl- bcm/yıl) (TurkStream, 2018).
Mavi Akım (Blue Stream): Rusya'nın İzobilni gaz tesisinden başlayıp Karadeniz kıyısındaki Djubga (Arhipo-Osipovka) bölgesine kadar uzanan, oradan Karadeniz'in altından geçerek Türkiye'de Samsun (Durusu Terminali) gelen ve Türkiye iç pazarına gaz taşıyan ilk derin deniz Karadeniz hattıdır (16 bcm/yıl) (Blue Stream, t.y.)
TANAP ve TAP (Güney Gaz Koridoru): Hazar gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşır. Çanakkale Boğazı, denizaltı geçişi sisteminin ana dar geçit noktasıdır (27 bcm/yıl).
EastMed Proje Girişimi: Levant gazını Kıbrıs ve Girit üzerinden Avrupa'ya taşıması planlanan, ancak teknik zorluklar, yüksek maliyet ve Türkiye'nin deniz yetki alanı itirazları nedeniyle askıda kalan projedir.
FSRU ve LNG Terminalleri: Türkiye’deki Saros FSRU, Etki Limanı FSRU ve Marmara Ereğlisi LNG terminali ile Yunanistan’daki Dedeağaç FSRU terminali, boru hatlarına bağımlılığı azaltarak dar geçit risklerine karşı tampon görevi üstlenmektedir.
3.2. Denizaltı Fiber Optik Kablo Ağları
Küresel veri trafiğinin %95'ten fazlası deniz tabanındaki kablolarla iletilmektedir (CSIS, 2023; TeleGeography, 2023). Karadeniz ve Akdeniz'deki ana dijital ağ mimarisi şu şekildedir:
Karadeniz Havzası Kablo Şebekesi
KAFOS (Black Sea Fiber Optic System): Türk Telekom International tarafından işletilen; İstanbul, Varna ve Köstence’yi bağlayan Batı Karadeniz omurgasıdır (Nakamura, 2023).
Kafkasya Kablo Sistemi (Caucasus Cable System): Gürcistan ile Bulgaristan arasında Karadeniz’i enlemesine geçen bu hat, Kafkasya ve Orta Asya'nın Rusya dışı rotalardan Avrupa’ya bağlanmasını sağlar (Nakamura, 2023).
Kerç Boğazı Kablosu: Kırım'ın ilhakı sonrası Rus Rostelecom tarafından döşenen stratejik bir kablo hattıdır (Nakamura, 2023).
Romanya-Gürcistan-Azerbaycan Dijital Koridoru: Proje bir "Yeşil Enerji Koridoru"dur. Karadeniz'in altına döşenecek yüksek voltajlı elektrik hattına paralel olarak fiber optik internet kabloları da çekilecektir (Nakamura, 2023). Orta Asya ve Kafkasya'yı Romanya üzerinden doğrudan Avrupa Birliği internet omurgasına bağlamayı amaçlamaktadır. 2029-2032 arasında işletmeye alınabileceği değerlendirilmektedir.
Doğu ve Orta Akdeniz Mimarisi
Medusa Submarine Cable System: 342 milyon avro bütçeli, 8.760 km uzunluğundaki AB destekli bir projedir. 5 AB üyesi (Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya, Kıbrıs) ve 4 Kuzey Afrika ülkesini (Fas, Cezayir, Tunus, Mısır) 12 karaya çıkış noktasıyla bağlamaktadır (Ruiz de Ocenda, 2025). 2026’nın sonunda tamamlanacak proje ticari veri trafiğini hızlandıracak ve Cezayir, Mısır, Fas ve Tunus'taki 500 üniversite ve araştırma merkezini AB'nin yüksek hızlı Ar-Ge ağına entegre edecektir. Bu kurumlar önümüzdeki 20 yıl boyunca 200 Gbps hızında internet erişimine kavuşacaktır.
Sicilya ve Palermo Hub (Sparkle): 18 uluslararası denizaltı kablosuna ev sahipliği yapan Orta Akdeniz'in en büyük veri düğüm noktasıdır (Kouroushi, 2026). Sparkle'ın Google ve diğer operatörlerle ortaklaşa yürüttüğü büyük bir proje, BlueMed denizaltı kablosudur. Bu hat, Palermo'daki Sicilya Hub'ı Cenova ve Milano'ya bağlar. Karasal hatlara kıyasla veri gecikmesini %50 oranında azaltır ve yüksek veri aktarım kapasitesine sahiptir (Sparkle, 2023a). Nibble Ağı ise Sparkle'ın Sicilya'daki iki büyük üssü olan Palermo ve Katanya'yı, batıda Milano, Marsilya ve Paris'e, doğuda ise İstanbul, Atina ve Tel Aviv'e bağlar. Toplam 12.800 kilometrelik bir fiber ağ sistemidir (Submarinecable Networks, 2021a).
BlueMed ve GreenMed Sistemleri: Sparkle şirketinin İtalya, Yunanistan ve Doğu Akdeniz’i birleştiren, alternatif sistemlerdir (Kouroushi, 2026). BlueMed İtalya'yı (Tiren Denizi üzerinden) Fransa, Yunanistan ve Akdeniz'e kıyısı olan çeşitli ülkelere bağlayarak Ürdün'ün Akabe Limanı'na kadar uzanır (Sparkle, 2023b). GreenMed ise Adriyatik Denizi'ni boydan boya geçerek İtalya'yı Hırvatistan, Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan ve Türkiye'ye bağlar (Submarinecable Networks, 2021b).
East to Med Data Corridor (EMDC): Yunanistan, GKRY, İsrail ve Suudi Arabistan üzerinden Asya-Avrupa hattını birleştirmeyi hedefleyen koridordur (Kouroushi, 2026). Son dönemde Suudi Arabistan'ın, bölgesel dinamikler ve güvenlik gerekçeleriyle projenin İsrail ayağını devre dışı bırakmak istediği belirtilmektedir. Kablonun İsrail yerine Suriye üzerinden geçirilerek Türkiye sınırına veya Türkiye'nin jeopolitik etki alanına bağlanması yönünde görüşmeler yapıldığı aktarılmaktadır (Birlik Gazetesi, 2026).
SEA-ME-WE (Güneydoğu Asya-Orta Batı Avrupa) ve PEACE Kablo Ağları: Süveyş üzerinden gelen SEA-ME-WE serisi ile Çin destekli Dijital İpek Yolu projesi kapsamındaki PEACE (Pakistan and East Africa Connecting Europe) kablosu Doğu-Batı veri akışını üstlenmektedir (NATO, 2022; TeleGeography, 2023). SEA-ME-WE 6: Yaklaşık 21.700 kilometre uzunluğunda, Singapur ile Fransa'yı bağlayan yeni nesil bir hat olarak geliştirilmektedir.
4. RİSKLER, TEHDİTLER VE YAŞANAN VAKA ÖRNEKLERİ
Özellikle 2014’ten itibaren denizaltı altyapılarına yönelik tehditler kaza risklerinin ötesine geçerek çok katmanlı bir hibrit savaş ortamına dönüşmüştür (Imam, 2025; Kouroushi, 2026). Deniz yatağında bulunan iletişim kabloları, doğal gaz boru hatları ve enerji nakil hatlarını hedef alan eylemler “Deniz Tabanı Harbi” (Seabed Warfare) veya “Kritik Sualtı Altyapı Harbi” olarak adlandırılmaktadır (SavunmaTR, 2024). Bu altyapılar, çok uzun mesafeler boyunca korumasız olmaları ve su altı ortamının getirdiği görünmezlik avantajı nedeniyle hem devletlerin hem de devlet dışı aktörlerin açık hedefidir (Revista Ejércitos, 2026).
Kritik su altı altyapılarına yönelik operasyonlar temel olarak fiziksel imha/sabotaj ve bilgi sızıntısı (casusluk) olmak üzere iki amaca hizmet etmektedir. Fiziksel sabotaj ve imha için akustik ve akıllı mayınlar, insansız sualtı araçları ve kaza süsü verilmiş çapa/trol operasyonları kullanılmaktadır. Akustik ve akıllı mayınlar, deniz tabanında sivil gemilerce fark edilmeyecek şekilde aylarca hareketsiz kalabilen su altı mayınlarıdır. Kriptolu bir akustik sinyal aldıklarında veya üzerlerinden belirli bir tonajda gemi geçtiğinde tetiklenerek boru hatlarını imha ederler (SavunmaTR, 2024). Bununla birlikte gelişen batarya ve motor teknolojileriyle küçülen otonom su altı robotları, boru hatlarının zayıf kaynak noktalarına parça tesirli patlayıcı yerleştirebilmektedir (Istituto Affari Internazionali [IAI], 2023).
Hibrit savaş konseptinin en yaygın örneği ise kaza süsü verilmiş çapa/trol operasyonlarıdır. Sivil balıkçı veya kargo gemileri, özellikle internet kablolarının geçtiği sığ sularda ağır çapalarını veya trol ağlarını deniz tabanına sürterek kabloları koparmakta, böylece olayın bir "kaza" olduğunu iddia ederek hukuki sorumluluktan kaçmaktadır (Revista Ejércitos, 2026).
Casusluk ve veri sızıntısı yöntemleri bağlamında fiber optik kablolar fiziksel olarak kesilmeden, dış koruma kılıfları özel mini robotlar yardımıyla sıyrılmaktadır. Kablonun çevresine sarılan hassas manyetik algılayıcılar, cam elyaf içinden geçen ışık sinyallerinin yarattığı mikroelektromanyetik kaçakları yakalayarak veri trafiğini kopyalamaktadır (Özden 2026). Ayrıca deniz tabanına yerleştirilen sonar bozucu vericiler, askeri üslerin veya kritik limanların su altı erken uyarı ağlarını felç etmek için kullanılmaktadır (IAI, 2023).
Karadeniz'de gölge filo ve deniz dronu riskleri ile akustik yayılım ve tespit zorluğu öne çıkmaktadır. "Gölge filo" olarak adlandırılan kimliği belirsiz veya paravan şirketlere ait tankerlerin ve su üstü kamikaze dronlarının Karadeniz'deki hareketliliği yıllar içinde artmıştır. Bu durum, boru hatlarının deniz yüzeyine yakın sığ bölgelerinde sivil maskeli gemilerle sabotaj yapılma riskini artırmaktadır (Türk Armatörler Birliği, 2026).
Diğer taraftan, Karadeniz'in hidrojen sülfürlü, yüksek tuzluluk katmanlarına sahip ve nehir akıntılarıyla beslenen yapısı, sonar dalgası yayılımını olumsuz etkiler. Rusya'nın Karadeniz Filosu'na ait çok sessiz Kilo Sınıfı denizaltıları veya tabana oturan otonom sabotaj robotları, bu su katmanlarını (termoklin) kullanarak kendilerini su üstü gemilerinin sonarlarından gizleyebilmektedir (Milli Savunma Üniversitesi, 2023).
Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Ana Derin Deniz Araştırmaları Direktörlüğü’nün (GUGI), Yantar gibi özel araştırma gemileri ve Loşarik benzeri nükleer denizaltılar vasıtasıyla kablolara dinleme cihazı yerleştirme veya patlayıcılarla hat kesme kapasitesine sahip olduğu iddia edilmektedir (Nakamura, 2023). Nord Stream patlamaları, altyapıların gri bölge operasyonlarında simetrik olmayan bir baskı aracı olarak kullanılabileceğini göstermiştir (Kouroushi, 2026).
Karadeniz'in aksine, Doğu Akdeniz havzası son derece derindir ve bazı bölgelerde 3000 metreyi aşar. Bu derinlikte operasyon yapabilmek özel eğitim almamış sivil dalgıçlarla mümkün değildir; ancak nükleer denizaltılar veya çok yüksek basınca dayanıklı derin deniz robotları tarafından icra edilebilir (IAI, 2023).
Akdeniz'deki siber trafiğin can damarı Fransa'nın Marsilya limanı ile Mısır/Süveyş hattıdır. Yunanistan ve Güney Kıbrıs üzerinden geçen alternatif bağlantılar, olası bir bölgesel çatışmada denizaltı sabotajlarıyla kesildiğinde Avrupa'nın küresel veri iletişimi felç olma riski taşımaktadır (Özden, 2026).
Hukuki Gri Alanlar, Deniz Yetki Alanları Anlaşmazlıkları, Tedarik Zinciri / Siber Bağımlılık
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS / UNCLOS) Madde 112 ve 113 açık denizlerde kablo döşeme serbestisi tanırken, Madde 79 kıyı devletine kendi kıta sahanlığındaki hat güzergâhlarını onaylama ve çevresel tedbir alma hakkı verir (Kouroushi, 2026). Doğu Akdeniz'de Türkiye’nin ilan ettiği kıta sahanlığı ile Yunanistan ve GKRY’nin iddia ettiği sahaların çakışması hukuki krizler yaratmaktadır.
Diğer bir risk alanı, denizaltı kablo ağlarına yapılan bakımın bağımlılığıdır. Çinli HMN Technologies, dünyadaki denizaltı kablo ağlarının yaklaşık %25'inin inşasını veya bakımını üstlenmiştir (Kouroushi, 2026). Batı savunma dokümanları, Çin menşeli donanım ve karaya çıkış istasyonlarına dinleme amaçlı "arka kapılar" (backdoors) yerleştirilmesi ve veri trafiğinin izlenmesi riskine dikkat çekmektedir (Kouroushi, 2026; Ruiz de Ocenda, 2025).
Yaşanan Vaka Örnekleri
Vaka 1: Doğu Akdeniz Kablo Arama ve Döşeme Gemisi Müdahaleleri
Yunanistan-İsrail-GKRY Kablo Güzergâhı Gerilimi (2024): Türk Deniz Kuvvetleri, kendi kıta sahanlığı olarak tanımladığı sahada izinsiz çalışma yapan İtalyan araştırma gemisini engellemiş ve bölgesel bir naval standoff (deniz konuşlanması krizi) yaşamıştır (Imam, 2025).
Fugro Gauss Olayı (Ağustos 2025): East to Med Data Corridor için haritalama yapan Fugro Gauss araştırma gemisi, Türkiye’nin Navtex uyarısı ve deniz/hava unsurlarını konuşlandırması üzerine faaliyetlerini durdurup çekilmek zorunda kalmıştır (Kouroushi, 2026).
Ocean Link ve Adrias Fırkateyni Teması (Mayıs 2026): Astipalya adası yakınlarında Ege adalarına kablo döşeyen Ocean Link gemisi, Türk ve Yunan savaş gemilerini karşı karşıya getirmiş; faaliyet askerî gözetim altında tamamlanmıştır (Kouroushi, 2026).
Vaka 2: Baltık/Kuzey Denizi Sabotajları ve Nord Stream Soruşturması
Svalbard kablo kesintisi (2022) ve Baltık Denizi'ndeki kablo sabotajlarının yanı sıra Nord Stream soruşturmasında Alman savcıların tutuklama kararlarına karşı Polonya'nın iadeyi reddetmesi (2026), olayların failini tespit etmenin ne kadar siyasileştiğini göstermiştir (Imam, 2025; Kouroushi, 2026). Bu durum caydırıcılıkta "hızlı tamir ve esneklik" kapasitesini öne çıkarmaktadır.
5. YÖNETİŞİM VE KURUMSAL GÜVENLİK MİMARİSİ: AB VE NATO’NUN YANITLARI
Avrupa Birliği'nin İnisiyatifleri
AB Kablo Güvenliği Eylem Planı (Şubat 2025): Politikasını: Önle, Tespit Et, Onar ve Caydır ilkelerine oturtmuştur. 2026'da üye ülkelere rehberlik eden Cable Security Toolbox yayımlanmıştır (Kouroushi, 2026).
Akdeniz Bölgesel Kablo Merkezi (Haziran 2026): İtalya, Yunanistan, GKRY ve Malta'nın katılımıyla 3,3 milyon avroluk bütçeyle kurulmuş olup veri trafiğindeki riskleri anlık olarak izlemeyi hedeflemektedir (Kouroushi, 2026).
Konteynerize Tamir Modülleri: AB genelinde yalnızca 3 adet kalıcı tamir gemisi bulunması nedeniyle, kriz anında sivil gemilere takılabilecek modüler tamir kiti geliştirme projesi için 40 milyon avro ayrılmıştır (Kouroushi, 2026).
NATO’nun Operasyonel Girişimleri
· Hibrit tehditlerin artmasıyla birlikte NATO, Roma'da Kritik Denizaltı Altyapısı Ağı (KDA) kapsamında askeri ve sivil aktörleri bir araya getirerek Akdeniz'deki boru hatlarını korumaya yönelik yeni angajman kuralları geliştirmiştir (Marine Deal News, 2025). Türkiye, bu bölgede fırkateynleri, MİR insansız deniz aracı (Aselsan, 2026) gibi robotik sistemleri ve Reis sınıfı denizaltılarıyla sismik gemilerini ve su altı hatlarını korumaktadır (Milli Savunma Üniversitesi, 2023).
Coordination Cell & Maritime Centre: Brüksel'de Şubat 2023'te Kritik Denizaltı Altyapısı Koordinasyon Hücresi (The Critical Undersea Infrastructure Coordination Cell- CUICC) kurulmuştur. Müteakiben Mayıs 2024'te İngiltere NATO Denizaltı Altyapısı Güvenliği Denizcilik Merkezi (NMCSCUI)faaliyete geçirilmiştir (Imam, 2025; CSIS, 2023). Bu merkez Brüksel'deki siyasi ve stratejik hücrenin (CUICC) sahadaki askeri kolu olarak görev yapmaktadır.
Baltic Sentry ve Task Force X-Baltic: 70'ten fazla otonom su altı/su üstü araç (İDA/SİDA) ve İHA ile Baltık'ta sürekli gözetim sağlanmaktadır (Kouroushi, 2026).
Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de koordinasyon eksikliği belirgindir. Bölgedeki kıyıdaş devletler arası anlaşmazlıklar nedeniyle NATO'nun bu havzada Baltık benzeri entegre bir gözetim ağı henüz kurulamamıştır (Imam, 2025; Nakamura, 2023).
6. TÜRKİYE’NİN STRATEJİK POZİSYONU, MONTRÖ HASSASİYETİ VE MAVİ VATAN
Türkiye, Boğazlar üzerindeki mutlak egemenli ği, KAFOS/TürkAkım/TANAP gibi hayati hatlara ev sahipliği yapması ve güçlü deniz kuvvetleri ile su altı ve su üstü altyapı güvenlik mimarisinin kilit aktörüdür (Aydın, 2021; Nakamura, 2023).
Türkiye, 1936 Montrö Sözleşmesi'ni titizlikle uygulayarak Karadeniz'de sahildar olmayan ülkelerin savaş gemisi varlığını kısıtlamakta ve Karadeniz'in bir NATO-Rusya çatışma alanına dönüşmesini engellemektedir (Nakamura, 2023). Ankara, altyapı güvenliğinin de kıyıdaş devletler (Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan) arasında bölgesel mekanizmalarla sağlanmasını savunmaktadır.
Türkiye, kendi kıta sahanlığından geçen denizaltı kablo ve boru hattı arama/döşeme faaliyetlerinin BMDHS Madde 79 uyarınca önceden koordinasyon ve onay mekanizmasına tabi olduğunu vurgulamaktadır (Kouroushi, 2026). Türkiye'yi baypas eden projeler (EastMed veya EMDC'nin izin almayan aşamaları) kararlılıkla engellenmektedir (Imam, 2025).
İstanbul ve Marmara karaya çıkış noktalarının emniyeti; Türkiye’nin yerli su altı tespit sensörleri, İHA/SİDA sistemleri ve Deniz Kuvvetleri kapasitesi ile sağlanmaktadır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Karadeniz-Doğu Akdeniz aksındaki deniz geçitleri ve su altı altyapıları, küresel ekonominin ana damarları olmakla birlikte tırmanan jeopolitik rekabetin en kırılgan hedefleridir. Altyapıların tamamen korumalı hale getirilmesi imkânsız olduğundan, temel strateji "Engelleme Yoluyla Caydırıcılık" ilkelerine dayanmalı; yedekli ağlar ve hızlı onarım kapasitesi oluşturulmalıdır (Kouroushi, 2026).
Bu doğrultuda geliştirilen politika önerileri şunlardır:
Türkiye İçin Stratejik Öncelikler
· Montrö Rejiminin Titizlikle Muhafazası: Montrö Sözleşmesi'nin lafzı ve ruhu korunmalı; Karadeniz'de sahildar olmayan aktörlerin askeri rekabeti engellenerek bölgesel denge korunmalıdır.
· Kritik Denizaltı Altyapı Koruma Komutanlığı/Birimi Kurulması: Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde, TANAP, TürkAkım, KAFOS ve diğer kablo hatlarının deniz tabanı emniyetini otonom İDA'lar, SİDA'lar ve sonar ağlarıyla 7/24 izleyecek uzmanlaşmış bir birim ihdas edilmelidir.
· Şeffaf İzin Protokolleri ve Esnek Diplomasi: Türkiye, kendi kıta sahanlığından geçecek uluslararası denizaltı kablo/boru projeleri için şeffaf, hızlı ve uluslararası hukuka uygun "çevresel ve güvenlik onay protokolleri" yayımlamalıdır. Bu adım, hem Ankara’nın egemenlik haklarını koruyacak hem de Doğu Akdeniz'deki altyapı projelerinin askerî gerilime dönüşmesini önleyecektir.
Bölgesel İşbirliği ve Uluslararası Kurumsal Çerçeve
· Doğu Akdeniz Denizaltı Altyapı Koordinasyon Hücresi: NATO veya AB bünyesinde, Türkiye dahil tüm kıyıdaş devletlerin teknik düzeyde katılabileceği kapsayıcı bir Su Altı Farkındalık Merkezi kurulmalıdır. Türkiye'nin dışlandığı dar girişimler (İtalya-Yunanistan-GKRY-Malta Merkezi) sahadaki yetki çakışmaları nedeniyle operasyonel aksama riski taşımaktadır (Kouroushi, 2026).
· Karadeniz Kablo Güvenlik Forumu ve MCM Black Sea Genişlemesi: Montrö rejimini zedelemeden Türkiye, Romanya, Bulgaristan ve Gürcistan arasında sivil/askerî deniz teknik erken uyarı ağı kurulmalıdır. Ayrıca Türkiye-Romanya-Bulgaristan arasındaki MCM Black Sea (Mayın Karşı Tedbirleri) görevinin kapsamı sürüklenen mayın ve altyapı sabotajı tehditlerine karşı gözden geçirilmelidir.
Operasyonel Dayanıklılık ve Tedarik Zinciri Güvenliği
· Çift Hat ve Ortak Tamir Filosu: Medusa ve Romanya-Gürcistan-Azerbaycan projeleri gibi Doğu-Batı ve Kuzey-Güney eksenli alternatif hat yatırımları teşvik edilmeli; AB’nin 40 milyon avroluk mobil tamir modülleri projesi bölgesel ticari servis gemilerini kapsayacak şekilde genişletilmelidir.
· Tedarik Zinciri ve Siber Denetim (Cable Security Toolbox): Karaya çıkış istasyonlarında ve veri merkezlerinde Çin menşeli HMN Tech / Hengtong gibi firmalara bağımlılık azaltılmalı; AB ve NATO standartlarına uygun, güvenilir tedarikçiler tercih edilmelidir (Kouroushi, 2026; Ruiz de Ocenda, 2025).
KAYNAKÇA
Aselsan. (2026). MİR insansız deniz aracı ve sualtı harbi çözümleri. https://www.aselsan.com/tr/savunma/urun/marlin-100-asw
Birlik Gazetesi. (2026). Yunan Basını: “Mekke Anlaşması Türkiye’nin Rolünü Güçlendiriyor”. https://birlikgazetesi.org/yunan-basini-mekke-anlasmasi-turkiyenin-rolunu-guclendiriyor/
BlueStream (t.y.). Hakkımızda. https://www.bspc.com.tr/icerik/hakkimizda
Buzan, B., & Wæver, O. (2003). Regions and powers: The structure of international security. Cambridge University Press.
CSIS. (2023). NATO’s role in protecting critical undersea infrastructure. https://www.csis.org/analysis/natos-role-protecting-critical-undersea-infrastructure
Energy Information Administration [EIA]. (2026). World oil transit chokepoints. https://www.eia.gov/international/analysis/special-topics/world_oil_transit_Chokepoints
European Commission. (2022). The Medusa Submarine Cable System - Factsheet. https://enlargement.ec.europa.eu/medusa-submarine-cable-system-factsheet_en
Imam, A. (2025). The Eastern Mediterranean Has Become Europe's Digital Fault Line. Middle East Forum Observer. https://www.meforum.org/mef-observer/the-eastern-mediterranean-has-become-europes-digital-fault-line
Istituto Affari Internazionali (IAI). (2023). The underwater environment and Europe's defence and security.https://www.iai.it/en/publications/c04/underwater-environment-and-europes-defence-and-security
Kouroushi, N. (2026). Europe's Invisible Front Beneath the Waves. Eagle Intelligence Reports. https://eagleintelreports.com/europe-invisible-front-beneath-waves/
Mahan, A. T. (1890). The influence of sea power upon history, 1660–1783. Little, Brown and Company.
Marine Deal News. (2025). NATO, Akdeniz'deki kritik deniz altı altyapısına ilişkin angajmanını genişletiyor. https://www.marinedealnews.com/tag/nato/page/6/
Milli Savunma Üniversitesi. (2023). Mavi Vatan'dan açık denizlere deniz güvenliği konsepti. Mavi Vatan Dergisi, (3), 44-59. https://www.msu.edu.tr/mavivatandanacikdenizleredergisi/mavivatan_baski.pdf
Nakamura, H. (2023). Defending submarine cables in the Black Sea: A challenge for NATO and the region. Middle East Institute (MEI). https://mei.edu/publication/defending-submarine-cables-black-sea-challenge-nato-and-region/
Özden, K. (2026). Dünyayı Saran Gizli Ağ: Denizaltı Fiber Optik Teknolojisi ve Dijital Jeopolitik. Savunma Güvenlik Strateji Dergisi, 2(1), 32-46.DOI: 10.5281/zenodo.21076133
Revista Ejércitos. (2026). The protection of critical marine and submarine infrastructure: New capabilities against underwater infrastructures.
Ruiz de Ocenda, X. (2025). Medusa Cable: Digital infrastructure and geopolitics in the Mediterranean. Universidad de Navarra - Global Affairs and Strategic Studies. https://en.unav.edu/web/global-affairs/cable-medusa-infraestructura-digital-y-geopolitica-en-el-mediterraneo
SavunmaTR. (2024). Sualtı ve deniz tabanı yapılarına yönelik tehditler: Deniz tabanı harbi. https://www.savunmatr.com/sualti-yapilarina-tehditler-deniz-tabani-harbi/
Sparkle. (2023a). Sparkle: With BlueMed Palermo Confirms Itself as Key Internet Hub in the Mediterranean. https://www.tisparkle.com/media/press-release/sparkle-bluemed-palermo-key-internet-hub-mediterranean
Sparkle. (2023a). Sparkle Launches GreenMed Submarine Cable in the Adriatic to Connect Italy with the Balkans and the Central-Eastern Mediterranean Countries. https://www.tisparkle.com/media/press-release/sparkle-launches-greenmed-submarine-cable-adriatic-connect-italy-balkans-and
Submarine Cable Networks. (2021a). Nibble, https://www.submarinenetworks.com/en/systems/ intra-europe/nibble
Submarine Cable Networks. (2021b). GreenMed. https://www.submarinenetworks.com/en/systems/intra-europe/greenmed
Sprout, H., & Sprout, M. (1965). The ecological perspective on human affairs: With special reference to international politics. Princeton University Press.https://doi.org/10.1515/9781400877232
Stavridis, J. (2017). Sea power: The history and geopolitics of the world's oceans. Penguin Books.
T.C. Dışişleri Bakanlığı. (t.y). Türk Boğazları. https://www.mfa.gov.tr/turk-bogazlari.tr.mfa
TeleGeography. (2023). Global submarine cable map report 2023. TeleGeography Research. https://submarine-cable-map-2023.telegeography.com/
Till, G. (2018). Seapower: A guide for the twenty-first century (4th ed.). Routledge.
TurkStream (2018). TürkAkım Kıtıköy'de. https://www.turkstream.info/r/24737CF0-02C4-440B-8040-F2532D90DA36/Kıyıköy_Kitapçık_2018.pdf
Türk Armatörler Birliği. (2026). Karadeniz'de ticari gemilere yönelik drone ve asimetrik saldırılar raporu (2022-2026). https://armatorlerbirligi.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/TAB_Karadeniz_Ticari_Gemi_Saldirilari_Raporu_2022-2026.pdf
Oktay BİNGÖL