
Okinawa Seçimi ve Japon Güvenlik Politikasının Yerel Sınavı
21 Eylül 2026

Okinawa Seçimi ve Japon Güvenlik Politikasının Yerel Sınavı
Oktay KÜÇÜKDEĞİRMENCİ[1]
Okinawa’da 13 Eylül 2026’da yapılan valilik seçimi, Japonya’nın güvenlik politikasının uygulanması açısından merkezi hükümete önemli bir siyasi avantaj sağladı. Liberal Demokrat Parti’nin desteklediği Genta Koja’nın Denny Tamaki’yi yenmesi, Tokyo’yla sık sık karşı karşıya gelen yönetimlerin on iki yıllık dönemini sona erdirdi. Bununla birlikte, seçim zaferinin kalıcı bir stratejik kazanıma dönüşmesi henüz güvence altında değil. Yeni dönemin belirleyici meselesi, merkezi hükümetle uyumun Okinawa halkı için somut faydalara dönüştürülmesidir. Bu bağlantı kurulamadığı takdirde, bugün azalan siyasi gerilim farklı talepler etrafında yeniden ortaya çıkabilir.
Bu değişimin merkezinde, Ginowan’daki ABD Deniz Piyadeleri Futenma Üssü’nün faaliyetlerinin Nago’nun Henoko bölgesinde inşa edilen tesise taşınması yer alıyor. Koja’nın projeyi kabul etmesi, Tamaki dönemindeki merkezi ve yerel yönetim ayrışmasını azaltabilir. Ancak taşınmanın Okinawa sınırları içinde gerçekleşmesi, askeri faaliyetlerin yarattığı yüklerin vilayet genelinde nasıl dağıtılacağı sorusunu açık bırakıyor. Futenma çevresindeki koşulların iyileştirilmesiyle Okinawa’nın toplam askeri yükünün azaltılması aynı sonucu ifade etmiyor. Yeni yönetimin başarısı değerlendirilirken bu iki düzeyin ayrı ayrı ele alınması gerekiyor.
Seçimin siyasi anlamı, kampanyada öne çıkan ekonomik beklentilerle birlikte değerlendirilmelidir. Tamaki’nin iki dönemlik yönetim performansı ve yerel ekonominin geleceği yarışın başlıca konuları arasındaydı. Koja, merkezi hükümetle kuracağı ilişkileri ekonomik iyileşme vaadinin bir parçası olarak sundu. Bu tercih, seçmen açısından yönetim değişikliğinin neden cazip hale gelebildiğini açıklıyor. Üs politikasına ilişkin çekincelerini koruyan bir seçmen, ekonomik sorunların çözümü için farklı bir yönetim yöntemini destekleyebilir. Dolayısıyla sandıktaki değişim, güvenlik tercihlerinin aynı ölçüde değiştiğini tek başına kanıtlamıyor.
Valilik seçimleri, farklı beklentilerin tek bir aday etrafında bir araya geldiği yarışlardır. Koja’nın Henoko’ya desteğini açıkça ifade etmiş olması, seçim sonucuna bu konuda siyasi ağırlık kazandırıyor. Bununla birlikte, bu destekten gelecekteki tüm askeri projeleri kapsayan genel bir onay çıkarmak da mümkün değildir. Yeni yönetimin yetkisi, aldığı her kararın yerel etkilerini açıklama sorumluluğuyla birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle belirli topluluklara yeni yükler getirecek düzenlemeler, seçim sonucuna dayanılarak tartışma dışı bırakılamaz. Seçimle kazanılan temsil yetkisinin, karar süreçlerinde sürdürülen hesap verebilirlikle desteklenmesi gerekir.
Tamaki’nin yenilgisi, Henoko karşıtı siyasetin toplumsal kaynaklarının tükendiğini de göstermiyor. All Okinawa hareketinin başlangıçta muhafazakâr kesimleri kapsaması, üs meselesinin geleneksel parti ayrımlarını aşabildiğini ortaya koymuştu. Nippon.com’daki seçim değerlendirmesi sonucu Tokyo’yla iş birliğine yöneliş olarak yorumlansa da, bu yönelişin hangi koşullarda sürdürüleceği henüz belirsiz. Yerel söz hakkı ve yüklerin dağılımına ilişkin talepler, farklı yönetim tercihlerinin altında varlığını sürdürebilir. Bu açıdan seçim, belirli taleplerin terk edilmesinden çok, bunların karşılanması için tercih edilen siyasi yöntemin değişmesi olarak da okunabilir.[i]
Koja açısından bu yöntem değişikliği, merkezi hükümete erişim kadar daha doğrudan bir sorumluluk anlamına geliyor. Tokyo’yla iş birliğini temel vaadine dönüştüren bir yönetim, sonuç alınamadığında başarısızlığı sürekli olarak merkezle yaşanan anlaşmazlıklara bağlayamaz. Bu durum, yeni valinin her konuda merkezi hükümetin önceliklerini benimseyeceği varsayımını zayıflatıyor. Kendi siyasi desteğini koruyabilmesi, iş birliğinin karşılığında yerel kazanımlar elde etmesine bağlıdır. Dolayısıyla Tokyo’ya yakınlık, bazı başlıklarda daha açık taahhütler ve daha elverişli koşullar talep edilmesini de beraberinde getirebilir.
Futenma’nın iadesi, bu ilişkinin en somut sınavlarından biri olacak. Koja’nın seçim sonrasında merkezi hükümetten açık bir iade takvimi isteyeceğini belirtmesi, Henoko’ya verilen desteğin yerel beklentilerden bağımsız olmadığını gösteriyor. Taşınma sürecinin kabulü, mevcut tesis çevresindeki yüklerin azalacağı beklentisini güçlendiriyor. Bu beklentinin belirsiz bir geleceğe ertelenmesi ise iş birliği yaklaşımının inandırıcılığını zedeleyebilir. Yeni yönetimin performansı, yalnızca projeye sağladığı siyasi destekle değil, iade sürecinde elde ettiği açıklık ve ilerlemeyle de ölçülecek. Takvimin hangi koşullara bağlı olduğunun açıklanması bu nedenle önemlidir.
Henoko projesine ilişkin teknik sorunlar, siyasi uyumun sınırlarını ortaya koyuyor. Okinawa Environmental Justice Project’ten Hideki Yoshikawa’nın seçim öncesi değerlendirmesi, yumuşak deniz tabanından kaynaklanan güçlükleri ve Futenma’daki faaliyetlerin uzaması ihtimalini vurguluyor. Üs karşıtı bir perspektiften hazırlanan bu yazının öngörüleri kesinleşmiş sonuçlar olarak kabul edilmemelidir. Bununla birlikte, seçim sonucunun mühendislik gerekliliklerini veya askeri işlevlerin aktarılmasına ilişkin koşulları ortadan kaldırmadığı açık. Yerel yönetimin projeyi desteklemesi uygulamayı siyasi açıdan kolaylaştırabilir; ancak tesisin hangi tarihte gerekli kapasiteye ulaşacağını tek başına belirleyemez.[ii]
Nitekim Japonya Savunma Bakanlığının 2013 tarihli düzenleme planı, Futenma’nın iadesini birden fazla koşula bağlı kılıyor. İlgili işlevlerin taşınması ve yeni tesisin tam operasyonel kapasiteye ulaşması bunlardan bazılarıdır. Belgede, Henoko’da karşılanamayan uzun pist ihtiyaçları için sivil tesislerin olağanüstü durumlarda kullanımının geliştirilmesi de yer alıyor. Bu çerçeve, inşaatın tamamlanmasıyla iade sürecinin bütün koşullarının karşılanmasının ayrı meseleler olduğunu gösteriyor. Yeni yönetimin kamuoyuna sunacağı takvim, bu bağımlılıkları görünür kılmalı. Aksi takdirde, siyasi bir taahhüt ile uygulamada yerine getirilebilir bir hedef arasındaki fark belirsiz kalacaktır.[iii]
İade konusunda güven oluşturmanın yolu, yalnızca bir tarih açıklamaktan geçmiyor. Hangi aşamaların tamamlandığı, hangi kararların beklendiği ve gecikmelerden hangi kurumların sorumlu olduğu düzenli olarak paylaşılmalı. Böyle bir yaklaşım, yerel yönetimin denetleyemediği süreçlerle kendi sorumluluk alanını ayırmasını da sağlar. Koja’nın merkezi hükümetle yakınlığı, bilgiye erişim ve kamuoyunu bilgilendirme açısından somut bir avantaja dönüştürülebilir. Buna karşılık, belirsizliklerin ortak siyasi açıklamalarla geçiştirilmesi, yeni yönetimi eleştirdiği sonuçsuzluk algısıyla karşı karşıya bırakabilir. İş birliğinin değeri, kamuoyunun ilerlemeyi bağımsız olarak değerlendirebilmesiyle güçlenecektir.
Seçimin güvenlik politikası üzerindeki etkileri Henoko’yla sınırlı kalmayabilir. Reuters’ın aktardığı değerlendirmeye göre Koja’nın zaferi, sivil havaalanları ve limanların askeri kullanımının genişletilmesini kolaylaştırabilir. Japonya’nın güneybatı adalarındaki savunma yapılanması açısından bu ihtimal, merkezi ve yerel yönetimler arasındaki ilişkinin önemini artırıyor. Tokyo, ulaştırma altyapısına ilişkin kararlarında daha elverişli bir siyasi ortam bulabilir. Ancak seçim sonucu, belirli tesislerin kullanımı veya gelecekteki bir kriz sırasında üstlenilecek görevler hakkında alınmış bir karar olarak sunulmamalı. Siyasi kolaylaşma ile somut askeri düzenlemeler arasındaki ayrım korunmalı.[iv]
Böyle bir genişlemenin yerel etkileri, yalnızca askeri planlamanın ihtiyaçları üzerinden değerlendirilemez. Bir limanın veya havaalanının kullanımındaki değişiklik, sivil ulaşımı, ekonomik faaliyetleri ve kriz anındaki hareket seçeneklerini etkileyebilir. Futenma çevresinde sağlanan iyileşme, başka toplulukların karşılaşabileceği yüklerle birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle başarı ölçütleri, iade edilen arazinin büyüklüğünün ötesine geçmeli; gürültü, çevresel etkiler ve sivil hizmetlerin sürekliliğini de kapsamalı. Kararlardan etkilenecek belediyelerin ve sakinlerin sürece katılımı, merkezi hükümetle valilik arasında sağlanan anlaşmanın yerel düzeyde kabul görmesini kolaylaştırabilir.
Yerel katılımın güçlendirilmesi, ulusal savunma politikasının her aşamada durdurulması anlamına gelmez. Merkezi hükümetin güvenlik koşullarına karşı hazırlık yapma sorumluluğu var. Ancak bu sorumluluğun yerine getirilme biçimi, savunma politikalarının toplumsal dayanıklılığını da etkiliyor. Yerel itirazların sürekli olarak uygulamanın önündeki engeller olarak görülmesi, kısa vadede karar almayı kolaylaştırsa bile uzun vadede güveni aşındırabilir. Buna karşılık, alternatiflerin henüz açık olduğu aşamada yürütülen katılım, anlaşmazlıkların büyümeden ele alınmasını sağlayabilir. Karar sonrasında bilgilendirme yapılması, bu işlevi tek başına karşılamaz.
Bu çerçevede Okinawa seçimini ABD ile Çin arasındaki rekabetin doğrudan bir yerel yansımasına indirgemek de açıklayıcı değildir. Seçmenler Japonya’nın güvenliğini önemserken askeri yüklerin dağılımını sorgulayabilir; ABD’yle ittifakı desteklerken belirli bir tesisin kullanımına itiraz edebilir. Yerel tercihler, bölgesel rekabetin tarafları arasında yapılan tek boyutlu bir seçim olarak görülemez. Tokyo’nun elde ettiği avantajın kapsamı değerlendirilirken bu farklılıklar da dikkate alınmalı. Aksi halde, sınırlı ve belirli beklentilere bağlı bir siyasi destek, olduğundan daha geniş bir stratejik uzlaşma olarak yorumlanabilir.
Ekonomik alanda da benzer bir ölçüm sorunu var. Koja’nın 10 yıl içinde gelirlerini ikiye katlama hedefi, yeni yönetime ilişkin beklentileri artırıyor. Bu hedefin başarısı, nominal gelir artışının yanı sıra alım gücü ve gelirin dağılımı üzerinden de değerlendirilmelidir. Büyük yatırımların açıklanması, hane halklarının refahının aynı ölçüde iyileştiğini göstermeyecektir. Ücretlerin fiyatlar karşısındaki durumu ve yerel işletmelerin oluşan değerden aldığı pay daha somut göstergeler sunar. Merkezi hükümete yakınlık, kaynak sağlamayı kolaylaştırabilir; ancak bu kaynakların geniş toplumsal kesimlere ulaşması ayrıca politika geliştirilmesini gerektirir.
Yeni yönetimin karşılaşacağı siyasi risklerden biri, iş birliğinin farklı sonuçlarının aynı hızda görünür hale gelmemesidir. Askeri projelere ilişkin kararlar kısa sürede açıklanabilirken, gelirlerde ve yaşam koşullarında iyileşme daha uzun sürebilir. Bu fark, merkezi hükümetin kazanımlarının yerel halkın kazanımlarından önce ortaya çıktığı algısını besleyebilir. Riski azaltmak için ekonomik vaatler aşamalara ayrılmalı, ara hedefler ve ilerleme kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Şeffaflık, sonuç üretmenin yerini tutmaz; ancak beklentilerin yönetilmesini ve siyasi desteğin hangi temelde sürdürüldüğünün anlaşılmasını sağlar.
Okinawa seçimi, Tokyo’ya güvenlik politikalarını daha az siyasi sürtüşmeyle uygulama fırsatı sundu. Bu fırsatın kalıcılığı, yeni valinin merkezi hükümetle ilişkisini Okinawa adına sonuç üretecek bir temsil kapasitesine dönüştürmesine bağlıdır. Futenma’nın iadesinde somut ilerleme, yerel ekonomide hissedilen iyileşme ve yeni askeri kullanımların etkileri konusunda hesap verebilirlik birlikte değerlendirilmelidir. İş birliği bu alanlarda karşılık bulursa, seçim sonucu daha dayanıklı bir siyasi uzlaşmaya dönüşebilir. Askeri projeler ilerlerken yerel beklentilerin ertelenmesi, bugünkü uyumun toplumsal temelini zayıflatacaktır.
[1] Dr., Doktora Sonrası Araştırmacı, Sun Yat-sen Üniversitesi, Uluslararası ve Bölgesel Çalışmalar Enstitüsü, Zhuhai, Çin. E-posta: oktayd506@gmail.com.
[i] 「対立」よりも「協調」を選択した沖縄県民 ―本土復帰後生まれの古謝玄太氏が知事に初当選, [Okinawa halkı “çatışma” yerine “iş birliğini” tercih etti: Okinawa’nın Japonya’ya yeniden bağlanmasından sonra doğan Genta Koja ilk kez vali seçildi], Nippon.com, 16 Eylül 2026, https://www.nippon.com/ja/japan-topics/g02639/.
[ii] Hideki Yoshikawa / Okinawa Environmental Justice Project, “The Futenma-Henoko Stalemate and Okinawa’s Gubernatorial Election: Why Okinawa Must Look Beyond U.S. Hegemony”, 12 Eylül 2026,
https://okinawaejp.blogspot.com/2026/09/the-futenma-henoko-stalemate-and.html/
[iii] Japonya Savunma Bakanlığı, “Consolidation Plan for Facilities and Areas in Okinawa,” Nisan 2013,
https://www.mod.go.jp/j/approach/zaibeigun/saco/pdf/20130405_okicon_plan_e.pdf
[iv] Reuters, “Okinawa election win may give Tokyo freer hand on military build-up”, 14 Eylül 2026,
Oktay KÜÇÜKDEĞİRMENCİ