
İkinci Uluslararası Savaş ve Barış Çalışmaları Kongresi (WAPSCON-2025) Sonuç Raporu
7 Temmuz 2026
"21. Yüzyıl Silahlı Çatışmaları: Değişen Dinamikler ve Ortaya Çıkan Dersler" ana teması altında düzenlenen Kongre, Ukrayna ve Gazze'den diğer bölgelerdeki iç çatışmalara ve devletler arası savaşlara kadar son dönemdeki çatışmaların stratejik düşünceyi, operasyonel uygulamaları ve güç kullanımının ahlaki temellerini nasıl yeniden şekillendirdiğini inceledi.

YÖNETİCİ ÖZETİ
İkinci Uluslararası Savaş ve Barış Çalışmaları Kongresi 2025 (WAPSCON-2025), çağdaş güvenlik çalışmalarındaki öncelikli konulardan biri olan 21. Yüzyılda savaşın dönüşümünü ele alan iki günlük çevrimiçi toplantıda askeri uzmanlar, savunma planlamacıları, politika yapıcılar ve akademisyenlerden oluşan seçkin bir topluluk bir araya getirilmiştir.
"21. Yüzyıl Silahlı Çatışmaları: Değişen Dinamikler ve Ortaya Çıkan Dersler" ana teması altında düzenlenen Kongre, Ukrayna ve Gazze'den, diğer bölgelerdeki iç çatışmalara ve devletler arası savaşlara kadar, son dönemdeki çatışmaların stratejik düşünceyi, operasyonel uygulamaları ve güç kullanımının ahlaki temellerini nasıl yeniden şekillendirdiğini inceledi.
Kongre, ampirik görüşlerin, saha deneyimlerinin ve analitik bulguların paylaşılması için yapılandırılmış bir ortam sağlarken, İngilizce ve Türkçe olarak düzenlenen iki paralel web seminerinde 12 oturumda kırk sekiz sunum gerçekleştirildi. Katılımcılar, operasyonel dersler, komuta ve kontrol, yapay zekâ, robotik istemler, bilgi savaşı, lojistik ve insani kaygılar perspektifinden teknoloji, doktrin, liderlik ve etik arasındaki karşılıklı ilişkileri incelediler.
WAPSCON-2025'in temel çıktısı, modern çatışmalarda askeri etkinliğin teknolojik avantaja veya sayısal üstünlüğe indirgenemeyeceğinin yeniden teyit edilmesidir. Etkili silahlı kuvvetler uyum sağlama yeteneği, bilişsel esneklik, kurumsal öğrenme ve ahlaki meşruiyeti bir araya getirir. Kongre, modern savaş alanındaki başarının fiziksel yetenekler kadar bilgi disiplini ve örgütsel öğrenmeyle de tanımlandığını vurguladı.
KAPSAM VE AMAÇLAR
WAPSCON-2025, hızla değişen bir güvenlik ortamının bilinciyle tasarlandı. 21. Yüzyıl, geleneksel askeri operasyonların siber, uzay ve bilgi alanı gibi yeni alanlarla birleşmesine tanık olmaktadır. Bu gelişmeler yalnızca savaşın yürütülmesini değil, aynı zamanda politik, sosyal ve etik etkilerini de yeniden tanımlamıştır. Kongrenin amaçları:
1. Çağdaş çatışmalardan ortaya çıkan operasyonel ve stratejik dersleri belirlemek.
2. Bu derslerin ulusal savunma planlaması ve doktrini üzerindeki etkilerini incelemek.
3. Akademi, savunma sektörü ve kamu kurumları arasında disiplinlerarası etkileşimi teşvik etmek.
4. Savaşın dönüşümünün sürdürülebilir barışa yönelik çabalara nasıl rehberlik edebileceğine dair daha geniş bir anlayışa katkıda bulunmak şeklinde belirlenmiştir
Bu etkinlik, akademik araştırmayı uygulamadaki savunma zorluklarıyla uyumlu hale getiren, politika odaklı ancak akademik açıdan titiz bir forum olarak tasarlanmıştır
AÇILIŞ OTURUMU
Kongre, Düzenleme Kurulu Başkanı Tuğgeneral (E) Prof. Oktay Bingöl'ün, savaşın incelenmesinin ikili misyonunu vurguladığı bir açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmada, modern çatışmalardan ders çıkarmanın uluslararası barış inşasına katkıda bulunabilecek önemli bir adım teşkil ettiği vurgulandı.
Oktay Bingöl’ün "Hibrit savaşların asker ve sivil arasındaki sınırları belirsizleştirdiği ve teknolojinin hem savaş alanını hem de ahlakı yeniden tanımladığı bir çağda, kolektif sorumluluğumuz açıktır: savaştan alınan derslerin barışın temelleri haline gelmesini sağlamak" şeklindeki tespiti dikkat çekiciydi.
Açılış Konuşması: Savaşın Evrimi
Konuşmacı: Orgeneral (E) Ergin Saygun
Emekli Orgeneral Saygun'un açılış konuşması, savaşın tarihsel evrimine sanayi öncesi kitlesel oluşumlardan ağ merkezli, çok alanlı çatışmalara uzanan kapsamlı bir genel bakış sundu. Konuşmada bu evrimin önemli dönüm noktaları ele alındı, Birinci Dünya Savaşı'nın statikliği, İkinci Dünya Savaşı'nın teknolojik devrimi ve Soğuk Savaş sonrası dönemin dijitalleşmesi vurgulandı.
Saygun, teknolojinin savaş araçlarını dönüştürdüğünün, ancak savaşın insani özünü azaltmadığının altını çizdi. Kore, Vietnam ve Körfez Savaşı'ndan tarihsel paralelliklere atıfta bulunarak, uyum sağlama ve liderliğin çağlar boyunca belirleyici değişkenler olmaya devam ettiğini belirtti.
General Saygun’un “Savaşlar bir zamanlar öngörülebilir şablonlar izliyordu; tanımlanmış cephe hatları, net hiyerarşiler, ölçülebilir oranlar. Günümüzde çatışmalar akışkan, algoritmik ve bilişsel olarak karmaşık. Uyum sağlama artık kitlesellikten, esneklik ise bürokrasiden daha önemli” şeklindeki tespiti öğreticiydi.
Konuşma, modern çatışmanın ahlaki boyutu üzerine düşüncelerle sona erdi ve Sn. Saygun, ölümcül teknolojilerin ve otomasyonun yaygınlaşmasının şiddeti insan sorumluluğundan ayırma riski taşıdığı konusunda uyardı.
ÖZEL BRİFİNGLER: Açılış oturumunda üç özel brifing sunuldu.
Brifing 1: 21. Yüzyıl Savaşlarından Öğrenilen Temel Dersler- Seçilmiş Ülkelerin Uygulamaları
Sunucu: Tuğgeneral (E) Prof. Oktay Bingöl
Brifing, devletlerin alınan dersleri kurumlarını nasıl oluşturduklarına odaklanarak, son savaşlardan stratejik ve operasyonel dersleri sentezledi. Brifingde; 1) Dronlar ve dronlara karşı savunma, 2) Elektronik Harp/Elektromanyetik Spektrum Harekâtları, 3) Entegre Hava ve Füze Savunması, 4) Mühimmat ve Savunma Sanayi, 5) Komuta ve Kontrol Sistemleri ve Bekası, 6) Kentsel Alanlarda Muharebe, 7) Bilgi Harekâtları ve Etki Operasyonları olmak üzere yedi ana konu incelendi. Sunumda, ABD, İngiltere, Ukrayna, Rusya ve Çin’in doktrinel uyarlamaları özetlendi ve savunma inovasyon ekosistemlerinin rolüne dikkat çekildi.
Brifingden öne çıkanlar şunlardır:
• Doktrinel Genişleme: Silahlı kuvvetler, kara, hava, deniz, siber ve uzay operasyonlarını birleştiren çok alanlı konseptlere yönelmektedir.
• Endüstriyel Seferberlik: Devletler, endüstriyel yeterliliklerini gözden geçiriyor, drone ve mühimmat üretimi ile lojistik dayanıklılık ve sürdürülebilirlik öne çıkıyor.
• İnovasyon Dinamikleri: Hızlı prototip yapımı ve çift kullanımlı inovasyon artık ulusal savunma politikalarının yarılmaz parçasıdır.
Brifingde uzun süreli çatışmalarda başarının yalnızca inovasyondan değil, adaptasyon hızından da kaynaklandığının altı çizildi.
Brifing 2. Uzayın Askerileşmesi ve Silahlandırılması: Bir Tehdit Değerlendirmesi
Sunucu: Albay (E) Doç. Dr. Ali Bilgin Varlık
Sunum, tartışmalı bir stratejik alan olarak uzayın gelişen dinamiklerine kapsamlı bir genel bakış sunmuştur. Sunum, uyduların navigasyon, iletişim, gözetleme ve erken uyarı için kullanımını kapsayan uzayın askerileşmesi ile vurucu karşı uzay yeteneklerinin geliştirilmesini veya konuşlandırılmasını kapsayan uzayın silahlandırılması arasında ayrım yapmıştır. Analiz, şu anda hiçbir devletin yörüngede silahlar konuşlandırdığının doğrulanmadığını, ancak çift kullanımlı ve karşı uzay teknolojilerinin artmasının/gelişmesinin sivil ve askeri uzay faaliyetleri arasındaki sınırı belirsizleştirdiğini vurgulamıştır. ABD, Çin, Rusya, Hindistan ve diğerlerinin uydu karşıtı (ASAT) yeteneklerinin yaygınlaşması, yörünge ve yörünge altı alanlarında artan bir silahlanma yarışının altını çizmektedir.
Albay Varlık, en önemli risklerin aktif uzay tabanlı silahlardan değil, çift kullanımlı teknolojilerden, sinyal karıştırmadan, siber müdahaleden ve kinetik enkaz oluşturma potansiyelinden kaynaklandığını vurgularken, bunlarının tamamının uzay ortamının güvenliğini ve sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ifade etmiştir. Brifingde çatışmanın uzaya tırmanmasını önlemek için uluslararası yönetişim ve güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Brifing 3: Ukrayna ve Gazze'den Modern Savaş Dersleri: DOTMLPFI'nin Gelecekteki Çatışmalar İçin Etkileri
Sunucu: (E) Albay Dr. Hasan Yılmaz
Dr. Yılmaz, DOTMLPFI çerçevesi (Doktrin, Organizasyon, Eğitim, Malzeme, Liderlik, Personel, Tesisler, Birlikte Çalışabilirlik) aracılığıyla edinilen derslerin metodik bir sentezini sundu. RUSI ve RAND analizlerinden yararlanarak, son çatışmaların ortaya çıkardığı yapısal zorluklar ifade edildi.
Temel Dersler:
• Doktrin: Görev komuta ilkeleri, kötü koşullar altında inisiyatifi güvence altına almak için kodlanmalıdır. Bağlantı kesildiğinde merkezi kontrol modellerinin çalışmamsı riski her zaman vardır.
• Organizasyon: Askeri ve sivil lojistik ağlarının entegrasyonu operasyonel sürdürülebilirliği güçlendirir.
• Eğitim: Tatbikatlar elektronik savaş, siber ortam ve iletişim kesintisini simüle etmelidir.
• Malzeme: Modüler, onarılabilir ve hızla konuşlandırılabilen sistemler zorlu ortamlarda dayanıklılık sağlar.
• Liderlik: Belirsizlik altında karar alma inisiyatif kullanımını geliştirmek için kurumsal olarak ödüllendirilmelidir.
• Personel: Uyum sağlama yeteneği, psikolojik dayanıklılık ve eleştirel düşünme askerlerin temel nitelikleridir.
• Tesisler: Gerçekçi bir hazırlık için kentsel ve yeraltı savaş tesisleri gereklidir.
• Birlikte Çalışabilirlik: İttifaklar, paylaşılan veri standartlarına ve ortak operasyonel protokollere bağlıdır.
Teknolojik üstünlüğün, esneklikle (öğrenme, uyum sağlama) dengelenmesi gereği öne çıkmaktadır.
KONGRE PROGRAMI-
1. Gün – Perşembe, 23 Ekim 2025
Açılış Oturumu
Açılış Konuşmaları
Özel Brifingler
Webinar A
1. Oturum: 21. Yüzyılda Savaş ve Politika
Oturum Başkanı: Korgeneral (E) Nazım Altıntaş
Oturum 2: Çağdaş Savaşlarda Harekât Dersleri
Oturum Başkanı: Korgeneral (E) Dr. Tahir Bekiroğlu
Oturum 3: Komuta, Kontrol, İletişim, Bilgisayarlar ve İstihbarat (C4I)
Oturum Başkanı: Tuğgeneral (E) Dr. Haldun Solmaztürk
Webinar B
Oturum 1: Modern Çatışmalarda İstihbarat ve Manevra
Oturum Başkanı: Tümgeneral (E) Dr. Hüsmen Akdeniz
Oturum 2: Deniz ve Hava Harekâtları
Oturum Başkanı: Korgeneral (E) Nihat Kökmen
2. Gün – Cuma, 24 Ekim 2025
Webinar A
Oturum 4: Savaşta Yapay Zekâ ve Teknoloji
Oturum Başkanı: Kurmay Albay (E) Doç. Dr. Ali Bilgin Varlık
Oturum 5: Muharebe Hizmet Desteği ve Lojistik
Oturum Başkanı: Korgeneral (E) Alpaslan Erdoğan
Oturum 6: 21. Yüzyıl Savaş Bölgelerinde İnsan Güvenliği
Oturum Başkanı: Dr. Öğr. Üyesi Selma Şekercioğlu Bozacıoğlu
Webinar B
Oturum 3: Savunma Planlaması ve Lojistik
Oturum Başkanı: Tümgeneral (E) Dr. Öğr. Üyesi Tarık Özkut
Oturum 4: Savaşın İnsani Boyutu
Oturum Başkanı: Kurmay Albay (E) Kemal Dinçer
Kapanış Oturumu
BULGULAR VE TEMATİK GÖRÜŞLER
1. Stratejik ve Doktrinel Boyutlar
21. yüzyıl çatışmalarının geleneksel Clausewitzci paradigmaların yeniden incelenmesini gerektirdiğine dair yaygın görüş birliği vardır. Strateji artık geleneksel ve geleneksel olmayan alanlar (siber, enformasyonel, ekonomik ve psikolojik) arasındaki kesintisiz etkileşimi hesaba katmalıdır. Askeri başarı, belirsizlik altında operasyonel ivmenin sürdürülmesine bağlıdır; bu da yalnızca eyleme geçmek için değil, düşünmek için de eğitilmiş komutanlar gerektirir.
Bu alandaki ana temalardan biri, görev komutasının bir ilke olarak yeniden canlandırılmasıdır. İletişimin tıkandığı ve hiyerarşilerin bozulduğu ortamlarda, taktik düzeydeki inisiyatif stratejik sürekliliği sağlayabilir. Her koşulda etkili olmak için genç liderleri güçlendirmek ve güven kültürünü beslemek gereklidir.
Savaş ve barış arasındaki çizgi bulanıklaşmaktadır. Devletler, siber operasyonlar, vekil aktörler ve ekonomik baskı kullanarak "eşiğin altında rekabet" içindeler. Bu nedenle savunma planlaması, toplumun tamamını kapsayan bir dayanıklılık anlayışını bütünleştirmelidir.
2. Teknolojik Dönüşüm
Teknoloji savaş alanında devrim yaratmakla birlikte teknolojik determinizme karşı dikkatli olmak gerekir. Yapay zeka, insansız sistemler ve ağa bağlı sensörler hız ve hassasiyet fırsatları yaratırken, aynı zamanda veri aşırı yüklenmesi ve etik kopukluk risklerini de artırmaktadır.
Önemli bir tartışma, drone-drone ve drone-karşı-drone savaşı ikileminin giderek derinleşmesidir. Ucuz insansız sistemlerin yaygınlaşması, taarruz ve savunma kabiliyetleri arasında hızla değişen dinamik bir ekosistem yaratmaktadır. İnsansız hava aracı otonomisi, menzili veya sensör füzyonundaki her ilerlemenin elektronik savaş, aldatıcı sürüler veya yönlendirilmiş enerji sistemleri gibi karşı tedbirleri tetiklediğini göstermektedir. Bu tür sürekli rekabet, adaptasyon hızı ve doktrinel çevikliğin platform üstünlüğünden daha önemli olduğu bir "teknolojik koşu bandı" yaratmaktadır. Kongre, insansız hava aracı savaşının yalnızca geleneksel hava gücüne bir aksesuar olarak değil, sistemik bir alan olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymuştur.
3. Lojistik ve Endüstriyel Dersler
Modern savaş, yalnızca savaşan güçleri değil, aynı zamanda ulusal endüstriyel üssü de sınayan uzun vadeli yıpranma ile karakterizedir. 21. Yüzyıl savaşları lojistiğin artık bir geri bölge işlevi olarak değil, bir muharebe kabiliyeti olarak görülmesi gerektiğini kanıtlamıştır
Ukrayna ve Gazze'de gözlemlenen büyük çaplı mühimmat tüketimi ve ikmal ikilemi özellikle öne çıkan acil bir konudur. Yüksek yoğunluklu ve uzun sürekli operasyonlar, savaş öncesi planlama varsayımlarının çok ötesinde tüketim oranları yaratmaktadır. Modern topçu, füze ve insansız hava aracı angajmanlarının günde çok sayıda atışlar gerektirdiği ve bunun ileri düzeyde sanayileşmiş devletleri bile zorladığı görülmektedir. Mühimmat ikmali artık endüstriyel kapasite artışına, stok çeşitlendirmesine ve uluslararası tedarik ağlarına bağlıdır. Mühimmat ihtiyaç planlamasında, plan görevlerinin öncelik ve mühimmat çeşitlerinin temin edilme zorluklarını dikkat alarak senaryolar bazında kapsamlı çalışmalar yapılması gereklidir. Mühimmat tedariğinin savaş süresi sürdürülebilirlik ölçütlerini de içerecek şekilde revize edilmesi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.
4. Şeffaf Bir Savaş Alanında Komuta Merkezi Hayatta Kalma Yeteneği
Yoğun ISR (İstihbarat, Gözetleme ve Keşif) ortamındaki harekatta komuta merkezinin bekası kapsamlı yaklaşım gerektirir. Sürekli uydu gözlemi, hassas mühimmatlar ve sinyal istihbaratı, komuta merkezlerine geleneksel olarak sağlanan koruma kalkanının etkisini azaltmıştır. Ukrayna savaşındaki örnek olaylar, sabit veya büyük ölçekli komuta merkezlerinin anında hedef alınabildiğini; tedbir olarak hareketlilik, emisyon/iz kontrolü ve aldatmayı içselleştiren doktrinel değişikliklerin gerekli olduğunu göstermiştir. Komuta merkezleri "geçicilik ve dinamiklik" ilkesiyle çalışmak zorundadır. Sürekli yer değiştirmek, iz bırakmamak ve yapay zekâ destekli kamuflajdan yararlanmak gerekmektedir. Komuta yerleri teşkil etme işleminin artık bir tahkimat/istihkam ve idari işlev değil, temel bir muharebe fonksiyonu olduğu dikkate alınmalıdır.
5. Etik ve İnsani Hususlar
Kongre oturumlarında insani hukuk ve etik, baskın ve sektörler bazında kesişen temalar olarak ortaya çıktı. Başvuran aktörlerin güçleri ne olursa olsun, uluslararası hukukun açık ve örtülü ihlalleri ulusların itibarını aşındırın, milli hedeflerine zarar veren ve gelecek nesillere bedel ödeten bir nitelik taşımaktadır. Çatışmalarda sivillerin ve çatışmayanların korunması yasal ve ahlaki bir görev olmasının yanında stratejik bir zorunluluktur.
Özellikle kentsel alanlarda angajmanlar ve yoğun insansız hava aracı kullanımını kapsayan modern çatışmalar, fiziksel etkilerinin yanında onarılması mümkün olmayan psikolojik ve kültürel hasarlar yaratmaktadır. Kongre, her tür teknolojinin etiğinin de birlikte gelişmesi /geliştirilmesi, bunun bir bilim insanı sorumluluğu olduğunu özellikle vurgulamıştır. Geleceğin komutan ve subaylarının, doğrusal olmayan savaşın baskın olduğu, yapay zekâ ve otonom sistemlerin yoğun kullanıldığı, bilginin silahlaştırıldığı, zihinsel süreçlerin hedef alındığı karmaşık ortamlarda, her tür koşula karşın vicdan ve etikten vazgeçmeyecek şekilde eğitilmesi gereklidir.
6. Bilgi ve Anlatı Savaşı
Savaşların artık fiziksel alanda olduğu kadar bilgi alanında da yürütüldüğü aşikârdır. Anlatı kontrolü meşruiyeti, morali ve uluslararası algıyı şekillendiren bir olgudur. Son çatışmalarda belirgin olan dezenformasyon, siber propaganda ve dijital diplomasi örnekleri, stratejik iletişimin operasyonel bir kabiliyet olarak ele alınması gereken bir alan olduğunu ortaya koymuştur.
Diğer taraftan demokratik toplumların şeffaflık, kişisel verilerin ve özel yaşamın mahremiyeti ile güvenlik arasında denge kurması gerekli olup, “gözetim toplumuna” dönüşme tehlikesinden kaçınılmalıdır. Kurumlar, resmi iletişim kanallarının güvenilirliğini korurken halkı dezenformasyon konusunda eğitmelidir.
7. Kurumsal Öğrenme ve Uyum
Kurumsal öğrenme, etkili askeri örgütlerin tanımlayıcı bir özelliği olarak vurgulanmaktadır. Muharebe deneyimi, araştırma kurumları ve politika oluşturma arasında geri bildirim döngülerini entegre eden devletler, sürdürülebilir uyum elde eder.
Kongre, akademi, askeri eğitim ve savunma sanayilerini birbirine bağlayan ulusal "ders alınan ekosistemlerin" gözden geçirilmesi, (yeniden) tasarlanması, işlevselleştirilmesi, kurumsallaştırılması ve yaygınlaştırılmasının özellikle altını çizmektedir.
8. Uzay Güvenliği ve Stratejik İstikrar
Uzayın askerileştirilmesi ve potansiyel silahlandırılması, küresel ve ulusal güvenlik için ciddi potansiyel tehditler barındırmaktadır. Devletler, dünyadaki rekabetlerin yörüngeye yayılmasını önlemek için şeffaflık, silah kontrolü ve uluslararası normları gözetmelidir. Yanlış hesaplama veya enkaz oluşturan olay riskini azaltmak için uzay durumsal farkındalık paylaşımı, çift kullanımlı teknoloji gözetimi ve güven artırıcı anlaşmalar için mekanizmaların oluşturulması önerilmektedir. Uzayın istikrarlı ve iş birliğine dayalı bir alan olarak korunması, küresel sosyo-ekonomik, güvenlik ve çevresel sistemlerin dayanıklılığının korunması için temel bir ön koşul olarak belirmektedir.
POLİTİKA ÇIKARIMLARI VE ÖNERİLER
1. Doktrin ve Eğitim
Savunma kurumları, doktrinlerini savaşın çok alanlı doğasını yansıtacak şekilde revize etmelidir. Eğitim, belirsizlik karşısında bilişsel çevikliği, etik muhakemeyi ve inisiyatifi vurgulamalıdır. Eğitim senaryoları, liderlerin güvenilir iletişim olmadan komuta etme becerilerini test ederek, tartışmalı ISR ortamlarını simüle etmelidir. Bu özellikleri bünyesinde barındıran harekât hazırlık eğitim ve tatbikatlarına öncelik verilmelidir.
Doktrin ayrıca, emisyon kontrolü, aldatıcı hareketlilik ve hızlı yeniden yapılanma uygulamalarını içeren komuta merkezinin hayatta kalma becerisine ilişkin rehberlik içermelidir. Mobil ve dağıtılmış komuta sistemlerine yatırım, sürekli gözetim altında operasyonların sürekliliğini sağlayacaktır.
2. Teknoloji, İnovasyon ve Tedarik
Tedarik sistemlerinin sürdürülebilirlik, esneklik ve uyarlanabilirlik niteliklerinin savunma planlamalarında ve savunma sanayi yatırımlarında dikkate alınması gereklidir. Günümüz savaşlarından çıkarılan dersler, devletlere sürekli inovasyon gerektiren entegre drone ve karşı drone mimarilerinin geliştirilmesini dikte etmektedir. Yapay zeka destekli sürü kontrolü, elektromanyetik kalkanlama ve yönlendirilmiş enerji savunma sistemleri üzerine araştırmalara öncelik verilmelidir.
Hükümetler ayrıca, uzun süreli çatışmalarda mühimmat yeterliliğini garanti eden "endüstriyel hazırlık stratejileri" benimsemelidir. Bu, ileriye dönük sözleşmeler, koordineli müttefik üretimi ve ani kapasite artışı sağlayabilen otomatik üretim sistemlerini gerektirir. Mühimmat politikası sürdürülebilirlik endekslerini içermelidir.
3. Sivil-Asker İş Birliği ve Yönetişim
Savunma ekosistemleri, askeri gereksinimleri sivil sektör ve akademi inovasyon sektörleriyle birleştirmelidir. Yapay zekâ, robotik ve malzeme bilimi alanlarındaki sivil teknoloji girişimleri, drona karşı savunma sistemleri, lojistik ve kamuflaj teknolojileri için kritik çözümler sunabilir.
Hükümetler ayrıca mühimmat üretimi, tedarik zinciri dayanıklılığı ve lojistik entegrasyonu konusunda kalıcı kurumlar arası bir görev gücü oluşturmalıdır. Savunma planlaması, barış zamanı tedarik ritimlerine bağlı kalmamalıdır.
4. Bilgi Güvenliği ve Stratejik İletişim
Modern savaş alanının şeffaflığı göz önüne alındığında, bilgi kontrolü doktriner bir işlev haline gelmelidir. Devletler, çok katmanlı iletişim güvenliği protokolleri geliştirmeli ve aldatma, kamuflaj, iz/sinyal kontrolü süreçlerini komuta sistemlerinin bekasına ve eğitimine entegre etmelidir. Dezenformasyonla mücadele stratejileri kinetik operasyonlara eşlik etmelidir.
5. Müttefik Birlikte Çalışabilirliği ve Endüstriyel Koordinasyon
NATO ve bölgesel ortaklar, ortak stoklar, koordineli üretim ve mühimmat parçalarının standartlaştırılması yoluyla mühimmat ikmal eksikliklerini ortaklaşa ele almaya çalışmaktadır. Ortaklar arasında karşılıklı güven ve normlara dayalı sürdürülebilir bir iş birliği tesis edildiğinde, bu tür yöntemler belirli sorunlara ekonomik ve uygulanabilir çözümler sunabilir.
Müttefik unsurlar arasındaki ortak eğitim, yalnızca sistemler arasında değil, aynı zamanda taktikler ve doktrinler arasında da birlikte çalışabilirliği sağlayacak şekilde kurumsallaştırılmalıdır.
6. İnsani Hazırlık ve Etik Denetim
Kentsel ortamlardaki askeri operasyonlar, yoğun ISR ve İHA faaliyetleri altında bile sivillerin korunmasını vurgulayan revize edilmiş angajman kuralları gerektirir. Yerleşik hukuk danışmanları ve yapay zekâ etik komiteleri gibi etik denetim mekanizmaları, otonom ve karşı-otonom sistemlerin konuşlandırılmasına eşlik etmelidir.
7. Kurumsal Öğrenme ve Sürekli Uyum
Savaşlar, sürekli gelişen teknolojiyle aktörler, stratejiler, taktikler ve yöntemler bazında çeşitlenerek artan oranda ders çıkarmaktadır. Dolayısıyla günümüz savaşları, her şeyden önce öğrenen ve hızlıca uyum sağlayan organizasyonlar ile bunları yönetebilecek esnek ve yaratıcı düşünebilen nitelikli komutanlar gerektirmektedir. Bu uğraştaki adımlardan biri şüphesiz ki “Alınan Dersler Sistemi”nin kurulmasıdır. Bu sistemin ise hataları, iyi uygulamaları ve tespitleri açıklıkla belirlemesi ve analiz sürecine dahil etmesi, nihayetinde belirlenen değişimleri/yenilikleri, doktrin geliştirme/gözden geçirme, malzeme/teçhizat tedariğine de yönelterek uygulamaya sokması amaçlanmalıdır.
Savaş ve Barış Çalışmaları Kongresi 2025, 21. Yüzyıl askeri etkinliğinin dayanıklılık, görünmezlik ve sürekli öğrenme-uyum yeteneği ile tanımlandığını tespit etmiştir.
“Zafer, yalnızca kimin ilk yenilik yaptığına değil, aynı zamanda kimin en hızlı öğrenip uyum sağladığına da bağlı olacaktır.”
(E)Tuğgeneral Prof. Dr. Oktay BİNGÖL
Kongre Başkanı