
İsrail’in Ekim 2023–Ağustos 2026 Dönemindeki Askerî Adaptasyonu ve Askerî Güç Değişimi
Hamas, Hizbullah, Suriye ve İran cephelerinden çıkarılan stratejik, operatif, taktik ve teknik dersler
26 Ağustos 2026
Bu rapor, İsrail’in Ekim 2023–Ağustos 2026 döneminde Hamas, Hizbullah, Suriye ve İran cephelerinden çıkardığı stratejik, operatif, taktik ve teknik dersleri inceliyor. Çalışma, İsrail’in özellikle uzun menzilli hava harekâtı, çok katmanlı hava ve füze savunması, İHA kullanımı, hedefleme, şehir ve yeraltı muharebesi ile savunma sanayii mobilizasyonunda belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık, insan gücü, rezerv sistemi, mühimmatın sürdürülebilirliği, ekonomik maliyetler ve ABD desteğine bağımlılık önemli hassasiyetler yaratıyor. Uluslararası meşruiyet kaybı, diplomatik yalnızlaşma ve bölgesel güç merkezlerinin yükselişi, İsrail’in stratejik hareket alanını daraltarak gelecekte bazı hedeflerini önceliklendirmesini ve taviz vermesini zorunlu kılabilir.

İsrail’in Ekim 2023–Ağustos 2026 Dönemindeki Askerî Adaptasyonu ve Askerî Güç Değişimi
Hamas, Hizbullah, Suriye ve İran cephelerinden çıkarılan stratejik, operatif, taktik ve teknik dersler
Yönetici özeti
Bu raporun temel sonucu, İsrail'in Ağustos 2026 itibarıyla Ekim 2023'e kıyasla operatif, taktik ve teknolojik bakımdan daha güçlü, buna karşılık uzun vadeli stratejik konumu bakımından daha karmaşık ve bazı yönlerden daha hassas hale geldiğidir.
7 Ekim 2023 saldırısı, İsrail açısından öncelikle istihbarat toplama yetersizliğinden ziyade, istihbaratı yorumlama, yerleşik tehdit varsayımlarını sorgulama ve uyarıyı zamanında kuvvet tertibine dönüştürme başarısızlığını ortaya çıkarmıştır. İzleyen dönemde IDF'nin (İsrail Savunma Kuvvetleri-Ordusu) güvenlik yaklaşımı, düşmanın caydırıldığı varsayımına dayalı sınır güvenliğinden giderek daha fazla tehdidin kapasitesini önceden azaltmaya, kritik altyapıyı hedeflemeye ve tehlikeyi İsrail sınırlarından daha uzakta karşılamaya yönelmiştir.
Gazze savaşı, IDF'ye yoğun şehir ve yeraltı muharebesinin; tünel savaşının yerüstü operasyonlarıyla eş zamanlı yürütülmesinin; küçük birlik seviyesinde İHA ve ISR kullanımının; zırhlı–piyade–istihkâm entegrasyonunun; organik ateş gücü ve elektromanyetik spektrum yönetimi konusunda önemli operasyonel tecrübe kazandırmıştır. Hizbullah'la çatışmalar ise İsrail'in istihbarat–hedefleme–hassas ateş zincirini, düşmanın komuta-kontrol yapısını, füze stoklarını ve fırlatma kapasitesini kaynağında bozacak şekilde kullanma yeteneğini geliştirmiştir. Suriye'deki gelişmeler bu önleyici anlayışın daha ileri bir biçimini göstermektedir. Esad rejiminin çöküşü sonrasında İsrail, İran'ın ve diğer silahlı aktörlerin yeniden yerleşmesini engellemek amacıyla yalnızca hava saldırılarıyla yetinmeyip bazı kritik arazi ve askerî altyapılar üzerinde doğrudan baskı kurmaya yönelmiştir. Ancak bu yaklaşım aynı zamanda Türkiye ve yeni Suriye yönetimiyle yeni güvenlik ikilemleri oluşturma potansiyeline de sahiptir. Dolayısıyla Suriye örneği, operatif hareket serbestisinin artmasının stratejik güvenliği otomatik olarak artırmadığını göstermektedir.
İran'la 2024–2026 arasında giderek doğrudan hale gelen çatışmalar ise İsrail'in uzun menzilli hava harekâtı açısından önemli bir savaş tecrübesi kazanmasını sağlamıştır. Bununla birlikte İran'ın 2025 sonrasında füze üretim kapasitesini beklenenden hızlı biçimde yeniden oluşturabilmesi, İsrail açısından kritik bir karşı ders ortaya çıkarmıştır: bir hedefi imha etmek ile düşmanın temsil ettiği askerî fonksiyonu kalıcı biçimde ortadan kaldırmak aynı şey değildir.
Teknik ve savunma sanayii açısından İsrail belirgin biçimde güçlenmiştir. Iron Dome, David's Sling ve Arrow hava savunma sistemleri savaş verileriyle geliştirilmiş; Arrow'un önleyici üretimi artırılmış ve Iron Beam, Aralık 2025'te yeni bir operasyonel lazer savunma katmanı olarak hizmete alınmıştır. Aynı dönemde küçük İHA'lar, karşı-İHA sistemleri, kara robotları, otonomi ve yapay zekâ daha merkezi kuvvet geliştirme alanlarına dönüşmüş; kritik mühimmat ve bileşenlerin yerli üretiminin artırılmasına yönelik önemli yatırımlar yapılmıştır. Bu gelişmeler İsrail'in teknik adaptasyon ve savunma sanayii mobilizasyon kapasitesinin 2023'e kıyasla önemli ölçüde arttığını göstermektedir.
Bununla birlikte, İsrail'in güç artışı maliyetsiz değildir. Uzun süreli seferberlik personel ve yedeklik sistemini zorlamış, IDF'nin önemli bir insan gücü açığı ortaya çıkmış, askerî harcamalar olağanüstü yükselmiş ve hava savunma önleyicileri ile hassas mühimmat stoklarının sürdürülebilirliği stratejik bir problem haline gelmiştir. Büyük ölçekli İran tipi bir savaşta ABD'nin istihbarat, lojistik, mühimmat, füze savunması ve stratejik kuvvet desteğinin önemi de devam etmektedir. Bu nedenle İsrail daha güçlü bir savaşma kapasitesine sahip olsa da, bu kapasiteyi uzun süre tek başına sürdürebilme konusunda ciddi kısıtlarla karşı karşıyadır.
Bu askerî hassasiyetlere uluslararası meşruiyetin aşınması ve diplomatik maliyetlerin artması da eklenmektedir. 2026'da bazı Batılı ülkelerin İsrailli yetkililere ve Batı Şeria'daki aktörlere yönelik yaptırımlar uygulaması, İsrail'in politikalarına geleneksel ortakları arasında dahi daha fazla itiraz ürettiğini göstermektedir. Bu durum İsrail'in askerî hareket serbestisinin gelecekte daha yüksek diplomatik ve ekonomik maliyet yaratabileceğine işaret etmektedir.
Aynı zamanda ABD'nin İsrail'le stratejik ilişkisinin sona ermesi beklenmese de Washington'ın kendi resmî strateji belgeleri, Orta Doğu dahil müttefiklerin kendi savunmalarında daha fazla birincil sorumluluk üstlenmesini ve ABD desteğinin daha sınırlı ve seçici biçimde kullanılmasını öngörmektedir. Bu eğilim, İsrail açısından ABD desteğinin gelecekte de önemli olacağ ı, ancak bunun siyasi, ekonomik ve askerî maliyetinin daha fazla dikkate alınacağı bir ortam anlamına gelmektedir.
Buna paralel olarak Orta Doğu'nun güvenlik düzeni giderek daha çok merkezli hale gelmektedir. Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Körfez ülkeleri daha bağımsız güvenlik politikaları geliştirmekte ve bölgesel iş birliği mekanizmaları kurmaktadır. Bu eğilim, ABD'nin daha öngörülemez ve seçici angajmanıyla birlikte, bölgesel orta güçlerin stratejik özerklik arayışının bir sonucudur. Ağustos 2026'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma düzenlemesi de bölgedeki güç merkezlerinin çeşitlenmesinin somut göstergelerinden biridir.
Dolayısıyla raporun nihai stratejik değerlendirmesi, İsrail'in gelecekte ortaya çıkabilecek temel paradoksunun “askerî olarak daha güçlü fakat stratejik olarak daha hassas” bir konuma gelmesi olduğu yönündedir. İsrail'in aynı anda İran'ın askerî kapasitesini kalıcı olarak baskılama, Gazze'de istediği siyasi düzeni oluşturma, Batı Şeria'daki mevcut politikaları sürdürme, Suriye'de geniş bir ileri güvenlik alanı muhafaza etme ve ABD'nin yüksek düzeyli desteğini aynı koşullarla sürdürme hedeflerinin tamamını birlikte sürdürebilmesi giderek daha maliyetli olacaktır.
Bu nedenle, önümüzdeki dönemde İsrail'in stratejik önceliklendirme yapması ve hedeflerinin bir kısmında taviz vermesi ya da bunları daha sınırlı amaçlara dönüştürmesi, bölgesel aktörlerle iş birliğine yönelmesi olasılık dışı değildir.
Giriş
7 Ekim 2023 tarihinde Hamas'ın İsrail'e düzenlediği geniş çaplı saldırı, yalnızca İsrail'in sınır güvenliği ve istihbarat sisteminde önemli zafiyetleri ortaya çıkarmamış, aynı zamanda İsrail'in 2006 Lübnan Savaşı sonrasında geliştirdiği caydırıcılık, erken uyarı, teknoloji yoğun sınır güvenliği ve hassas ateş gücüne dayalı güvenlik yaklaşımının temel varsayımlarını da sorgulamaya açmıştır. İzleyen üç yıllık dönemde İsrail Savunma Kuvvetleri (Israel Defense Forces-IDF), Gazze'de Hamas'a ve Lübnan'da Hizbullah'a karşı geniş çaplı harekâtlar yürütmüş; Suriye'deki askerî faaliyetlerini önemli ölçüde genişletmiş ve İran'la örtülü rekabetten doğrudan hava ve füze savaşına uzanan yeni bir çatışma dönemine girmiştir.
Bu nedenle Ekim 2023–Ağustos 2026 dönemi, İsrail açısından yalnızca uzun süreli bir savaş dönemi değil, aynı zamanda yüksek yoğunlukta bir askerî öğrenme, adaptasyon ve kuvvet geliştirme süreci olarak da değerlendirilmelidir. Gazze'deki yoğun şehir ve yeraltı muharebesi, Hizbullah'ın roket, füze ve insansız hava aracı kapasitesi, İran'ın doğrudan balistik füze ve İHA saldırıları ile Suriye'deki değişen stratejik ortam, IDF'yi birbirinden oldukça farklı operasyonel problemlere aynı zaman dilimi içinde yanıt vermeye zorlamıştır.
Bu çalışmanın amacı, İsrail’in bu çatışmalardan hangi kurumsal ve operasyonel dersleri çıkardığı, bu dersleri doktrin, teşkilat, eğitim, teknoloji ve kuvvet yapısına ne ölçüde dönüştürebildiği ve bunun sonucunda Ağustos 2026 itibarıyla Ekim 2023'e kıyasla askerî etkinliğinin artıp artmadığıdır.
1. Kavramsal Çerçeve
Askerî etkinlik literatürü bu tür bir çalışmada yalnızca platform sayılarına veya savaş sonuçlarına bakmanın yeterli olmadığını göstermektedir. Millett, Murray ve Watman (1986), askerî etkinliği silahlı kuvvetlerin sahip oldukları fiziksel ve siyasi kaynakları muharebe gücüne dönüştürme kapasitesi olarak tanımlar ve bunun politik, stratejik, operatif ve taktik seviyelerde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Bir askerî örgüt taktik seviyede oldukça başarılı olabilirken stratejik seviyede aynı ölçüde etkili olmayabilir; hatta bir seviyedeki etkinlik başka bir seviyede maliyet üretebilir (Millett vd., 1986).
Bernasconi (2012) bu yaklaşıma özellikle adaptasyon ve zaman boyutlarını eklemektedir. Ona göre askerî etkinlik statik değildir; çünkü savaş, iki veya daha fazla öğrenen rakibin karşılıklı etkileşimidir. Bu nedenle bir ordunun mevcut üstünlüğü kadar, rakibin geliştirdiği karşı önlemleri ne kadar hızlı tespit ettiği ve bunlara ne ölçüde uyum sağladığı da belirleyicidir. Bernasconi ayrıca taktik ve operatif üstünlüğün stratejik ve politik seviyelerle bağlantısı kurulmadığı durumda ulusal güvenlik hedeflerine ulaşmak için yeterli olmayabileceğini savunmaktadır.
Gholz (2003) ise askerî etkinlik ile askerî verimliliği birbirinden ayırarak analize önemli bir kaynak tahsisi boyutu kazandırmaktadır. Bir ordunun kaynaklarını etkin biçimde seferber etmesi ve bu kaynakları savaş alanında başarılı bir kuvvet kullanımına dönüştürmesi aynı şey değildir. Bu ayrım, İsrail'in savaş sonrasında artan savunma bütçesinin ve üretim kapasitesinin otomatik olarak aynı oranda askerî etkinlik artışı anlamına gelip gelmediğini değerlendirmek açısından özellikle önemlidir.
Bu rapor bu nedenle İsrail'in Ekim 2023 sonrasındaki askerî dönüşümünü yalnızca yeni silah sistemlerinin geliştirilmesi üzerinden değil, kaynakların muharebe gücüne dönüştürülmesi, savaş sırasında öğrenme, düşmana uyum sağlama ve taktik-operatif sonuçların stratejik hedeflere bağlanması açısından da incelemektedir.
Çalışma aşağıdaki araştırma sorularına cevap aramaktadır:
· İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısından stratejik erken uyarı, istihbarat değerlendirmesi, sınır güvenliği, kuvvet tertibi ve caydırıcılık bakımından hangi temel dersleri çıkarmıştır?
· Gazze'deki Hamas'a karşı yürütülen harekâtlar, IDF'nin şehir muharebesi, tünel savaşı, birleşik kuvvet kullanımı, küçük birlik seviyesinde ISR, İHA kullanımı, ateş desteği ve elektromanyetik spektrum yönetiminde ne tür değişikliklere yol açmıştır?
· Hizbullah'la çatışmalar İsrail'in uzun menzilli ateş gücü, istihbarat penetrasyonu, hedef üretimi, komuta-kontrol sistemlerine saldırı ve roket/füze tehdidini kaynakta bastırma anlayışını nasıl değiştirmiştir?
· Esad rejiminin çöküşü ve Suriye'deki yeni güvenlik ortamı İsrail'in “campaign between the wars” yaklaşımını daha ileri ve önleyici bir güvenlik modeline dönüştürmüş müdür?
· İran'la doğrudan hava ve füze savaşları İsrail'in uzun menzilli hava harekâtı, SEAD/DEAD, havada yakıt ikmali, stratejik ISR ve çok katmanlı füze savunması kapasitesi hakkında hangi dersleri ortaya koymuştur?
· İran'ın savaş sonrasında füze ve diğer askerî kapasitelerini yeniden üretme yeteneği, İsrail'in “hedef imhası” ile “düşmanın askerî fonksiyonunu kalıcı olarak bozma” arasındaki farkı nasıl yeniden değerlendirmesine yol açmaktadır?
· 2023–2026 döneminde Iron Beam, Iron Dome, David's Sling ve Arrow sistemlerinde hangi yeni kabiliyetler geliştirilmiştir; İHA, karşı-İHA, robotik ve yapay zekâ alanlarında hangi kurumsal ve teknolojik değişiklikler gerçekleştirilmiştir?
· İsrail'in savunma sanayii, mühimmat üretimi ve önleyici füze stoklarının genişletilmesi uzun süreli savaşın ortaya çıkardığı hangi sürdürülebilirlik problemlerine cevap vermektedir?
· İnsan gücü, rezerv sistemi, ekonomik maliyet, mühimmat tüketimi ve ABD desteğine duyulan ihtiyaç İsrail'in artan taktik ve teknolojik kapasitesini ne ölçüde sınırlandırmaktadır?
· Son olarak, İsrail'in Hamas, Hizbullah, Suriye ve İran karşısındaki taktik ve operatif başarıları sürdürülebilir stratejik ve siyasi sonuçlara dönüştürülebilmiş midir?
Son soru çalışmanın merkezinde yer almaktadır. Çünkü askerî etkinliğin ölçülmesinde yalnızca “düşmana ne kadar zarar verildiği” değil, bu zararın amaçlanan siyasi-stratejik sonucu üretip üretmediği de dikkate alınmalıdır (Millett vd., 1986).
Çalışmada İsrail'in askerî dönüşümü stratejik, operatif, taktik, teknik ve kuvvet geliştirme olmak üzere dört savaş seviyesinde incelenmektedir. Ancak teknik kapasitenin tek başına askerî etkinlik anlamına gelmediği kabul edilmektedir. Rosen (1995) aynı maddi kaynakların farklı toplumsal ve örgütsel yapılarda farklı miktarda askerî güç üretebileceğini gösterirken, askerî gücün yalnızca teknoloji veya ekonomik kapasiteden türetilemeyeceğini vurgular. Benzer biçimde, Gholz (2003) savaş araçlarına sahip olmak ile bu araçları uygun doktrin, eğitim, teşkilat ve kuvvet kullanımıyla etkili sonuçlara dönüştürmek arasında ayrım yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu nedenle raporda teknolojik yenilikler kendi başına güç artışı olarak değil, operasyonel probleme ne ölçüde çözüm ürettikleri üzerinden değerlendirilmektedir.
Ekim 2023 ile Ağustos 2026 arasındaki değişim beş yatay boyutta karşılaştırılmaktadır:
Boyut | Temel soru |
Muharebe kapasitesi | IDF düşmanı tespit etme, hedefleme, vurma ve kendi kuvvetlerini koruma konusunda daha etkili hale geldi mi? |
Adaptasyon kapasitesi | Savaş sırasında tespit edilen sorunlar doktrin, eğitim, teşkilat veya teknoloji değişikliklerine dönüştürüldü mü? |
Sürdürülebilirlik | İnsan gücü, rezervler, mühimmat, lojistik ve sanayi uzun süreli bir savaşı destekleyebiliyor mu? |
Göreli güç | İsrail'in kapasitesindeki değişim rakiplerinin kapasitesindeki değişime göre nasıl bir sonuç üretmektedir? |
Stratejik etkinlik | Taktik ve operatif başarılar İsrail'in daha geni ş güvenlik ve siyasi hedeflerine dönüşebiliyor mu? |
Çalışmada üç farklı kaynak grubundan yararlanılmaktadır. Birinci grup, internet ortamında yer alan resmî İsrail kaynaklarıdır. Bu kaynaklar özellikle 7 Ekim soruşturmaları, silah sistemlerinin geliştirilmesi, üretim programları ve kurumsal değişiklikler hakkında birincil veri sağlamaktadır. İkinci grup IISS, RUSI, SIPRI ve INSS gibi araştırma ve stratejik analiz kuruluşlarının çalışmalarından oluşmaktadır. Bu kaynaklar, İsrail'in kendi resmî anlatısını operasyonel ve stratejik bağlama yerleştirmek ve özellikle rakiplerin kapasitesini, askerî harcamalarını ve savaşın sonuçlarını karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amacıyla kullanılmaktadır. Üçüncü grup ise askerî etkinlik literatürüdür. Millett vd. (1986), Bernasconi (2012), Gholz (2003) ve Rosen (1995) gibi çalışmalar, raporun kavramsal ve teorik değerlendirme çerçevesini oluşturmaktadır.
Çalışmanın önemli bir sınırlaması, incelenen dönemin bazı çatışmalarının Ağustos 2026 itibarıyla henüz tamamlanmamış olmasıdır. Özellikle İran'la devam eden çatışmanın stratejik ve siyasi sonuçları henüz kesinleşmemiştir. Bu nedenle İran'a ilişkin değerlendirmelerde “zafer”, “başarısızlık” veya “nihai stratejik sonuç” gibi kesin hükümler yerine mevcut operasyonel verilerden çıkarılabilecek ara sonuçlara odaklanılmaktadır. Bir diğer sınırlama, savaş zamanında tarafların kayıp ve başarı oranları, füze stoku, imha edilen sistemler veya karşı tarafın muharebe gücü konusundaki verilerin tamamen gerçeği yansıtmamasıdır. Bunun nedeni, tarafların kamuoyu algısını şekillendirmek için bilgi operasyonları yürütmesidir.
2. Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısından çıkarılan stratejik dersler
IDF'nin 10 Kasım 2025'te yayımladığı inceleme, 7 Ekim başarısızlığını; Gazze ve Hamas hakkında kavramsal hata, istihbarat başarısızlığı, Hamas'ın Güney İsrail’i işgal planını “Jericho Wall” küçümsemesi; İsrail ordusunda yıllar içinde yerleşen sorunlu örgütsel-operasyonel kültür ve 6–7 Ekim gecesindeki karar alma/kuvvet kullanma hatalarına bağlamıştır (IDF, 2025). Esas başarısızlık bilgi eksikliğinden çok yorumlama, sonuç çıkarma ve eyleme geçme başarısızlığıydı.
İsrail devletinin Hamas’ın 7 Ekim saldırı planını bir yıl önceden bildiği basına yansıyan yaygın bir iddiadır (The New York Times, 2023, 2 Aralık; Modern Diplomacy, 2023). IDF, Hamas’ın 7 Ekim saldırısının “bilginin bulunmadığı” bir ortamda meydana gelmediğini kabul etmiştir. Farklı IDF unsurlarında olağandışı gelişmeler hakkında bilgiler bulunmasına rağmen, bunlar profesyonel bir şekilde birleştirilerek operasyonel erken ikaza dönüştürülememiştir. IDF ayrıca Hamas'ın yıllar içinde askerî örgüt niteliğinde gelişiminin yeterince kavranamadığını belirtmektedir.
Bunun stratejik anlamı şudur: daha fazla sensör, daha fazla SIGINT veya daha fazla veri tek başına stratejik erken uyarı üretmez. İstihbarat sisteminin görevi yalnızca bilgi toplamak değil, mevcut doktriner varsay ımları sorgulayabilmek ve düşük olasılıklı fakat yüksek etkili senaryolara karşı hareket tarzları için veri sağlamaktır.
2025 IDF incelemesi, Hamas'ın yıllar içinde stratejik ve operatif dönüşümünün yeterince anlaşılmadığını dile getirmekte ve bu kapsamda 7 Ekim öncesi İsrail’in önemli zayıflıklarından birinin Hamas’ın büyük ölçüde caydırıldığı varsayımına güvenilmesi olduğunu belirtmektedir (IDF, 2025).
Bu tecrübe İsrail güvenlik düşüncesini daha önleyici bir çizgiye kaydırmıştır. Düşmanın niyetlerinin istikrarlı kalacağı varsayımı yerine, düşmanın kapasitesinin kendi başına bir risk olarak görülmesi giderek daha belirgin hale gelmiştir. Lübnan'da Hizbullah'ın füze ve komuta altyapısına, Suriye'de stratejik silah depolarına ve İran'da füze, hava savunması, komuta-kontrol ve nükleer altyapıya yönelik operasyonları bu eğilimin farklı örnekleri olarak görmek mümkündür. Bununla birlikte, bu yaklaşım yeni bir stratejik risk yaratmaktadır. Sürekli önleyici askerî faaliyetler güvenlikte kısa vadede artış sağlayabilirken, daha fazla cephede sürekli kuvvet bulundurma ihtiyacı ve tırmanma riski de doğurmaktadır.
3. Hamas ile Gazze’deki çatışmalardan çıkarılan dersler
3.1. Stratejik seviye: Askerî hedeflerin ele geçirilmesi siyasi başarı değildir
İsrail'in Gazze'deki kampanyası Hamas'ın örgütlü askerî kapasitesine ağır zarar verdi. Ancak IISS'nin savaşın birinci yılındaki değerlendirmesinde de vurgulandığı gibi Hamas'ı askerî olarak zayıflatmak ile savaş sonrası Gazze'nin siyasi ve güvenlik düzenini oluşturmak iki farklı problemdir. İsrail, önemli askerî başarılarına rağmen savaş sonrası siyasi düzen konusunda uzun süre tutarlı bir nihai durum geliştiremedi (IISS, 2024a). Bu bulgu, Millett vd. (1986) ve Bernasconi'nin (2012) askerî etkinlik yaklaşımıyla örtüşmektedir. Bir ordunun çok sayıda düşman birliğini, tüneli veya komutanı etkisiz hale getirmesi taktik ve operatif etkinlik gösterebilir; ancak bu başarılar siyasi hedefe bağlanamıyorsa stratejik etkinlik daha sınırlı kalabilir. Bu nedenle Gazze'den çıkan en önemli stratejik derslerden biri, belirlenmiş hedeflerin imhasının örgütün siyasi ve toplumsal yeniden üretim kapasitesinin ortadan kaldırılmasıyla aynı şey olmadığıdır.
3.2. Operatif seviye: yerüstü ve yeraltı aynı muharebe sahasıdır
Gazze harekâtının IDF üzerinde yarattığı en belirgin değişimlerden biri yeraltı muharebesinin ayrı bir mühendislik problemi olmaktan çıkarak genel manevra planının merkezine yerleşmesidir.
Watling ve Reynolds'a (2024) göre IDF başlangıçta yerüstü operasyonlarını ve tünel operasyonlarını sıralı şekilde yürüttüğünde inisiyatifi rakibe bırakabildiğini ve operasyon temposunun düştüğünü gördü. Daha etkili bir yaklaşımın yerüstü ve yeraltı operasyonlarını eşzamanlı yürütmek olduğu sonucuna varıldı. Bu durum, yeraltındaki hatların ve istikametlerin yüzeydeki birlik bölgeleriyle örtüşmemesi nedeniyle daha gelişmiş bir muharebe sahası yönetimini gerekli kıldı (Watling & Reynolds, 2024). Bu adaptasyonun sonucu olarak istihkâm, piyade, zırhlı birlikler, İHA'lar ve hassas ateş sistemlerinin birbirine daha yakın entegrasyonu gerekli hale gelmiştir.
3.3. Taktik seviye: birleşik kuvvet kullanımı daha küçük birliklere indi
Gazze'deki dar manevra cepheleri, dost ateşi ve ateşlerin karşılıklı birlik sınırlarını aşması sorununu büyüttü. RUSI çalışmasına göre IDF, aynı eksen üzerinde ilerleyen birliklere birbirinden ayrılmış hareket ve ateş koridorlarının tahsis edilmesinin dost ateşi riskini azalttığını tespit etti. Aynı çalışma, birleşik kuvvet unsurlarının bazı durumlarda takım seviyesine kadar yakın destek vermesinin gerekli hale geldiğini belirtmektedir (Watling & Reynolds, 2024).
Gazze’deki yıkılmış binalar ve moloz yığınları klasik şehir muharebesinden farklı bir problem yarattı. Bombalama neticesinde binaların çökmesiyle oluşan yoğun enkaz nedeniyle, binalar ve sokaklar yok olduğu için haritalar üzerinde topçu ve hava unsurlarına hedef koordinatı vermek imkânsızlaşmış; askerlerin düşman mevzilerini sözlü veya görsel olarak tarif etmesi zorlaştığından hedefleme hataları yaşanmıştır. Diğer taraftan, tank sürücülerinin özellikle yağmurlu havalarda enkaz ve bombardıman çukurlarının derinliğini doğru tahmin edememesi, araçların devrilmesine veya çukurlara saplanarak saf dışı kalmasına neden olmuştur ve çok sayıda zırhlı araç kaybı yaşanmıştır. Enkaz yığınları Hamas’ın keskin nişancılar ve tanksavar ekipleri için çok daha korunaklı ve tespit edilmesi zor gizlenme alanları sunmuştur (Modern War Institute, 2023; The National, 2024).
IDF bu ortam için “yıkıma uğratılmış arazi harbi” (devastated terrain warfare) olarak nitelenen özel bir eğitim ihtiyacı belirlemiştir (Watling & Reynolds, 2024). Karşılaşılan zorluklarla baş edebilmek için askerî birlikler arazi operasyonlarında radikal strateji değişikliklerine gitmiştir. Bunlardan biri eşzamanlı yüzey ve yeraltı muharebeleridir. Eskiden önce yerüstünün temizlenmesi, ardından tünellere girilmesi benimsenmişti. Enkaz harbinde bu durumun düşmana zaman kazandırdığı fark edilerek yerüstü ve tünel operasyonları aynı anda yürütülmeye başlanmıştır. Diğer bir uygulama, en alt kademedeki takımlara ve mangalara kadar küçük saldırı ve keşif dronlarının dağıtılmasıdır. Bu dronlar enkazın arkasındaki kör noktaları ve tünel girişlerini tespit etmek için aktif olarak kullanılmıştır. Askerlerin hiçbir referans noktası kalmamış düzensiz enkaz yığınları üzerinde düşmanın yerini diğer birimlere ve hava unsurlarına hatasız şekilde aktarabilmeleri için özel "hedefe konuşma" (talking onto target) eğitimi verilmeye başlanmıştır (Watling & Reynolds, 2024).
Yıkıma uğratılmış arazi harbi, modern orduların ezici ateş gücü kullanmasının ardından kendi yarattıkları enkazın içinde nasıl hareket kabiliyetlerini kaybettiklerini ve buna karşı nasıl yeni yapay zekâ, İHA ve tünel harbi taktikleri geliştirmek zorunda kaldıklarını gösteren güncel bir askeri ders niteliğindedir
3.4. Organik ateş gücü ve “sensor-to-shooter” döngüsü
Hamas'ın küçük gruplarla ortaya çıkıp kısa süre içinde tanksavar, RPG veya küçük silahlarla saldırdıktan sonra teması kesmeye yönelik taktikleri, tim, manga ve takım gibi IDF birliklerinin derhal karşı etkili ateş üretebilmesini önemli hale getirmiştir. Bu ihtiyaç küçük birlik seviyesinde organik etkili ateş desteğini ifade etmektedir (Watling ve Reynolds, 2024). Bunun daha geniş sonucu, keşif İHA'sı–sensör–komutan–ateş desteği zincirinin mümkün olduğunca kısaltılmasıdır. İsrail'in savaş boyunca yoğun şekilde kullandığı küçük gözetleme keşif dronları, birliklere daha yakın gerçek zamanlı keşif sağlarken aynı zamanda elektromanyetik spektrum üzerinde yeni bir yük oluşturmuştur.
3.5. Elektromanyetik spektrum yeni bir manevra alanıdır
Gazze'de dost İHA'lar, düşman İHA'lar, elektronik koruma sistemleri, jammerlar ve dijital komuta-kontrol sistemlerinin aynı ortamda yoğunlaşması, yeni bir spektrum yönetimi problemi yaratmıştır. RUSI'ye göre IDF, bir taraftan organik İHA sayısını artırırken, diğer taraftan dost-düşman ayrımı ve elektronik korumanın kendi dijital sistemlerini bozması sorunlarıyla karşılaşmıştır. Bu durum, elektromanyetik spektrumun fiziksel arazi kadar dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ortaya koymuştur (Watling & Reynolds, 2024). Bu ders sadece Gazze'ye özgü değildir. İran, Hizbullah ve diğer aktörlerin İHA, elektronik harp ve seyir füzesi kapasiteleri arttıkça, IDF'nin gelecekteki müşterek operasyonlarında spektrum yönetiminin önemi giderek artacağı değerlendirilmektedir. Etkili bir yönetim sağlanmadığında, elektromanyetik spektrum hasımların istismar edeceği bir hassasiyet alanıdır.
4. Hizbullah ve Lübnan cephesinden çıkarılan dersler
4.1. Stratejik ders: aktif savunma tek başına yeterli değildir
Hizbullah'ın savaş öncesindeki temel stratejik avantajlarından biri İsrail'i çok yoğun roket, füze ve İHA salvolarıyla tehdit edebilmesiydi. Böyle bir tehdide İsrail’in yalnızca Iron Dome, David's Sling ve Arrow gibi aktif hava savunma sistemleriyle cevap vermesi ekonomik ve fiziksel açıdan sürdürülebilir değildir. Söz konusu savunma sistemlerinin mühimmat ve ateş kanalı kapasitesi sınırlıdır ve mühimmat pahalıdır; üretimi, zaman başta olmak üzere, çeşitli kısıtlamalara tabidir.
İsrail'in 2024 Lübnan Harekâtı’nda ortaya çıkan model, füzenin yalnızca uçuş sırasında vurulması yerine, üretim, depolama, nakliye ve fırlatma zincirinin saldırıdan önce veya saldırı sırasında bozularak tehdidin kaynağında azaltılması olmuştur. Hokayem'e (2024) göre İsrail, 2023–2024 boyunca Hizbullah'a karşı istihbarat üstünlüğünü ve hava gücünü birleştirerek örgütün komuta yapısına ve silah stoklarına önemli kayıplar verdirmiştir. Hizbullah'ın beklediği kontrollü ve kademeli tırmanmanın aksine, İsrail giderek yoğunlaşan yıpratma kampanyasının temposunu büyük ölçüde kendisi belirlemiştir (Hokayem, 2024).
4.2. Operatif ders: istihbarat penetrasyonu ateş gücünü katlayan bir faktördür
Lübnan'daki tecrübe “daha fazla uçak” kadar daha iyi hedef tespitinin ve tahsisinin önemini göstermiştir. İsrail, Hizbullah'ın üst ve orta kademe komuta yapısına, füze altyapısına ve depolarına yönelik hassas saldırılarla hava gücünün etkisini artırmıştır. IISS, 2024 kampanyasını İsrail'in üstün istihbarat toplama ve hava gücünün Hizbullah üzerinde yarattığı sistemik baskı açısından değerlendirmektedir (IISS, 2024b). Bu durum, İsrail açısından ISR-hedef ateş-hasar değerlendirmesi ve yeniden hedefleme döngüsünü güçlendirmiştir. Başarıyı belirleyen yalnızca mühimmatın hassasiyeti değil, bu döngünün ne kadar hızlı ve sürekli olarak işletilebildiğidir.
4.3. Teknik/istihbarat dersi: düşmanın tedarik ve haberleşme ağı da muharebe sahasıdır
Eylül 2024'te Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazları ve telsizlerin patlatılması, İsrail tarafından ilk aşamada resmen üstlenilmese de uluslararası analizlerde yaygın olarak İsrail istihbarat operasyonu olarak değerlendirilmiştir. IISS bu olayın Hizbullah'ın haberleşme güvenliği ve karşı istihbarat sistemindeki önemli zafiyetleri ortaya çıkardığını belirtmiştir (Singh & Hokayem, 2024).
Buradan çıkarılan teknik-stratejik ders, modern savaşta tedarik zincirinin de bir saldırı yüzeyi olduğudur. Güvenli iletişim cihazları, elektronik bileşenler, yazılım, ara tedarikçiler ve lojistik kanallar artık yalnızca destek unsurları değil, doğrudan operasyonel güvenlik problemleridir.
5. Suriye'den çıkarılan dersler
5.1. Reaktif önlemeden ileri alan kontrolüne
Esad yönetiminin Aralık 2024'te çöküşü İsrail açısından İran'ın Suriye üzerinden Hizbullah'a uzanan geleneksel lojistik hattını ciddi biçimde değiştirmiştir. İsrail bunun ardından Suriye’de tampon bölgeye girmiştir. İsrail aynı zamanda Suriye tarafındaki Hermon Dağı'nın kritik noktalarını kontrol altına almış ve Suriye'nin eski rejimden kalan askerî altyapısına yönelik geniş hava saldırıları gerçekleştirmiştir.
IDF, Esad yönetiminin devrilmesini takip eden ilk 48 saatte eski Suriye rejiminin askerî kapasitesinin %70–80'inin imha edildiğini ileri sürmüştür (INSS, 2025). Bu saldırılar İsrail’in operatif hedefindeki değişimin emareleri olmuştur. İsrail’in önceki “campaign between the wars” modeli büyük ölçüde İran'ın Suriye'ye yerleşmesini ve Hizbullah'a stratejik silah transferlerini düzenli hava saldırılarıyla engellemeye dayanıyordu. Esad sonrası dönemde İsrail daha ileri bir yaklaşım benimsemiş ve tehdidin yeniden oluşabileceği bölgeleri fiziksel olarak kontrol etmeye yönelmiştir.
5.2. Yeni risk: Türkiye ile güvenlik ikilemi
Bu ileri savunma yaklaşımının maliyeti 2026'da daha görünür hale gelmiştir. Ağustos 2026'da İsrail, Suriye'nin Abu al-Duhur hava üssünü vurmuş ve Ankara'nın burada askerî konuşlanma gerçekleştirebileceğini bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirmiştir. Türkiye ve Suriye ise böyle bir konuşlanma planını reddetmiş; ABD tarafı, gerilimin yanlış hesaplama yoluyla tırmanmasını önlemek amacıyla Türkiye–İsrail–Suriye arasında etkili bir “deconfliction” mekanizması üzerinde çalışmaya başlamıştır (Reuters, 2026b).
23 Ağustos 2026'da Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail ile güvenlik görüşmelerinin yeniden başlamasını istediğini, ancak İsrail saldırılarının durması ve İsrail kuvvetlerinin Suriye topraklarından çekilmesi gerektiğini belirtmiştir (Reuters, 2026c).
Suriye'den çıkarılması gereken net ders dolayısıyla iki taraflıdır. Operatif açıdan, İsrail daha ileri, daha hızlı ve daha önleyici hareket etmektedir. Stratejik açıdan, tehdidi ileri bölgelerde bastırmak, İran etkisini azaltırken Türkiye veya yeni Suriye yönetimiyle yeni güvenlik ikilemleri yaratabilir. Başka bir ifadeyle, operatif başarı otomatik olarak stratejik istikrar anlamına gelmemektedir.
6. İran ile çatışmalardan çıkarılan dersler
6.1. Vekâlet savaşından doğrudan stratejik savaşa geçiş
Ekim 2023 öncesinde İsrail–İran rekabetinin büyük bölümü örtülü operasyonlar, Suriye'deki saldırılar, siber faaliyetler ve İran'ın bölgesel vekilleri aracılığıyla yürütülmüştür. 2024'te İran'ın İsrail'e doğrudan füze ve İHA saldırılarıyla başlayan değişim 2025 ve özellikle 2026'da doğrudan devletlerarası hava ve füze savaşına dönüşmüştür
IISS'ye göre 2024 sonunda Hamas ve özellikle Hizbullah'ın zayıflaması, İran'ın hava savunmasının zarar görmesi ve Suriye'deki gelişmeler İran'ın “ileri savunma” mimarisini önemli ölçüde zayıflatmıştır (IISS, 2024c).
28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı harekât, çatışmanın ölçeğini daha da büyütmüştür. IISS'nin erken dönem değerlendirmesine göre ABD ve İsrail, ilk aşamada İran'ın liderlik, hava savunması, füze, komuta-kontrol ve deniz unsurlarını hedeflemiş; İsrail ve ABD hava kuvvetleri, İran hava sahasının önemli bölümlerinde hızlı bir şekilde üstünlük sağlayarak operasyon temposunu belirleyebilmiştir (IISS, 2026). Bu, İsrail'in Ekim 2023'e kıyasla en belirgin kapasite artışlarından biridir.
6.2. Uzun menzilli hava harekâtı
İran cephesi, İsrail Hava Kuvvetleri'ne daha önce gerçek savaşta bu ölçekte sınanmamış; uzun menzilli büyük hava paketleri, havada yakıt ikmali, hava savunmasının bastırılması ve imhası, elektronik harp, savaş uçaklarının düşmanın hava savunma sistemlerinin menziline girmeden güvenli, uzak bir mesafeden fırlatabildiği uzun menzilli ve hassas güdümlü mühimmat, dinamik hedefleme ve çok geniş bir coğrafyada ISR ile vurucu kuvvetin senkronizasyonu gibi yetenekleri uygulama fırsatı vermiştir.
IISS'nin Mart 2026 değerlendirmesi, İsrail ve ABD'nin İran'ın kuzeyi ve güneyindeki birbirinden 2.000 km'den fazla uzak hedeflere eş zamanlı saldırılar gerçekleştirebilmesini, stratejik menzil ve operasyonel esnekliğinin bir göstergesi olarak değerlendirmektedir (IISS, 2026).
Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. 2026 İran kampanyasının kapasitesi tamamen İsrail'e mal edilemez. ABD'nin hava, deniz, füze savunması, istihbarat, lojistik ve stratejik saldırı kapasitesi kampanyanın önemli bir unsurudur. Dolayısıyla bu savaş, İsrail'in uzun menzilli kapasitesinin arttığını gösterirken, aynı zamanda büyük çaplı bölgesel bir savaşta ABD desteğinin ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir.
6.3. İran'dan çıkan en önemli karşı ders: düşman da öğreniyor
2025 İsrail–İran savaşının ardından İsrail'in karşılaştığı en önemli problem İran'ın hızla yeniden kuvvet oluşturabilmesidir.
Zimmt'in (2026) INSS’deki analizine göre, 2025 harekâtında İran'ın füze üretim altyapısı ağır hasar görmesine rağmen İran yaklaşık sekiz ay içinde yaklaşık 1.000 yeni füze üretebilmiş ve harp başlıklarını geliştirmeye devam etmiştir. İran aynı zamanda füze ve lançerlerin hayatta kalabilirliğini artırmak, geniş yeraltı depolama tesislerinden yararlanmak ve komuta-kontrol kayıplarına karşı daha dağıtık bir yapı geliştirmek üzere çeşitli önlemler almıştır (Zimmt, 2026).
Buradan çıkan stratejik ders son derece önemlidir. Bir hedefi imha etmek ile düşmanın o hedefin temsil ettiği askerî işlevi yeniden üretebilme kapasitesini ortadan kaldırmak aynı şey değildir. Bir füze fabrikası vurulabilir; fakat teknik personel, makineler, tedarik zinciri, alternatif üretim tesisleri ve finansman sistemi korunuyorsa füze üretim kapasitesi yeniden ortaya çıkabilir.
Bu nedenle İsrail'in İran'a ilişkin gelecek stratejisinin yalnızca “kaç hedef vuruldu?” ölçütüne değil, İran'ın yeniden kuvvet oluşturmasının ne kadar geciktirildiğine ve maliyetinin ne kadar arttığına göre değerlendirilmesi gerekir. Bu tür hesaplamalar İsrail’in hassas ve zayıf noktalarını ortaya koymaktadır.
7. Hava ve füze savunmasında yapılan yenilikler
7.1. Iron Beam: gerçek anlamda yeni operasyonel katman
2023 sonrası dönemde İsrail'in hizmete aldığı en önemli yeni hava savunma sistemi, yüksek güçlü lazer sistemidir. İsrail Savunma Bakanlığı ve Rafael şirketi ilk operasyonel Iron Beam sistemini 28 Aralık 2025'te IDF'ye teslim etmiştir. Sistem testlerde roketler, havan mühimmatı ve İHA'ları önlemek üzere geliştirilmiş ve Iron Dome, David's Sling ve Arrow sistemlerini tamamlayan bir katman olarak tasarlanmıştır (IMOD, 2025a).
Iron Beam'in en önemli özelliği yalnızca teknik performans değildir. Roket ve İHA gibi görece ucuz saldırı araçlarına karşı pahalı kinetik önleyiciler kullanmanın maliyet üzerindeki değişim oranını iyileştirmeyi amaçlamaktadır.
Ancak Iron Beam, Iron Dome'un yerine geçen bir sistem değildir. Lazer silahları görüş hattı, atmosferik koşullar, hedef üzerinde enerji tutma süresi ve hava şartları gibi sınırlamalara sahiptir. Bu nedenle İsrail'in yaklaşımı “füzenin yerine lazer” değil, lazer ile kinetik önleyicinin bir kombinasyonudur.
7.2. Iron Dome: yüksek hacimli ve karma tehditlere yönelik geliştirme
Iron Dome yeni bir sistem değildir; 2011'den beri operasyoneldir. Ancak savaş tecrübesi sistemin yazılımının, hedef setinin ve yüksek hacimli saldırılarla mücadele yeteneğinin geliştirilmesini sağlamıştır. Iron Dome, Haziran 2026'daki testlerde roket, seyir füzesi ve İHA tehditlerine, ayrıca yüksek ateş yoğunluğuna yönelik yeni gelişmelerle sınanmıştır. Aynı test serisinde Iron Beam'in Iron Dome savaş yönetim merkezine entegrasyonu da denenmiştir. Savunma Bakanlığı bu değişikliklerin savaş sırasında edinilen operasyonel derslerin sisteme aktarılması olduğunu belirtmiştir (IMOD, 2026a). Bu gelişme İsrail hava savunmasında giderek daha önemli hale gelen “en uygun önleyiciyi en uygun hedefe tahsis etme” anlayışını göstermektedir.
7.3. David's Sling
David's Sling, savaş öncesi bir sistemdir; ancak 2025 ve 2026 testleri, sistemin savaş sırasında edinilen deneyimlere dayanarak geliştirildiğini göstermektedir. Şubat 2026 testleri, roketler, füzeler, seyir füzeleri, uçaklar ve İHA'ları kapsayan karma tehdit senaryolarına odaklanmış; İsrail Savunma Bakanlığı, savaş sırasında özellikle David's Sling üzerinde gerçek zamanlı değişiklik ve adaptasyon yapıldığını belirtmiştir (IMOD, 2026b). Bu durum, savaşta kullanılan sistemlerden toplanan verinin kısa sürede yazılım ve donanım geliştirme döngüsüne geri aktarıldığını göstermekte ve İsrail savunma sistemlerinin önemli bir üstünlüğüne işaret etmektedir.
7.4. Arrow-2 ve Arrow-3
İran ve Yemen'den gelen balistik füze saldırıları Arrow sistemini savaş öncesindeki stratejik caydırıcılık ve test sisteminden yoğun şekilde kullanılan gerçek bir savaş aracına dönüştürmüştür. Nisan 2026'da İsrail hükümeti Arrow önleyicilerinin üretim hızının ve stoklarının ciddi ölçüde artırılması yönündeki planı onaylamıştır. İsrail Savunma Bakanlığı bu kararın doğrudan savaşın derslerinden biri olduğunu belirtmiştir (IMOD, 2026c).
5 Ağustos 2026'da gerçekleştirilen yeni Arrow testinde, savaş deneyimlerinden elde edilen geliştirmelerin yanı sıra yapay zekâ ve otomatik üretim teknolojilerinin de sisteme entegre edildiği açıklanmıştır (IMOD, 2026d). Dolayısıyla Arrow açısından esas yenilik yeni bir sistemin yaratılmasından ziyade muharebe doğrulaması, algoritma geliştirme, üretim hızlandırma ve stok genişletme kombinasyonudur.
8. İHA, robotik ve yapay zekâ
2023–2026 dönemi, İsrail'in insansız ve otonom sistemleri “özel teknoloji” kategorisinden çıkarıp daha yaygın muharebe araçlarına dönüştürdüğü bir dönem olmuştur.
İsrail Savunma Bakanlığı 1 Ocak 2025'te “AI and Autonomy Administration” adlı özel bir kurumsal yapı oluşturmuştur. Bu yapı kara, hava, deniz ve diğer kuvvetlerde yapay zekâ ve otonom sistemlerin araştırma-geliştirme ve kuvvet geliştirme süreçlerini merkezi biçimde koordine etmektedir (IMOD, 2025b).
Aralık 2025'te Bakanlık yetkilileri savaş boyunca farklı alanlarda “on binlerce” otonom sistemin kullanıldığını ve insansız hava sistemlerinden kara robotlarına kadar robotik sistem kullanımının hızlandığını açıklamıştır (IMOD, 2025c).
Bu gelişmeler stratejik yönelimi göstermektedir. İsrail gelecekte yalnızca F-35, gelişmiş tanklar veya Arrow gibi pahalı platformlara dayanan bir kuvvet değil; bunların yanında çok sayıda daha ucuz sensör, İHA, gezinen mühimmat, kara robotu ve otonom sistemleri ağ üzerinden kullanan karma bir kuvvet oluşturmaktadır.
9. Savunma sanayii: stok ve üretim kapasitesi savaş gücünün parçasıdır
Uzun savaş, İsrail'e kaliteli mühimmat ve platformlara sahip olmanın yeterli olmadığını; bunların savaş sırasında yeterli hızda yeniden üretilebilmesinin de askerî kapasitenin bir parçası olduğunu göstermiştir.
Ocak 2025'te İsrail Savunma Bakanlığı Elbit Systems ile yaklaşık 350 milyon ABD doları tutarında iki anlaşma imzalamıştır. Bunlardan biri, binlerce ağır hava mühimmatının İsrail'de üretilmesini; diğeri ise daha önce ağırlıklı olarak ithal edilen mühimmat hammaddelerinin ülkede üretilmesi için bir tesis kurulmasını kapsamaktadır. Bakanlık bu iki projeyi savaşın temel derslerinden biri olan üretim bağımsızlığı ve operasyonel sürdürülebilirlik çerçevesinde tanımlamıştır (IMOD, 2025d).
Savunma sanayinin ekonomik tabanı da büyümüştür. İsrail Savunma Bakanlığı'na göre 2025 yılında savunma ihracatı 19,2 milyar dolar ile tarihî bir rekor kırmış; füze, roket ve hava savunma sistemleri toplam anlaşmaların %29'unu oluşturmuştur (IMOD, 2026e).
Bununla birlikte, savunma ihracatındaki artış askerî güce bire bir eşit değildir. Asıl önemli sonuç savunma sanayinin daha geniş üretim hatları, araştırma-geliştirme kaynakları ve ihracat gelirleri sayesinde İsrail'in kuvvet geliştirme kapasitesine daha güçlü bir endüstriyel taban sağlamasıdır.
10. Kaynak mobilizasyonu: İsrail ne kadar daha fazla kaynak kullanıyor?
SIPRI'ye göre İsrail'in askerî harcamaları 2024'te reel olarak %65 artmıştır. 2025'te savaşın bazı cephelerinde yoğunluğun düşmesine rağmen askerî harcama 48,3 milyar dolar seviyesinde kalmıştır. Bu rakam 2022 seviyesinden %97 daha yüksektir. Askerî harcamaların GSYH'ye oranı 2025'te yaklaşık %7,8 olmuştur (SIPRI, 2026).
Bu rakam iki şeyi aynı anda göstermektedir. Birincisi, İsrail 2023 öncesine kıyasla askerî sistemine çok daha fazla kaynak aktarmaktadır. İkincisi, bu seviyedeki harcama aynı zamanda savaşın ekonomik maliyetinin ve sürdürülebilirlik sorununun büyüklüğünü göstermektedir. Dolayısıyla yüksek askerî harcama hem güç artışının hem de karşı karşıya kalınan stratejik yükün göstergesidir.
11. İsrail'in en önemli zayıflığı: insan gücü ve rezerv sistemi
İsrail'in Ağustos 2026'daki kuvvet yapısının en önemli yapısal problemi teknoloji değil, insan gücüdür.
20 Mayıs 2026'da IDF İnsan Kaynakları Planlama ve Yönetim biriminin başındaki Tuğgeneral Shai Tayeb, Knesset Dışişleri ve Savunma Komitesi'nde IDF'nin yaklaşık 12.000 ilave askere ihtiyaç duyduğunu; bunun yaklaşık 6.000–7.500'ünün muharip personel olduğunu açıklamıştır (The Knesset, 2026a).
Rezerv kuvvet üzerindeki baskı da yüksektir. Haziran 2026 tarihli Knesset tartışmasında milletvekillerinin aktardığı verilere göre rezervlerin yaklaşık yarısı, savaşın başlamasından bu yana 150 günden fazla; yaklaşık beşte biri ise 300 günden fazla süredir hizmet vermiştir. Bunun işgücü piyasası, aile hayatı ve uzun vadeli rezerv hazırlığı üzerinde önemli etkileri vardır (The Knesset, 2026b).
Temmuz 2026'da Knesset zorunlu askerlik hizmetini yeniden 32 aya çıkaran geçici düzenlemeyi kabul etmiştir. IDF ise operasyonel ihtiyaçların tam olarak karşılanması açısından 36 aylık hizmetin tercih edildiğini belirtmiştir (The Knesset, 2026c).
Bu nedenle savaşın önemli derslerinden biri şudur: Teknolojik yoğunluk personel ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır.
İHA'lar, robotlar ve yapay zekâ personelin bazı risklerini azaltabilir; ancak sınır koruma, uzun süreli arazi kontrolü, zırhlı ve piyade harekâtı, bakım, lojistik ve sürekli çok cepheli hazır bulunma hâlâ büyük insan gücü gerektirmektedir.
12. Ekim 2023–Ağustos 2026 askerî güç bilançosu
Kapasite alanı | Değişim | Gerekçe |
Stratejik erken uyarı | ↔ / ↑ | 7 Ekim sonrası ciddi reform ve sorgulama var; fakat yeni sistemin başarısı henüz benzer bir stratejik sürpriz karşısında test edilmedi |
Taktik ISR | ↑↑ | Gazze ve Lübnan'da yoğun sensör–İHA–ateş entegrasyonu |
Hedefleme döngüsü | ↑↑ | Hizbullah ve İran kampanyaları gerçek savaş tecrübesini artırdı |
Uzun menzilli hava taarruzu | ↑↑ | İran operasyonları sayesinde benzersiz muharebe tecrübesi |
SEAD/DEAD | ↑↑ | İran'ın hava savunmasına yönelik gerçek savaş uygulaması |
Çok cepheli operasyon | ↑↑ | Gazze, Lübnan, Suriye, İran ve diğer cepheler |
Şehir savaşı | ↑↑ | Gazze'de uzun ve yoğun tecrübe |
Yeraltı savaşı | ↑↑ | Yeraltı/yüzey operasyonlarının eşzamanlı entegrasyonu |
Küçük İHA kullanımı | ↑↑ | Birlik seviyesine yaygın entegrasyon |
Karşı-İHA | ↑↑ | Hem kinetik hem EW hem lazer çözümleri |
Balistik füze savunması | ↑↑ | Arrow gerçek savaşta yoğun olarak kullanıldı ve geliştirildi |
Orta menzilli hava savunması | ↑↑ | David's Sling sürekli güncellendi |
Roket/İHA savunması | ↑↑ | Iron Dome geliştirme + Iron Beam entegrasyonu |
Lazer savunması | Yeni kapasite | Iron Beam Aralık 2025'te operasyonel sisteme dönüştü |
AI/otonomi/robotik | ↑↑ | Yeni kurumsal yapı + yaygın saha kullanımı |
Savunma sanayii | ↑↑ | Yerli mühimmat, hammadde ve önleyici üretimi genişletiliyor |
Mühimmat/önleyici üretimi | ↑ | Üretim hızı artırılıyor, ancak tüketim de çok yüksek |
Personel yeterliliği | ↓↓ | Yaklaşık 12.000 kişilik açık |
Rezerv sürdürülebilirliği | ↓ | Çok uzun görev süreleri |
Ekonomik savaş maliyeti | ↓ | Savunma yükü GSYH'nin çok yüksek bölümünü tüketiyor |
ABD desteğine ihtiyaç | ↔ | Özellikle stratejik hava/füze savunması ve İran tipi savaşta önemli olmaya devam ediyor |
Rakiplerine göre göreli konum | ↑ | Hamas/Hizbullah zayıfladı ve İran'ın bölgesel sistemi önemli darbeler aldı |
Askerî başarıyı siyasi sonuca çevirme | ↔ / ↓ | Gazze, Suriye ve İran'da nihai siyasi düzen problemi devam ediyor |
Sonuç
İsrail, Ağustos 2026'da muharebe kapasitesi açısından Ekim 2023'tekinden daha güçlüdür. En büyük gelişme uzun menzilli hava harekâtındadır. İsrail Hava Kuvvetleri artık İran ölçeğinde gerçek bir uzak mesafe harekâtından edinilen operasyonel tecrübeye sahiptir. Lübnan ve İran kampanyaları istihbarat-gözetleme-keşif (ISR), hedef üretimi, elektronik harp, hava savunmasının bastırılması ve hassas ateş arasındaki entegrasyonu geliştirmiştir . İkinci büyük artış hava ve füze savunmasındadır. 2023'te mevcut olan Iron Dome–David's Sling–Arrow mimarisi gerçek savaş verileriyle sürekli geliştirilmiş; Iron Beam ise 2025 sonunda tamamen yeni bir operasyonel katman olarak eklenmiştir.
Üçüncü alan kara kuvvetlerinin adaptasyonudur. Gazze savaşı IDF'ye modern şehir, yıkılmış arazi, tünel, İHA, elektronik harp ve küçük birlik seviyesinde birleşik kuvvet harekâtı konusunda çok yüksek yoğunlukta tecrübe kazandırmıştır. Dördüncü alan savunma sanayidir. Yerli mühimmat üretimi, kritik hammaddeler, füze önleyicileri, lazer teknolojisi, yapay zekâ ve robotik alanlarında savaş zamanı üretim ve geliştirme kapasitesi belirgin biçimde artırılmıştır.
Bununla birlikte, İsrail bazı yönlerden daha kırılgandır. İnsan gücü açığı büyüktür; yedek kuvvet uzun savaş nedeniyle yıpranmaktadır, yüksek yoğunluklu balistik füze savaşının önleyici stoklarına getirdiği maliyet yüksektir ve ABD'nin lojistik, stratejik hava gücü, füze savunması ve sanayi desteğinin önemi devam etmektedir. Daha da önemlisi, taktik ve operatif üstünlüğün siyasi-stratejik bir sonuca dönüştürülmesi mümkün olmamıştır.
Gazze'de Hamas'ın askerî kapasitesine ağır zarar verilmesi savaş sonrası siyasi düzeni otomatik olarak yaratmamıştır. Suriye'de İran'ın hareket alanının azaltılması Türkiye ile yeni bir güvenlik ikilemi ortaya çıkarmaktadır. İran'da füze fabrikalarının, hava savunmasının veya komuta noktalarının vurulması İran'ın füze ve askerî kapasitesini yeniden üretmesini bütünüyle engellememiştir. Şubat 2026'da başlayan İran savaşı ise 23 Ağustos 2026 itibarıyla hâlâ tam bir siyasi-stratejik çözüme ulaşmamıştır.
Bunlara ilaveten ve daha önemlisi, İsrail stratejik düzeyde algı yönetimini kaybetmiş, savaş suçlarına bulaşmış ve uluslararası meşruiyetini önemli ölçüde yitirmiştir.
Bu nedenle Ağustos 2026 IDF'si Ekim 2023 IDF'sinden daha tecrübeli, daha uzun menzilli, daha ağ-merkezli, daha iyi hava ve füze savunmasına sahip, daha İHA/robotik yoğun ve daha güçlü bir savunma sanayii tarafından desteklenen bir kuvvettir. Buna karşılık, daha fazla cepheyi sürekli kontrol etmek zorunda olan, personel ve rezerv sıkıntısı yaşayan, askerî üstünlüğünü kalıcı siyasi sonuçlara dönüştürme problemiyle karşı karşıya olan ve uluslararası meşruiyeti zayıflayan bir kuvvettir.
Sonuç olarak:
İsrail'in 2023–2026 döneminde taktik, operatif ve teknolojik açıdan güçlenmiş olması, uzun vadeli stratejik konumunun aynı ölçüde güçlendiği anlamına gelmez. İnsan gücü ve rezerv sistemi üzerindeki baskıya, yüksek savaş maliyetlerine ve ABD'nin kritik askerî desteğine duyulan ihtiyaca; Gazze ve Batı Şeria politikaları nedeniyle artan uluslararası meşruiyet sorunlarına ve bazı Batılı ülkelerle yaşanan diplomatik gerilim de eklenmektedir. Filistin devletini tanıyan Batılı ülkelerin sayısının artması, İsrailli yetkililere yönelik yaptırımlar ve Avrupa'da İsrail'e karşı ekonomik ve diplomatik tedbirlerin daha fazla tartışılması, İsrail'in askerî hareket serbestisinin gelecekte daha yüksek siyasi maliyet üretebileceğini göstermektedir.
Buna paralel olarak, ABD'nin İsrail'e desteğinin ortadan kalkması beklenmemekle birlikte, Washington'ın genel stratejisinde müttefiklerin kendi güvenlikleri için daha fazla sorumluluk ve maliyet üstlenmesi yönündeki eğilim belirginleşmiştir. ABD'nin 2026 National Defense Strategy belgesi, Orta Doğu dâhil müttefik ve ortakların kendi savunmalarında “birincil sorumluluğu” üstlenmesini ve ABD desteğinin daha sınırlı ve seçici hale gelmesini açıkça öngörmektedir. Aynı zamanda Çin'in ekonomik ve diplomatik ağırlığının artması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin daha özerk politikalar izlemesi ve bölgesel düzenin giderek daha çok merkezli hale gelmesi, İsrail'in yalnızca askerî üstünlüğüne dayanarak çevresini şekillendirmesini zorlaştırmaktadır.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde İsrail'in temel stratejik paradoksu, askerî bakımdan daha yetenekli fakat siyasi ve diplomatik bakımdan hareket alanı daha kısıtlı bir aktör haline gelme riskidir. İsrail bölgesel askerî üstünlüğünü büyük ölçüde koruyabilir; ancak aynı anda İran'ı kalıcı biçimde etkisizleştirme, Gazze üzerinde uzun süreli askerî kontrol kurma, Batı Şeria'daki mevcut politikaları sürdürme, Suriye'de geniş bir ileri güvenlik alanını muhafaza etme ve ABD'den koşulsuz destek bekleme gibi hedeflerin tamamını birlikte sürdürebilmesi giderek daha maliyetli olacaktır. Bu koşullarda İsrail'in önceliklendirme yapmak, askerî hedeflerini daha sınırlı siyasi amaçlarla eşleştirmek ve bazı maksimalist hedeflerinden taviz vermek zorunda kalması daha olası görünmektedir. Başka bir ifadeyle, İsrail'in gelecekteki temel sorunu askerî güç eksikliğinden çok, artan askerî kapasitesini daralan diplomatik meşruiyet, sınırlı kaynaklar ve daha çoğulcu bir bölgesel güç dengesi içinde ne ölçüde sürdürülebilir stratejik kazanca dönüştürebileceği olacaktır.
Kaynakça
Bernasconi, J. J. (2012). Military effectiveness: A reappraisal. Biblioscholar
Hokayem, E. (2024). The death of Nasrallah and the fate of Lebanon. IISS.https://www.iiss.org/online-analysis/survival-online/2024/11/the-death-of-nasrallah-and-the-fate-of-lebanon/
IISS. (2025). Interactive map: Control zones in the Syrian arena.https://www.inss.org.il/publication/syria-map/
IISS. (2024a). Israel's position a year after the Hamas-led attacks of 7 October.https://www.iiss.org/publications/strategic-comments/2024/10/israels-position-a-year-after-the-hamas-led-attacks-of-7-october/
IISS. (2024b). The Israel–Hamas war one year on.https://www.iiss.org/online-analysis/online-analysis/2024/10/the-israel-hamas-war-one-year-on/
IISS. (2024c). Iran's weakened position and the status of its nuclear option. Strategic Comments, 30(35). https://www.iiss.org/globalassets/media-library---content--migration/files/publications/strategic-comments-delta/2024/sc-30-35-irans-weakened-position-and-the-status-of-its-nuclear-option.pdf
IISS. (2026). The US–Israel campaign in Iran.https://www.iiss.org/online-analysis/online-analysis/2026/02/the-us-israel-campaign-in-iran/
IDF. (2025). External panel appointed by IDF chief finds most of army’s Oct. 7 probes inadequate, The Times of Israel, https://www.timesofisrael.com/external-panel-appointed-by-idf-chief-finds-most-of-armys-oct-7-probes-inadequate/
IMOD. (2025a). Israel MOD and Rafael deliver first operational high-power laser system—Iron Beam—to the IDF.https://www.mod.gov.il/en/press-releases/press-room/israel-mod-and-rafael-deliver-first-operational-high-power-laser-system-iron-beam-to-the-idf
IMOD. (2025b). Israel MOD establishes AI and Autonomy Administration.https://mod.gov.il/en/press-releases/press-room/israel-mod-establishes-ai-and-autonomy-administration
IMOD. (2025c). This is the first robotics war—Tens of thousands of autonomous systems deployed across all domains.https://www.mod.gov.il/en/press-releases/press-room/this-is-the-first-robotics-war-tens-of-thousands-of-autonomous-systems-deployed-across-all-domains
IMOD. (2025d). Israel MOD signs two major deals with Elbit Systems totaling approximately NIS 1 billion.https://www.mod.gov.il/en/press-releases/press-room/israel-mod-signs-two-major-deals-with-elbit-systems-totaling-approximately-nis-1-billion
IMOD. (2026a). Iron Dome receives additional upgrade: Israel MOD and Rafael successfully complete comprehensive test series.https://www.mod.gov.il/en/press-releases/press-room/iron-dome-receives-additional-upgrade-israel-mod-and-rafael-successfully-complete-comprehensive-test-series
IMOD. (2026b). David's Sling weapon system successfully completes complex test series as part of a future threat-readiness upgrade.https://www.mod.gov.il/en/press-releases/press-room/davids-sling-weapon-system-successfully-completes-complex-test-series-as-part-of-future-threat-readiness-upgrade
IMOD. (2026c). Israel MOD to accelerate Arrow interceptor production.https://www.mod.gov.il/en/press-releases/press-room/israel-mod-to-accelerate-arrow-interceptor-production
IMOD. (2026d). Successful launch test of the Arrow weapon system.https://mod.gov.il/en/press-releases/press-room/successful-launch-test-of-the-arrow-weapon-system
IMOD. (2026e). All-time defense export record: Israel crosses the $19 billion threshold.https://mod.gov.il/en/press-releases/press-room/all-time-defense-export-record-israel-crosses-the-19-billion-threshold
Millett, A. R., Murray, W., & Watman, K. H. (1986). The effectiveness of military organizations. International Security, 11(1), 37–71.https://doi.org/10.2307/2538875
Modern Diplomacy. (2023). Hamas Attack: It Wasn't An “Intelligence Failure”, https://moderndiplomacy.eu/2023/12/25/hamas-attack-it-wasnt-an-intelligence-failure/
Modern War Institute. (2023). These are the Challenges Awaiting Israeli Ground Forces in Gaza. https://mwi.westpoint.edu/these-are-the-challenges-awaiting-israeli-ground-forces-in-gaza/
Reuters. (2026a, August 23). Iran says new sanctions threatened by “desperate” US will fail.
Reuters. (2026b, August 20). Israel and Turkey step up warnings over Syria after airbase bombing.
Reuters. (2026c, August 23). Syria foreign minister sees Israel security talks resuming despite no trust.
Singh, V. V., & Hokayem, E. (2024, September 18). Pager attack increases pressure on Hizbullah. IISS. https://www.iiss.org/online-analysis/online-analysis/2024/09/pager-attack-increases-pressure-on-hizbullah/
Stockholm International Peace Research Institute. (2026). Trends in world military expenditure, 2025.https://www.sipri.org/publications/2026/sipri-fact-sheets/trends-world-military-expenditure-2025
The Knesset. (2026a). Foreign Affairs and Defense Committee discusses draft bill and proposal to extend compulsory service.https://main.knesset.gov.il/en/news/pressreleases/pages/press20526t.aspx
The Knesset. (2026b). 23% of IDF reservists are unemployed: Labor Committee discusses burden on reservists.https://main.knesset.gov.il/en/news/pressreleases/pages/press24626q.aspx
The Knesset. (2026c) Approved in final readings: Temporary provision extending compulsory military service to 32 months.https://main.knesset.gov.il/en/news/pressreleases/pages/press17726q.aspx
The National. (2024). Israeli target errors in Gaza stemmed from 'devastated terrain warfare' tactics. https://www.thenationalnews.com/news/uk/2024/08/30/israeli-target-errors-in-gaza-stemmed-from-devastated-terrain-warfare-tactics/
The New York Times. (2023, 2 Aralık). Israel Knew Hamas's Attack Plan Over a Year Ago. https://www.nytimes.com/2023/11/30/world/middleeast/israel-hamas-attack-intelligence.html
Watling, J., & Reynolds, N. (2024, July 11). Tactical lessons from Israel Defense Forces operations in Gaza, 2023. Royal United Services Institute for Defence and Security Studies.https://www.rusi.org/explore-our-research/publications/occasional-papers/tactical-lessons-israel-defense-forces-operations-gaza-2023
Zimmt, R. (2026, May 6). In the wake of “Roaring Lion”: Preliminary insights, hypotheses, and dilemmas for Israel. Institute for National Security Studies.https://www.inss.org.il/publication/lions-roar-conclusions/