top of page

Küresel Jeopolitik Görünüm
Haftalık Stratejik Değerlendirme — Sayı 4

18 Ağustos 2026

9–17 Ağustos 2026 döneminde küresel jeopolitik gündem, çatışmaların kritik altyapı, enerji ve ticaret ağlarına yayılmasıyla şekillendi. Rusya-Ukrayna savaşında uzun menzilli saldırılar yoğunlaşırken, Karadeniz’de sınırlı bir ateşkes arayışı (sektörel ateşkes) gündeme geldi. ABD-İran geriliminde Hürmüz Boğazı temel pazarlık alanı olmayı sürdürdü. 

Küresel Jeopolitik Görünüm

Haftalık Stratejik Değerlendirme — Sayı 4

Hazırlayan: İstanbul Strateji

 

YÖNETİCİ ÖZETİ

9–17 Ağustos döneminde küresel sistemin ana görünümü, çatışmaların çözülmesinden ziyade coğrafi ve işlevsel olarak genişlemesiydi. Rusya-Ukrayna savaşında kara cephesinin ötesinde uzun menzilli İHA ve füze saldırıları, limanlar, enerji altyapısı ve ekonomik tesisler öne çıktı. Ukrayna’nın 16 Ağustos’ta Rusya’ya karşı gerçekleştirdiği geniş çaplı İHA operasyonu ve Rusya’nın Ukrayna’nın enerji ve sanayi altyapısına yönelik yoğun saldırıları, savaşın giderek “derinlik ve altyapı savaşı” niteliğine büründüğünü yeniden gösterdi. Aynı zamanda Türkiye ve Ukrayna’nın Karadeniz’de sivil deniz hedeflerine yönelik karşılıklı saldırı moratoryumu[1] arayışı, sınırlı bir barış alanının hâlâ mümkün olabileceğine işaret etti; Moskova ise mevcut hâliyle öneriye mesafeli yaklaştı (Ministry of Foreign Affairs of the Russian Federation, 2026; Reuters, 2026a).

Orta Doğu’da ABD-İran geriliminde haziran ayında açılan 60 günlük müzakere penceresi somut bir anlaşma olmadan sona erdi. Buna karşın, İran ile Umman Hürmüz Boğazı’nda gemilerin ayrı trafik hatlarından ücretsiz geçişini öngören geçici bir düzenleme üzerinde ilerleme kaydetti. Bölgede diplomatik ve askerî süreçler birbirinden ayrışmaktadır. Hürmüz’de teknik bir çözüm ihtimali güçlenirken, Washington-Tahran arasındaki nükleer program, yaptırımlar ve savaş tazminatı konuları çözümsüz kalmaktadır. 17 Ağustos itibarıyla gemi trafiğinin son derece düşük olması, piyasanın siyasi açıklamalardan çok fiilî durumu dikkate aldığını göstermektedir (Associated Press, 2026a; Reuters, 2026b).

Gazze’de ise diplomatik hareketlilik belirgin biçimde arttı. Trump’ın damadı Jared Kushner ve Barış Kurulu temsilcileri Kahire’de Hamas ve Mısır, Katar ve Türkiye’den arabulucularla görüşürken, 17 Ağustos’ta İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile temaslar gerçekleştirildi. Hamas silahsızlanmayı İsrail’in çekilmesi ve kalıcı ateşkesle bağlantılı biçimde görüşmeye açık olduğunu bildirirken, Netanyahu İsrail’in tam silahsızlanma gerçekleşmeden geri çekilmeyeceğini savunuyor. Barış Kurulu’nun planı ve Uluslararası İstikrar Gücü hâlen geçiş mimarisinin ana çerçevesini oluşturmakla birlikte, uygulama silahsızlanma ile İsrail’in çekilmesinin sırası hakkındaki anlaşmazlık nedeniyle kilitlenmiş durumdadır (Reuters, 2026c; Board of Peace, 2026).

Suriye’de savaş sonrası devlet inşasının önündeki temel sorun, güvenlikten giderek kurumsal kapasiteye, kamu maliyesine, geri dönüşlere ve yeniden yapılanma finansmanına kaymaktadır. Ekonomik faaliyet ve enerji üretiminde sınırlı bir toparlanma görülmesine rağmen yeniden yapılanma ihtiyacının yaklaşık 216 milyar dolar seviyesinde olması ve milyonlarca kişinin hâlâ yerinden edilmiş bulunması, siyasi geçişin ekonomik başarıyla desteklenmediği takdirde kırılgan kalacağını göstermektedir (World Bank, 2026a; United Nations in Syria, 2026).

Afganistan’da Taliban, 15 Ağustos’ta iktidara dönüşünün beşinci yılını kutladı. Yönetim ülke üzerindeki fiilî kontrolünü sürdürüyor; ancak uluslararası tanınma, kadınların eğitim ve çalışma hakkına yönelik sınırlamalar, kuraklık, geri dönüşler ve insani kriz temel sorunlar olarak devam ediyor. Rusya, Taliban yönetimini resmen tanıyan tek büyük güç konumundayken, Çin, Türkiye ve bölge ülkeleri pragmatik bir angajman sürdürüyor. Pakistan ile ilişkiler ise Pakistan Talibanı (TTP) meselesi nedeniyle Taliban’ın dış politikasındaki başlıca güvenlik açmazlarından biri olmaya devam ediyor (Reuters, 2026d; TOLOnews, 2026).

Hindistan-Pakistan hattında askerî ateşkes korunurken su güvenliği yeni bir stratejik kırılma noktası haline gelmiştir. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif 14 Ağustos’ta İndus sularını “kırmızı çizgi” olarak tanımlayarak Hindistan’a doğrudan karşılık uyarısında bulundu. Hindistan tarafında ise İndus Suları Anlaşması’nın askıda tutulmasını destekleyen siyasi söylem güçlenmektedir (Times of India, 2026a, 2026b).

Avrupa’da aşırı sıcaklıklar ve orman yangınları güvenlik gündeminin merkezinde kalmaya devam etti. 16 Ağustos itibarıyla 1.664 yangın tespit edildi; yıl içinde Avrupa’da yanan alan 576 bin hektarı aştı.

Kafkasya’da Ermenistan-Azerbaycan barış sürecinin kurumsallaştırılması devam ederken, Orta Asya’da Kazakistan 23 Ağustos’ta yapılacak erken parlamento seçimlerine hazırlanıyor. Yeni anayasal sistem ve tek kamaralı Kurultay’a geçiş, yalnızca iç siyasi yeniden yapılanma değil, Orta Asya’nın en büyük ekonomisinde iktidar sonrası döneme ilişkin uzun vadeli düzenlemelerin de bir parçasıdır (Central Election Commission of Kazakhstan, 2026).

Hürmüz ve Süveyş gibi geleneksel deniz darboğazlarındaki risklerin artması, Çin’in Rusya kıyıları boyunca Kuzey Deniz Rotası’na olan ilgisini artırmaktadır. Çin-Avrupa arasında düzenli Arktik konteyner hizmetinin başlaması, iklim değişikliğinin yarattığı çevresel kayıpların yanı sıra yeni bir jeoekonomik koridorun kullanımına da işaret etmektedir (The Guardian, 2026a).

Bu dönemin ana stratejik sonucu şudur: küresel sistemde dayanıklılık, klasik askerî caydırıcılıkla aynı önemde bir güç ölçütüne dönüşmektedir. Devletlerin başarısı yalnız savaş gücüyle değil, enerji hatlarını, limanlarını, kritik altyapısını, ekonomisini, sınırlarını ve toplumsal sistemini uzun süreli krizler altında çalışır durumda tutabilme yeteneğiyle de ölçülecektir.

GİRİŞ

Bu sayının ana teması krizlerin derinleşmesi ve stratejik altyapının cepheye dönüşmesi” olarak tanımlanabilir. Ukrayna’da rafineriler ve limanlar; İran krizinde Hürmüz; Yemen’de Babülmendep; Hindistan-Pakistan ilişkilerinde nehir sistemleri; Tayvan’da enerji ve lojistik altyapısı; Arktik’te yeni ticaret rotaları; uzayda uydu ve haberleşme ağları farklı coğrafyalarda aynı eğilimi göstermektedir. Geleneksel jeopolitik, coğrafyanın devlet gücünü nasıl şekillendirdiğiyle ilgileniyordu. Bugünün jeopolitiğinde ise coğrafyanın üzerine inşa edilmiş altyapı ağları, coğrafyanın kendisi kadar önemlidir. Bir devletin stratejik gücü giderek şu sorularla ölçülmektedir: Elektrik şebekesi çalışmaya devam ediyor mu? Limanları güvenli mi? Petrolünü alternatif rotalardan getirebiliyor mu? Veri merkezleri kesintisiz çalışabiliyor mu? Yangın, savaş veya göç krizi sırasında kamu kurumları fonksiyonlarını sürdürebiliyor mu? Bu çerçevede 9–17 Ağustos dönemi, uluslararası sistemde caydırıcılık ile dayanıklılığın birleştiği bir hafta olmuştur.

 

1. DÖNEM İÇİNDE BÖLGESEL GELİŞMELER

a. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz

Orta Doğu’da güvenlik gündeminde ABD-İran gerilimi, Gazze’nin savaş sonrası düzeni, Yemen’deki tırmanma ve Irak’taki devlet dışı silahlı aktörlerin faaliyetleri dikkat çekmektedir.  

Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında önceki hafta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması bu hafta bölgesel güç dengesindeki değişim tartışmalarının parçası olmaya devam etti. Anlaşma hakkında İstanbul Strateji tarafından ayrı bir analiz yayımlanan analiz kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Stratejik açıdan temel nokta, Körfez ülkelerinin ABD’yle ilişkilerini sonlandırmadan önce güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme eğilimidir. Bu durum, Orta Doğu’da tek merkezli güvenlik mimarisinden çok katmanlı güvenlik ağlarına geçişin bir göstergesidir.

Suriye’de ise gündemin ağırlığı devlet inşasına kaymaktadır. Dünya Bankası, geçiş hükümetinin petrol ve gaz üretimindeki kontrolünü önemli ölçüde artırdığını ve ekonomik faaliyette sınırlı toparlanma işaretleri bulunduğunu belirtmektedir. Bununla birlikte, kamu gelirleri, altyapı hasarı, mayınlar, mülkiyet sorunları ve milyonlarca insanın geri dönüş ihtiyacı devlet kapasitesini sınırlamaktadır. Suriye’nin yaklaşık 216 milyar dolarlık yeniden yapılanma ihtiyacı, dış finansmanın ve hukuki öngörülebilirliğin önemini ortaya koymaktadır (World Bank, 2026a; United Nations in Syria, 2026). Suriye açısından önümüzdeki dönemin en kritik meselesi fiziksel inşa kadar meşru kurumların inşasıdır. Yol, konut veya elektrik santralinin yeniden yapılmasının yanında, vergi toplayan, mülkiyet hakkını koruyan, farklı toplumsal gruplara hizmet sunan ve güvenliği tek merkezden sağlayan kurumların da kurulması gerekmektedir.

Doğu Akdeniz açısından enerji ve deniz güvenliği, Gazze ve Lübnan’daki gelişmelerle iç içe ilerlemektedir. İsrail-Lübnan ateşkesinin bozulma ihtimali ve Gazze’deki belirsizlik, bölgenin enerji ve yatırım projelerini olumsuz etkilemektedir.  

b. Avrupa ve Balkanlar

Avrupa’nın güvenlik gündeminde Ukrayna savaşıyla birlikte aşırı sıcaklık, orman yangınları, göç, siyasi kutuplaşma ve Balkanlar’daki kurumsal kırılganlık yer almaktadır.

17 Ağustos itibarıyla Belçika, yakın tarihindeki en büyük yangınlardan biriyle mücadele etmektedir. High Fens bölgesinde yaklaşık 3.000 hektar alanın yanması ve yangının genişlemesi söndürme faaliyetlerini zorlaştırmaktadır. Avrupa genelinde yıl içinde 570 bin hektardan fazla alan yanmış; yangınlar Yunanistan, İspanya, Portekiz, Fransa, Hırvatistan, Belçika ve diğer ülkelerde ölüm, tahliye ve altyapı kaybına yol açmıştır (Reuters, 2026e).

Batı Balkanlar’da düşük yoğunluklu ancak kronik güvenlik riskleri devam etmektedir. AB, 10 Ağustos itibarıyla Kosova’daki EULEX misyonunun yeni yönetim dönemine geçmiştir. Aynı zamanda Bosna-Hersek ve Kosova için özel temsilcilik mekanizmalarını sürdürmektedir. AB’nin kurumsal varlığının devam etmesi, bölgedeki ihtilafların çözülmek yerine yönetildiğini göstermektedir (Council of the European Union, 2026a, 2026b).

İspanya-İtalya arasında önceki hafta Ceuta göç krizi nedeniyle ortaya çıkan sınır kontrolü tartışması da Avrupa’nın göç politikasındaki ayrışmayı görünür kılmaktadır. Asıl stratejik risk, iki ülke arasındaki kısa süreli diplomatik anlaşmazlık değil; geçici Schengen kontrollerinin giderek normal siyasi araçlara dönüşmesidir.

c. Kafkasya – Orta Asya

Güney Kafkasya’da Ermenistan ve Azerbaycan’ın barış sürecinin kurumsallaştırılmasına yönelik girişimler sürmektedir. İki ülkenin dışişleri yetkilileri 10 Ağustos’ta ABD temsilcileriyle birlikte barış sürecine bağlılıklarını yeniden teyit etmişlerdir. Tarafların üzerinde uzlaştığı barış çerçevesinin yayımlanması, süreci gizli diplomatik pazarlık seviyesinden daha kurallı bir ilişkiye doğru taşımaktadır (Ministry of Foreign Affairs of Armenia, 2026; Ministry of Foreign Affairs of Azerbaijan, 2026). Bununla birlikte, sürdürülebilir barış için sınırların açılması, ulaşım bağlantıları, mülkiyet ve esir dosyaları, karşılıklı kamuoyu algısı ve ekonomik entegrasyon gibi konuların ele alınması gereklidir.

Orta Asya’da ise Kazakistan 23 Ağustos’ta yapılacak erken parlamento seçimlerine hazırlanmaktadır (Central Election Commission of Kazakhstan, 2026). Kazakistan’ın önemi yalnızca iç siyasetinden kaynaklanmamaktadır. Ülke, Rusya, Çin, Avrupa ve Türkiye arasında çok yönlü bir dış politika yürütürken Orta Koridor’un kritik merkezlerinden biridir. Ukrayna savaşının Kazak petrolünün Rus limanlarından ihracatını aksatması, Orta Asya’nın Rus altyapısına bağımlılığını yeniden göstermektedir. Türkiye’nin Rus Karadeniz limanlarından petrol alımını azaltmak zorunda kalması bu bağlantının Türkiye’ye kadar uzandığını ortaya koymaktadır (Reuters, 2026f).

d. Hint-Pasifik

Çin-Tayvan: Önceki rapordan farklı bir gelişme yoktur.

Hindistan-Pakistan

Hindistan-Pakistan hattında askerî ateşkes korunmaktadır; ancak İndus Suları Anlaşması krizinin siyasi dili sertleşmiştir. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif 14 Ağustos’ta Pakistan’ın su hakkını “kırmızı çizgi” olarak tanımlamış ve Hindistan’ın su akışına müdahale etmesi halinde “doğrudan karşılık” verileceği uyarısında bulunmuştur (Times of India, 2026a). Su meselesi burada çevresel değil, stratejik bir konudur. İklim değişikliği, nüfus artışı ve hidroelektrik projelerinin birlikte etkisi, İndus havzasını iki nükleer güç arasındaki yeni caydırıcılık alanlarından biri haline getirebilir.

Afganistan

Taliban yönetimi, 15 Ağustos’ta iktidara dönüşünün 5. yılını kutladı. Kabil’de gerçekleştirilen törenlerde yönetim Batı güçlerinin çekilmesini “zafer” olarak çerçeveledi. Bununla birlikte, Taliban’ın ülke üzerindeki kontrolü uluslararası meşruiyet veya sosyoekonomik başarıya dönüşmüş değildir (Reuters, 2026d). Rusya Taliban yönetimini resmen tanırken diğer devletler büyük ölçüde fiilî ilişki ve sınırlı diplomatik angajman modelini sürdürmektedir. Taliban yönetimi uluslararası tanınma talep ederken, kız çocuklarının orta ve yükseköğretime erişimi ile kadınların çalışma hayatına katılımına yönelik kısıtlamalar bu sürecin önündeki en önemli siyasi engeller arasındadır. Pakistan’la ilişkilerde TTP sorunu çözülmüş değildir. Taliban’ın Pakistan için stratejik bir müttefik olacağı yönündeki 2021 beklentileri büyük ölçüde gerçekleşmemiş; iki devlet arasında güvenlik çıkarları, ideolojik yakınlığın önüne geçmiştir.

e. Afrika

Afrika’da hafta boyunca üç dosya öne çıktı: Sudan, Sahel ve Zambiya seçimleri.

Sudan’da SAF-RSF çatışmasının devam ettiği görülmektedir. Klasik diplomatik mekanizmaların barışa yönelik ilerleme sağlayamadığı bir ortamda, Afrika Birliği çerçevesinde kadın arabulucuların, yerel barış aktörlerinin ve sivil toplumun rolü öne çıkmaktadır (African Union, 2026a). Sahel’de El Kaide bağlantılı JNIM’in (Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimîn) faaliyetleri güvenlik sorunu olmaya devam etmektedir. Örgütün 7.000–8.000 civarında savaşçıya sahip olduğu tahmin edilmektedir. BM değerlendirmelerine göre örgütün 2025 sonunda aldığı 50 milyon dolarlık fidye, Mali ve çevre ülkelerdeki eylemlerin finansmanına önemli katkı sağlamıştır. JNIM’in Reuters, 2026g). Bu durum, Sahel’deki güvenlik probleminin yalnızca ideolojik radikalleşme değil, çatışma ekonomisi meselesi olduğunu göstermektedir. Çatışmaların sürdüğü kriz devletlerinde isyancı/terörist gruplar ve çeşitli milis grupları, silahlarını ve otorite boşluğunu kullanarak bir taraftan şiddet eylemlerini sürdürebilmek ve milislerinin bağlılıklarını devam ettirmek, diğer taraftan kişisel zenginliklerini artırmak için yağmalama, talan, soygun, gasp, haraç ve rehin alma gibi alternatif finans kaynakları aramaya başlarlar. Belirli bölgeleri kontrol altında tutan bu tür gruplar; ekonomik üretim, yasa dışı ticaret ve uyuşturucu üretiminden savaş ve koruma vergisi şeklinde kazanç elde ederler (Bingöl, 2016, s.223). JNIM’in finansman faaliyetleri de bu bağlamın tipik bir örneğidir.

Zambiya’da 13 Ağustos seçimlerinin ardından muhalefet, sonuçlara hile yapıldığı iddiasıyla itiraz etmektedir. Seçimin jeopolitik boyutu Zambiya’nın bakır ve kritik mineral kaynaklarının Çin-ABD rekabetindeki önemidir (Reuters, 2026h).

f. Kuzey ve Güney Amerika

ABD dış politikası, Orta Doğu savaşına artan askerî kaynak ayırması nedeniyle diğer bölgelerdeki taahhütlerinin sürdürülebilirliği sorunuyla karşı karşıyadır. Güney Kore tatbikatlarının küçültülmesi ve uçak gemisi kapasitesinin Orta Doğu’ya aktarılması, bu çok cepheli zorlanmanın somut göstergelerinden biridir (Associated Press, 2026b).

Grönland konusundaki ABD yaklaşımı da önemini korumaktadır. Washington, füze erken uyarısı, kritik mineraller ve Arktik rekabeti açısından adayı stratejik değerde görüyor. Ancak Grönland’ın kendi siyasi iradesi ve Danimarka’nın egemenliği bu yaklaşımın temel hukukî sınırlarını oluşturmaktadır.

Latin Amerika’da ise Brezilya’da 2026 başkanlık seçimi için Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve Flávio Bolsonaro 16 Ağustos’ta kampanyalarını başlatırken, kritik mineraller ve ABD’nin Brezilya iç siyasetine etkisi tartışmanın dış politika boyutlarından biri haline geldi (Associated Press, 2026c).

Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu ECLAC’ın Ağustos ayında yayımladığı yeni rapor, bölge ülkelerine büyük güç rekabeti ortamında yalnızca “taraf seçmek” yerine üretken kapasiteyi, bölgesel entegrasyonu, teknolojik yeteneği ve stratejik özerkliği geliştirme çağrısı yapmaktadır (Economic Commission for Latin America and the Caribbean, 2026). Bu yaklaşım Latin Amerika’nın giderek ABD-Çin rekabetinin oyun alanı olmaktan çıkıp kendi jeoekonomik manevra alanını genişletmek istediğini göstermektedir.

g. Arktik ve Antarktika

Arktik

Arktik rekabeti bu hafta ticaret boyutuyla öne çıktı. Çin merkezli Sea Legend denizcilik şirketi, Rusya’nın Kuzey Deniz Rotası üzerinden Çin-Avrupa arasında düzenli konteyner taşımacılığına yönelmiştir. Doğu Çin Denizi kıyısındaki Ningbo-Zhoushan ile İngiltere’nin Felixstowe Limanı arasındaki transit süresinin 45-60 günden yaklaşık 18–20 güne düşürülmesi hedeflenmektedir (The Guardian, 2026a). Bu rota Hürmüz, Babülmendep ve Süveyş gibi klasik deniz dar boğazlarının güvenlik risklerinin arttığı bir dönemde özel önem taşımaktadır. Bununla birlikte, Kuzey Deniz Rotası yakın vadede Süveyş’in doğrudan alternatifi değildir. Buz koşulları, arama-kurtarma kapasitesi, sigorta, yaptırımlar, sınırlı liman altyapısı ve çevresel riskler önemli sınırlamalardır. Arktik ticaretinin ekonomik değerinin, iklim değişikliğinin yarattığı koşullardan dolayı artması çarpıcı bir paradokstur.

Antarktika

Antarktika’da dönem içinde Arktik düzeyinde yeni bir jeopolitik gelişme yaşanmamıştır.

h. Uzay

Uzay rekabeti giderek devletlerarası prestij yarışından stratejik altyapı yarışına dönüşmektedir. Uzayda ortaya çıkan yeni güç rekabetinin ana unsurları; uydu interneti, erken uyarı, Dünya gözlemi, Ay altyapısı, navigasyon ve askerî haberleşme/istihbarat olmaktadır. Gelecekte ise uzay madenciliği, yörüngede güneş enerjisi üretimi, endüstriyel üretim ve uzay turizmi potansiyel alanlardır.

Dönem için dikkat çeken bir gelişme, Hindistan’ın NASA-ISRO NISAR uydu görevinin bir yıllık operasyon döneminin başarıyla tamamlanmasının duyurulmasıdır. NISAR, iklim, afetler, arazi değişimi ve buzulların izlenmesinde iki ülkenin yüksek teknoloji iş birliğinin önemli örneklerinden biridir (Indian Space Research Organisation, 2026).

2. ÇATIŞMALAR VE BARIŞ GİRİŞİMLERİ

a. Rusya-Ukrayna

9–17 Ağustos döneminin en önemli askerî eğilimi iki tarafın da savaşın stratejik derinliğine yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasıdır. 16 Ağustos’ta Ukrayna, savaşın en büyük uzun menzilli İHA operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Rusya’nın farklı bölgelerinde askerî ve ekonomik hedefler vuruldu. Rusya aynı dönemde Ukrayna şehirleri ve sanayi altyapısına yönelik yoğun füze ve İHA saldırıları gerçekleştirdi (Reuters, 2026i; Associated Press, 2026d). Ukrayna’nın enerji şirketi Naftogaz, tesislerinin yalnızca son bir haftada 13 kez hedef alındığını bildirdi. Bu veri savaşın enerji sistemini sistematik olarak hedef alan bir aşamaya geçtiğini teyit etmektedir (Associated Press, 2026e).

Diplomatik alanda Karadeniz’de sınırlı saldırmazlık düzenlemesi yeniden gündeme geldi. Ukrayna, sivil deniz hedeflerine yönelik karşılıklı saldırıların durdurulmasını önerdi. Türkiye de benzer bir moratoryum fikrini taraflara iletti. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise resmî bir teklif almadığını belirterek önceki Tahıl Girişimi’ne benzer bir mekanizmaya mesafeli yaklaşıyor (Ministry of Foreign Affairs of the Russian Federation, 2026; Reuters, 2026a).  

Bu durum barış diplomasisi açısından önemlidir. Kapsamlı barış hâlen uzak görünse de; ticari gemiler, enerji altyapısı, limanlar, belirli hava saldırıları gibi konularda “sektörel ateşkeslerin” daha gerçekçi hâle geldiği görülmektedir.

AB ise 17 Ağustos’ta, Rusya’ya karşı şimdiye kadarki en geniş kişi ve kuruluş listelerinden birini içeren yeni bir yaptırım paketi hazırladığını açıkladı. Bu durum Avrupa’nın diplomatik süreç ihtimaline rağmen ekonomik baskı politikasını terk etmediğini göstermektedir (Reuters, 2026j).

b. ABD-İran

ABD-İran savaşında 17 Ağustos, haziranda belirlenen 60 günlük siyasi pencerenin sona ermesi nedeniyle önemli bir eşik oluşturdu. Taraflar nükleer program, yaptırımlar, ABD askerî varlığı ve Hürmüz Boğazı konusunda temel anlaşmazlıkları çözememiştir. İran’ın talepleri arasında Hürmüz üzerindeki güvenlik rolünün tanınması ve ABD baskısının azaltılması bulunurken, Washington boğazın koşulsuz biçimde ticari trafiğe açılmasını ve İran’ın nükleer kapasitesinin sınırlandırılmasını talep etmektedir (Associated Press, 2026f).  Buna karşılık, Umman üzerinden yürütülen teknik süreç daha somut sonuçlar doğurmaktadır. İran ve Umman’ın geliştirdiği model, gemilerin İran ve Umman tarafında ayrı koridorlar kullanmasını ve geçici dönemde ücret alınmamasını öngörmektedir (Associated Press, 2026a). Ancak Hürmüz’den geçen ticari gemi sayısının hafta sonunda beşe, pazar günü ise sıfıra kadar düşmesi küresel enerji piyasasının kırılganlığını sürdürmektedir (Reuters, 2026b).

c. İsrail-Hamas; İsrail-Hizbullah

İsrail-Hamas

16–17 Ağustos’ta ABD temsilcisi Jared Kushner ve Barış Kurulu temsilcileri Kahire’de Hamas liderleri ve Mısır, Katar ve Türkiye’den arabulucularla görüşmüş; ardından Netanyahu ile temaslar gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler Trump yönetiminin 15 maddelik yol haritasını yeniden canlandırmayı amaçlamaktadır (Reuters, 2026c, 2026k). Gazze geçiş planı üç ana unsura dayanmaktadır: Barış Kurulu, Filistinli teknokratik sivil yönetim ve Uluslararası İstikrar Gücü (ISF). ISF’nin yeni teşkil edilecek Filistin polisinin eğitimine ve güvenlik geçişine destek sağlaması planlanmaktadır. Askerî çekilmenin takvimi ve Hamas’ın silahsızlanma mekanizması henüz netleşmemiştir (Board of Peace, 2026).

İsrail-Hizbullah

Lübnan cephesinde ateşkes mekanizması kırılganlığını korumaktadır. İsrail, Hizbullah’ın yeniden yapılanmasını engellemek amacıyla Güney Lübnan’daki hedeflere yönelik saldırılar düzenlemeye devam ederken, Hizbullah bağlantılı saldırılar ve karşılıklı suçlamalar da sürmektedir (Associated Press, 2026g).

d. Yemen Krizi

Yemen’de çatışmanın yeniden genişleme riski belirgin biçimde artmıştır. 17 Ağustos’ta Husiler Kızıldeniz’de Suudi deniz unsurlarına füze ve İHA saldırısı gerçekleştirmiş, aynı dönemde BM, Yemen’in yeniden geniş çaplı çatışmaya sürüklenme riski konusunda uyarıda bulunmuştur (Associated Press, 2026a).  Babülmendep üzerindeki etkileri, Husilere küresel ticaret ve enerji piyasaları üzerinde coğrafi bir kaldıraç sağlamaktadır.

İran’ın Suriye ve Lübnan’daki etkisinin gerilemesinin ardından Yemen ve Irak, Tahran’ın bölgesel ağındaki önemini artırmıştır. Avrupa merkezli değerlendirmeler, İran bağlantılı aktörler ağının tamamen dağılmaktan çok Yemen ve Irak ekseninde yeniden yapılandığına dikkat çekmektedir (Le Monde, 2026).

e. Diğer

Sudan

Savaş devam etmekte ve tarafların ülke çapında kapsamlı bir siyasi uzlaşmaya yaklaştığına dair güçlü bir işaret bulunmamaktadır. İnsani erişim, yerinden edilme ve çatışma ekonomisi temel sorunlar olmaya devam etmektedir.

Sahel

El Kaide bağlantılı JNIM ve diğer silahlı yapıların artan finansal kapasitesi, Mali ve komşu devletlerde yalnız askerî operasyonlarla kalıcı istikrar sağlanamayacağını göstermektedir. Afrika Birliği güvenlik, yönetişim ve kalkınmayı birlikte ele alan üç sütunlu yaklaşımını sürdürmektedir (African Union, 2026b).

3. TEMATİK KONULAR

a. Teknoloji – Yapay Zekâ

AB Yapay Zekâ Yasası’nın yeni şeffaflık ve uygulama hükümlerinin 2 Ağustos’ta yürürlüğe girmesinden sonra 9–17 Ağustos haftası şirketler açısından uygulama ve uyum döneminin ilk tam haftası oldu. Avrupa Komisyonu ve ulusal makamlar genel amaçlı modeller ve yapay zekâ tarafından üretilen içeriğe ilişkin denetim mekanizmalarını uygulamaya başlamıştır (European Commission, 2026). Bu gelişme küresel yapay zekâ rekabetindeki üç farklı modeli daha görünür hâle getiriyor. ABD, inovasyon ve şirket merkezli ölçeklenmeyi; Çin, devlet koordinasyonu ve dijital egemenliği; AB ise hukuk, şeffaflık ve risk denetimini öncelemektedir. Rusya ve Hindistan ise kendi teknolojik ekosistemlerini oluşturarak bu üç modelin dışında farklı egemen yapay zekâ stratejileri geliştirmektedir. Buradaki ana rekabet yalnızca “en güçlü model” üzerinde değildir. Çip, elektrik, veri merkezi, dilsel veri, bulut ve regülasyon birlikte yeni bir teknolojik güç yapısını oluşturmaktadır.

c. Ekonomi – Ticaret

Küresel ticaret, Orta Doğu Savaşı ve artan jeopolitik parçalanmanın baskısı altındadır. Dünya Ticaret Örgütü (WTO), enerji fiyatlarının yüksek kalması ve ulaştırma kesintilerinin devam etmesi halinde 2026'da küresel ticaret büyümesinin daha da yavaşlayabileceği konusunda uyarıda bulunmuştur (World Trade Organization, 2026).

IMF ise 2026 küresel büyümesini yüzde 3,0, 2027 büyümesini ise yüzde 3,4 seviyesinde tahmin etmektedir. Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun büyümeyi aşağı çekmesine karşılık, yapay zekâ yatırımları ve bazı teknoloji sektörleri büyümeyi desteklemektedir (International Monetary Fund, 2026).

d. Enerji

Enerji piyasasında üretim ve talep tahminleri arasındaki belirsizlik artmaktadır. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Hürmüz Boğazı ve bölgesel çatışmalar nedeniyle 2026 küresel petrol arzının önceki tahminlere göre ciddi biçimde aşağı çekileceğini ve arz-talep açığının büyüyebileceğini öngörmektedir. OPEC ise 2026 talep artışı tahminini günlük 580 bin varile düşürmüş, ancak IEA’dan daha iyimser bir görünümünü korumuştur (Reuters, 2026l, 2026m). Bu tahmin farkı önemlidir. Piyasanın geleceği yalnızca fiziksel arz miktarına değil, Hürmüz, Babülmendep ve Rus rafineri kapasitesine, küresel talebe ve alternatif üretim bileşimine de bağlıdır. 17 Ağustos’ta Brent petrol yaklaşık 88,95 dolar seviyesinde işlem görürken, fiyatın daha hızlı yükselmemesinin temel nedeni, ciddi geçiş sorunlarına rağmen fiziksel arzın tamamen durmamış olmasıdır (Reuters, 2026b).

Türkiye açısından ayrıca Karadeniz krizinin etkisi belirginleşmiştir. Rus limanlarından gelen petrol miktarındaki azalma nedeniyle Türkiye Brezilya ve Guyana gibi alternatif kaynaklardan alımları artırmaya başlamıştır (Reuters, 2026f). Bu gelişme, enerji güvenliğinde kaynak çeşitliliğinin yanı sıra rota çeşitliliğinin de önemli olduğunu göstermektedir.

e. Diğer: Kritik Mineraller ve Stratejik Hammaddeler

Bu haftanın yükselen tematik konularından biri kritik minerallerdir. Zambiya seçimlerinin Çin-ABD rekabeti bağlamında dikkat çekmesi, Grönland’ın stratejik öneminin mineral kaynaklarla bağlantısı ve Brezilya seçim kampanyasında nadir minerallerin egemenlik söylemine dahil edilmesi aynı eğilimin parçalarıdır (Associated Press, 2026c; Reuters, 2026h). Enerji dönüşümü fosil yakıtlara olan jeopolitik bağımlılığı ortadan kaldırmamaktadır. Onu lityum, bakır, nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri üzerinden yeni bir kaynak rekabetine dönüştürmektedir.

4. TÜRKİYE PERSPEKTİFİ

Türkiye açısından bu haftanın gelişmeleri dört stratejik sonuç doğurmaktadır.

Karadeniz güvenliği

Türkiye’nin sivil gemilere yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulmasına ilişkin girişimi, doğru yönde atılmış sınırlı ama önemli bir adımdır. Kapsamlı bir Rusya-Ukrayna barışı kısa vadede sağlanmasa bile, ticari seyrüsefer ve liman altyapısının çatışmadan kısmen ayrıştırılması Türkiye’nin doğrudan çıkarınadır. Türkiye’nin burada en güçlü avantajları Montrö rejimi, coğrafi konumu ve daha önce Tahıl Girişimi’nde kazandığı teknik diplomasi deneyimidir.

Enerji

Rus Karadeniz limanlarından petrol akışındaki azalma Türkiye’nin tedarik yapısındaki kırılganlıkları görünür hale getirmiştir. Brezilya ve Guyana gibi alternatiflerden alım yapılması olumlu bir çeşitlendirme örneğidir; ancak stratejik hedef, kısa vadede kaynak değiştirmek değil, sistematik çoklu rota ve çoklu tedarikçi yapısı kurmaktır.

Suriye

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmelerin öncelikleri; sığınmacıların geri dönüşü, sınır güvenliği, istikrarlı, demokratik ve kapsayıcı devlet teşkili, ticari koridorların açılması, enerji ve ulaşım altyapısı, Türk şirketlerinin hukuki koruması olmalıdır.

Güney Asya

Pakistan’la yeni güvenlik ilişkileri temkinli bir diplomasi gerektirmektedir. Türkiye’nin Pakistan ilişkisini, Hindistan’la kalıcı stratejik bir kopuş yaratmayacak biçimde yönetmesi, uzun vadeli ekonomik ve diplomatik çıkarları açısından önemlidir


  1. RİSK MATRİSİ

Ölçek: 1 = çok düşük, 5 = çok yüksek. Skor: Olasılık × Etki.

Risk

Olasılık

Etki

Skor

Türkiye'ye etkisi

ABD-İran çatışmasının yeniden genişlemesi

4

5

20

Çok yüksek

Hürmüz-Babülmendep kesintisinin derinleşmesi

4

5

20

Çok yüksek

Rusya-Ukrayna derin saldırılarının genişlemesi

5

4

20

Yüksek

Karadeniz ticari seyrüsefer krizi

4

4

16

Çok yüksek

Hindistan-Pakistan su krizinin askerîleşmesi

3

5

15

Orta

Gazze geçiş planının çökmesi

4

4

16

Yüksek

Yemen’de geniş çaplı savaşın yeniden başlaması

4

4

16

Yüksek

Suriye yeniden yapılanmasının finansman/kurum krizi

3

4

12

Çok yüksek

Sahel’de militan yayılmanın hızlanması

4

4

16

Orta

Arktik rekabetinin askerîleşmesi

3

5

15

Orta

Kritik mineral rekabetinin tedarik krizine dönüşmesi

4

3

12

Orta

6. SENARYO ANALİZİ

🟢 Olumlu Senaryo — Krizlerin sınırlanması

Olasılık: %20

ABD ve İran kapsamlı bir barış sağlayamaz; ancak İran-Umman Hürmüz düzenlemesi uygulanmaya başlanır. Gemilerin geçişi artar ve enerji risk primi düşer.

Rusya ve Ukrayna Karadeniz’de sivil gemilere ve limanlara yönelik sınırlı saldırmazlık mekanizması üzerinde anlaşır.

Gazze’de Hamas’ın silahsızlanmasının ilk aşamasıyla İsrail’in sınırlı geri çekilmesi eşzamanlı olarak başlatılır; Uluslararası İstikrar Gücü pilot bölgede konuşlandırılır.

🟡 En Olası Senaryo — Yönetilen fakat derinleşen gerilim

Olasılık: %55

ABD ve İran geniş ölçekli bir savaştan kaçınır; ancak kapsamlı bir anlaşma çıkmaz. Hürmüz sınırlı kapasiteyle işler. Rusya ve Ukrayna karşılıklı derin saldırıları sürdürür; kara cephesinde büyük bir stratejik kırılma yaşanmaz. Gazze’de diplomasi devam eder, ancak silahsızlanma-çekilme sıralaması çözülemez. Yemen’de Husi-Suudi saldırıları aralıklarla devam eder. Hindistan-Pakistan su gerilimi sert söylem düzeyinde kalır.

Bu senaryoda küresel sistemin özelliği krizlerin çözülmemesi, fakat büyük savaş eşiğinin hemen altında tutulmasıdır.

🔴 Yüksek Etkili Olumsuz Senaryo — Çatışmaların şiddetlenmesi ve geçiş rotalarının tıkanması

Olasılık: %25

ABD-İran gerilimi yeniden ağır askerî çatışmaya dönüşür ve Hürmüz’deki geçiş neredeyse tamamen durur. Husiler Babülmendep'e saldırılarını artırır. Aynı dönemde Rusya-Ukrayna savaşı Karadeniz limanlarını ve enerji altyapısını daha geniş biçimde hedef alır. Petrol, tahıl ve navlun fiyatlarında eş zamanlı bir artış meydana gelir. Gazze barış planı çöker; İsrail-Hamas çatışması yeniden büyür. Bu durumda birbirinden bağımsız bölgesel savaşlar enerji, gıda, ulaştırma ve enflasyon üzerinden tek bir küresel ekonomik şoka dönüşebilir.

7. STRATEJİK ÇIKARIMLAR

1. Savaşın merkezi kritik altyapıya kaymaktadır. Limanlar, rafineriler, elektrik sistemleri, depolar ve ticari lojistik ağları artık cephe hattının uzantısıdır.

2. Deniz yolları yeniden klasik jeopolitiğin merkezine dönmüştür. Hürmüz, Babülmendep, Karadeniz ve Arktik aynı küresel lojistik sistemin farklı kırılma noktalarıdır.

3. Kapsamlı barışlardan önce sektörel ateşkesler önem kazanacaktır. Karadeniz’de sivil gemiler, Gazze’de belirli güvenlik bölgeleri veya Hürmüz’de teknik geçiş düzenlemeleri bunun örnekleridir.

4. Su güvenliği yeni bir caydırıcılık alanına dönüşmektedir. Hindistan-Pakistan örneği, sınır aşan nehirlerin gelecekte enerji hatları kadar stratejik olabileceğini göstermektedir.

5. Orta ölçekli aktörlerin manevra alanı artıyor. Umman’ın Hürmüz arabuluculuğu, Türkiye’nin Karadeniz girişimi ve Kazakistan’ın koridor siyaseti büyük güç rekabetinde orta aktörlerin önemini göstermektedir.

6. Türkiye açısından stratejik dayanıklılık dış politika kadar iç kapasite meselesidir. Enerji çeşitlendirmesi, liman güvenliği, iklim adaptasyonu, savunma üretimi ve lojistik altyapı dış politikanın doğrudan unsurları haline gelmiştir.

SONUÇ

9–17 Ağustos 2026 dönemi, uluslararası güvenlik sistemindeki temel dönüşümün cephe hatlarının genişlemesinden çok güvenliğin tanımının genişlemesi olduğunu göstermektedir.

Rusya-Ukrayna savaşında ekonomik depolar, limanlar ve enerji tesisleri hedef olurken; ABD-İran krizinde Hürmüz Boğazı bir coğrafi geçitten siyasi pazarlık mekanizmasına dönüşmüştür. Yemen’de Husilerin Babülmendep üzerinde yarattığı risk, sınırlı askerî kapasitenin stratejik coğrafyayla birleştiğinde küresel ekonomik etki yaratabileceğini göstermektedir.

Gazze’de çözüm arayışının odağı, silahı, yönetimi ve egemenliği kimin hangi sırayla devredeceğidir. Barış Kurulu, Filistinli teknokratik yönetim ve Uluslararası İstikrar Gücü belirli bir mimari oluşturmuş olsa da, güven sorunu çözülemediği sürece kurum tasarımı tek başına barış üretemeyecektir.

Afganistan’da Taliban’ın beş yıllık yönetimi, devlet kontrolü ile devlet başarısı arasındaki farkı göstermektedir. Bir yönetim ülkenin tamamında askerî hâkimiyet kurabilir; ancak ekonomik büyüme, kamu hizmetleri, toplumsal meşruiyet ve uluslararası tanınma üretmeden kalıcı istikrar oluşturamayabilir.

Arktik’in açılması ve uzay altyapısının genişlemesi, jeopolitik rekabetin yeni coğrafyalara taşındığını göstermektedir. İlginç biçimde geleneksel coğrafya yeniden önem kazanırken, aynı anda teknoloji coğrafyanın anlamını değiştirmektedir.

Türkiye açısından bütün bu gelişmelerin ortak sonucu şudur: Ankara, yalnız krizler arasında denge kuran bir diplomatik aktör değil, enerji, ticaret, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Doğu arasındaki bağlantıların sürdürülebilirliğini sağlayan bir dayanıklılık aktörü olmalıdır.

Gelecek dönemin stratejik gücü, yalnızca silahlı kuvvetlerin büyüklüğüyle değil, bir ülkenin savaş, iklim, enerji ve ticaret şoklarını karşılarken devlet kapasitesini çalışır durumda tutabilmesiyle de ölçülecektir.

KAYNAKÇA

African Union. (2026a, August 10). Dialogue on youth, peace and security in Africa and Women, Peace and Security Forum. https://www.peaceau.org/en/article/dialogue-on-youth-peace-and-security-in-africa-5th-edition-and-women-peace-and-security-forum-intervention-and-remarks-by-lady-justice-rtd-effie-luhombo-owuor-co-chair-femwise-africa-network-10-august-2026-bujumbura-burundi

African Union. (2026b). The African Union strategy for the Sahel region. https://www.peaceau.org/en/article/the-african-union-strategy-for-the-sahel-region

Associated Press. (2026a, August 17). Iran works to finalize Strait of Hormuz agreement with Oman, and other Middle East news.

Associated Press. (2026b, August 17). Trump orders Pentagon to scale back joint exercises with South Korea.

Associated Press. (2026c, August 17). Brazil’s Lula and Flávio Bolsonaro return to their strongholds to kick off presidential campaigns.

Associated Press. (2026d, August 16). Ukraine launches one of its largest aerial attacks of the war.

Associated Press. (2026e, August 17). Ukraine energy company says its facilities seriously damaged after 13 Russian strikes in a week.

Associated Press. (2026f, August 17). The 60-day deadline for an Iran peace deal is expiring: Here’s where things stand.

Bingöl, O. (2016). Başarısız Devletler: Kavramlar, Nedenler ve Sonuçlar, Ankara: Barış Kitap.

Board of Peace. (2026). Gaza Peace Plan. https://boardofpeace.org/plans/gaza-peace-plan

Central Election Commission of the Republic of Kazakhstan. (2026, July 23). Results of registration of party lists for the August 23 Kurultai elections. https://www.election.gov.kz/eng/news/releases/index.php?ID=10393

Copernicus Climate Change Service. (2026, August 10). Highest July global ocean surface temperatures as exceptionally hot and dry conditions fuel wildfires in Europe. https://climate.copernicus.eu/copernicus-highest-july-global-ocean-surface-temperatures-exceptionally-hot-dry-conditions-fuel

Council of the European Union. (2026a, July 13). Council appoints a new EU Special Representative for Kosovo and renews mandates for Bosnia and Herzegovina. https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2026/07/13/council-appoints-a-new-eu-special-representative-for-kosovostar-and-renews-mandates-for-bosnia-and-herzegovina-and-the-horn-of-africa/

Council of the European Union. (2026b, July 16). EULEX: Council appoints Head of EU rule of law mission in Kosovo. https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2026/07/16/eulex-council-appoints-head-of-eu-rule-of-law-mission-in-kosovostar/

Economic Commission for Latin America and the Caribbean. (2026, August 4). Ruptures and opportunities: Proposals for Latin America and the Caribbean to thrive in the new geopolitical era. https://www.cepal.org/en/publications/90220-ruptures-and-opportunities-proposals-latin-america-and-caribbean-thrive-new

European Commission. (2026, August 2). Safer and more transparent AI.  https://commission.europa.eu/news-and-media/news/safer-and-more-transparent-ai-2026-08-02_en

European Commission Joint Research Centre. (2026, August 17). Current wildfire situation in Europe. https://joint-research-centre.ec.europa.eu/projects-and-activities/natural-and-man-made-hazards/forest-fires/current-wildfire-situation-europe_en

Global Times. (2026, August 7). Han Kuang military exercises turn Taiwan’s cities into battlefields.  https://www.globaltimes.cn/page/202608/1367751.shtml

Indian Space Research Organisation. (2026, August 17). ISRO and NASA celebrate one successful year of NISAR mission on orbit.  https://www.isro.gov.in/one_successful_year_of_NISAR.html

International Monetary Fund. (2026, July 8). World Economic Outlook press briefing, July 2026. https://www.imf.org/en/news/articles/2026/07/08/tr070826-weo-press-briefing-transcript-july-8-2026

Le Monde (2026, August 7 ). Iran's network of allies reorganizes around Iraq and Yemen, after setbacks in Syria and Lebanon

Ministry of Foreign Affairs of Armenia. (2026, August 10). Joint statement on the Armenia–Azerbaijan peace process. https://www.mfa.am/en/

Ministry of Foreign Affairs of the Russian Federation. (2026, August 14). Comment on Türkiye’s proposal for a moratorium on military actions in the Black Sea. https://mid.ru/en/maps/tr/2133041/

Reuters. (2026a, August 13). Ukraine offers Russia truce in Black Sea as food supply fears mount.  

Reuters. (2026b, August 17). Oil rises on Iran war stalemate; Hormuz shipping slows.

Reuters. (2026c, August 17). Trump envoy discusses Gaza plan with Netanyahu after rare Hamas meeting.

Reuters. (2026d, August 15). Taliban mark five years in power as aid groups warn of crisis.

Reuters. (2026e, August 17). Rain aids fight against Belgium’s biggest wildfire, as blazes rip through Europe.

Reuters. (2026f, August 14). Turkey cuts Russian oil imports as Black Sea export disruptions curb supplies.

Reuters. (2026g, August 14). A $50 million hostage ransom funded al Qaeda’s Mali offensive, UN says.

Reuters. (2026h, August 17). Zambia’s president extends election lead, opposition cries fraud.

Reuters. (2026i, August 16). Russia hits steel plant in new strikes on Ukraine, Kyiv attacks Moscow region.

Reuters. (2026j, August 17). EU plans most far-reaching sanctions package against Russia in coming months.

Reuters. (2026k, August 16). Trump’s envoys meet mediators as Israel strikes Gaza.

Reuters. (2026l, August 12). IEA slashes 2026 supply forecast as Hormuz reopening remains elusive.

Reuters. (2026m, August 12). OPEC further lowers 2026 global oil demand growth forecast.

The Guardian. (2026, August 17). After Hormuz, China looks to the promise — and peril — of the Arctic’s “ice silk road”.

Times of India. (2026a, August 14). “Water is our red line”: Shehbaz Sharif warns India over Indus Treaty.

Times of India. (2026b, August 15). Omar Abdullah says Indus Waters Treaty should remain suspended.

TOLOnews. (2026, August 17). Islamic Emirate marks five years in power and calls for international engagement.

United Nations in Syria. (2026). Common Country Analysis: Syrian Arab Republic. https://syria.un.org/en/download/205236/312773

World Bank. (2026). Syria overview.  https://www.worldbank.org/ext/en/country/syria

World Trade Organization. (2026, March 19). Middle East conflict weighs further on slowing trade outlook.  https://www.worldbank.org/ext/en/country/syria

 

bottom of page