Küresel Düzenin Güç Yoluyla İnşası: ABD Askerî Müdahaleleri
- Ali Bilgin VARLIK

- 17 Tem
- 5 dakikada okunur
II. Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası düzen, yalnızca diplomasi ve ekonomik rekabetle değil, aynı zamanda askerî müdahalelerle de biçimlenmiştir. Bu süreçte ABD gerek münferit gerekse kolektif müdahaleler yoluyla küresel güvenlik ortamını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemeye çalışmıştır. Soğuk Savaş döneminde ideolojik kamplaşmanın bir aracı olarak başlayan bu müdahaleler, 1990 sonrasında tek kutuplu dünya düzeninde hegemonik bir nitelik kazanmış ve küreselleşmenin siyasal-askerî entegrasyonunu pekiştiren bir unsur hâline gelmiştir.
II. Dünya Savaşı sonrasındaki askerî müdahaleler, başat güç ABD'ninkilerle sınırlı değildir. Bu yöntem, Sovyet İmparatorluğu'nun güvenlik ortamını şekillendirmede başlıca araçlarından biri olmuştur. Sosyalist devlet aygıtı ve propaganda makinesinin bu kapsamdaki eylemleri, öngördüğü küresel düzenin yaratılmasında başarı sağlamadığı gibi, Batı dünyasının da aynı kapsamdaki gayrimeşru eylemlerini tetiklemiştir.
Müdahale ve karışmada ABD genellikle müttefikleriyle birlikte hareket etmeyi tercih etse de, tek başına giriştiği eylemleri ikna kabiliyeti ve gerekçesi hem müttefikleri hem de hasımları için yeterli olmadığı ya da bunlara ihtiyaç duymadığı koşullarda icra etmiştir. Görünürde, küresel ve bölgesel saldırganlıkların önüne geçmek için yapılan bu müdahaleler özünde küreselleşme sürecinin kuvvet yoluyla devamını sağlamıştır. Bu kapsamda Soğuk Savaş döneminde ABD, 45 dış operasyon icra etmiştir. Bu müdahaleler; kuvvet kullanmaktan örtülü ya da açık karışmaya, muhalif grupların desteklenmesinden hükûmetlerin devrilmesine ve iç savaşların körüklenmesine kadar çeşitli uygulamaları içermiştir. Liberalizmin liberal olmayan dünyadaki bu eylemleri bir felaketler kataloğundan fazlasını içermiştir.
Soğuk Savaş Döneminde ABD'nin Askerî Müdahaleleri
30 Mart 1949'da Suriye'de General Zaim'in gerçekleştirdiği darbeye, petrol boru hattı anlaşmasının kabulüne karşılık destek sağlanması.
1950-53 BM kapsamında Kore Savaşı.
19 Ağustos 1953'te İran'da petrol şirketlerini millileştiren Başbakan Musaddık'ın devrilmesine destek sağlanması.
18 Haziran 1954'te Guatemala Devlet Başkanı Arbenz'in CIA destekli PBSUCCESS kodlu operasyonla devrilmesi.
1950'de Tibet'in Kamboçya bölgesini işgal eden Çin'in 1956'da toprak reformu bahanesiyle işgalini genişletmesine karşı duran Tibet Direniş Hareketi'ne destek verilmesi.
1958'de Endonezya Devlet Başkanı Sukarno'ya karşı başlatılan başarısız kalkışmaya destek verilmesi.
14 Temmuz 1958'de Irak'ta Kral Faysal'ın devrilmesinin ardından Lübnan Başbakanı, Maruni Chamoun'un daveti üzerine 15 Temmuz 1958'de Beyrut'a asker gönderilmesi.
17 Nisan 1961'de Küba'da Castro'yu devirmek üzere sürgündeki Kübalılardan oluşan kuvvetlerle Domuzlar Körfezi Harekâtının icra edilmesi.
1960-65 yılları arasında Belçika'dan bağımsızlığını yeni kazanmış Kongo'da sosyalist bloğa karşı yürütülen vekalet savaşına destek verilmesi.
Dominik Cumhuriyeti'nde 31 yıl boyunca 50.000 insanın hayatına mal olan Trujillo yönetiminin 1961'de yıkılmasına destek verilmesi.
1963'te İngiltere sömürge yönetiminden kurtulan Guyana'nın kontrolünü ele geçirmek üzere, İngiltere ile birlikte bu ülkeye yönelik ekonomik ve psikolojik operasyonlar yapılarak iktidardaki Marksist Jagan'ın yerine Burnham'ın desteklenmesi.
1955-63 yılları arasında sağlanan askerî danışmanlara ilave olarak, 1965'te Güney Vietnam, Laos ve Kamboçya'nın daveti üzerine Kuzey Vietnam'a karşı 1973'e kadar yürütülen savaş.
11 Eylül 1973'te Şili'nin Marksist lideri Allende'nin devrilmesine destek verilmesi ve 1982'ye kadar sürecek Pinochet rejiminin desteklenmesi.
1972-75 yılları arasında Irak'taki Kürt gruplara silah yardımı yapılması.
1973'te SSCB'nin Suriye ve Mısır'a silah yardımına karşı Yom Kippur Savaşı esnasında İsrail'e silah yardımı.
1975-2002 yılları arasında devam eden Angola İç Savaşı esnasında, SSCB'nin müttefiki olan MPLA'ya karşı UNITA'nın 1992 yılına kadar desteklenmesi.
1979'da SSCB'nin Afganistan'ı işgalinden sonra ülkedeki mücahit gruplara 1989'a kadar -Cyclone harekâtı kapsamında Pakistan'daki Ziya Ül Hak yönetimi üzerinden- silah yardımı yapılması.
1979-90 yılları arasında Nikaragua'da Sandinista cunta yönetimine karşı faaliyet gösteren "Contra" olarak adlandırılan sağcı grupların desteklenmesi.
1982-87 yılları arasında Kamboçya'daki Vietnam işgalini sonlandırmak üzere KPNLF örgütüne parasal destek verilmesi ve ABD'den silah sağlama imkânının tanınması.
1982'de İsrail'in Lübnan İç Savaşı'na müdahil olmasının ardından FKÖ'nün ve Suriye kuvvetlerinin ülkeden çekilmesini sağlamak üzere oluşturulan uluslararası barış gücü kapsamında bu ülkeye kuvvet gönderilmesi.
Körfez'de Kuveyt tankerlerinin emniyetini sağlayan ABD savaş gemilerine yönelik mayınlı saldırıya misilleme olarak 18 Nisan 1988'de İran'ın petrol tesislerine yönelik askerî harekât.
1979-92 yılları arasında El Salvador'da yaşanan iç savaş sırasında sağcı gruplara destek sağlanması.
1983'te Granada'ya askerî müdahale ve seçimlerin yapılmasına nezaret edilmesi.
15 Nisan 1986'da Libya'nın, uluslararası terörizme destek verdiği gerekçesiyle bombalanması.
1990'da Panama'ya müdahale ve Noriega'nın devrilmesi.
ABD’nin dış müdahaleleri, Soğuk Savaş döneminde ideolojik kamplaşmanın bir gereği olarak şekillenmişken, 1990 sonrasında tek kutuplu dünya düzeninde hegemonik bir nitelik kazanmıştır. Aşağıda, Soğuk Savaş sonrası dönemdeki temel müdahaleler ve bu sürecin dış politika açısından değerlendirilmesi yer almaktadır.
Soğuk Savaş Sonrası Dönemde ABD'nin Askerî Müdahaleleri
1991: Kuveyt’in Irak tarafından işgaline son vermek amacıyla başlatılan Körfez Savaşı.
1992-1995: Somali’deki iç savaşta insani yardım operasyonlarına katılım.
1995: Bosna Savaşı sırasında "Deliberate Force" (Kararlı Güç) harekâtı kapsamında NATO hava saldırıları.
1998: Sudan’da bir ilaç fabrikasına yönelik füze saldırısı.
1999: Kosova’daki etnik temizlik iddiaları üzerine gerçekleştirilen NATO müdahalesi.
2001: 11 Eylül saldırıları sonrası "Operation Enduring Freedom" (Kalıcı Özgürlük Harekâtı) kapsamında Afganistan'ın işgali.
2003: Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiasıyla gerçekleştirilen Irak işgali.
2011: Libya İç Savaşı'nda NATO öncülüğünde yürütülen hava harekâtı.
2014-Günümüz: "Operation Inherent Resolve" kapsamında Suriye ve Irak’ta DEAŞ ile mücadele operasyonları.
2020’li Yıllar: Afrika (Nijerya, Mali, Nijer, Çad) genelinde Al-Qaeda ve Boko Haram'a yönelik drone operasyonları; Ukrayna Savaşı sürecinde vekâlet temelli destekler ve Güney Çin Denizi'nde "seyir serbestisi" faaliyetleri.
2026: Venezuela’da devlet başkanının yakalanması.
2026: İran’ın nükleer ve askerî altyapısını hedef alan, İsrail ile eşgüdümlü gerçekleştirilen kapsamlı hava harekâtı.
ABD Dış Politikası Açısından Değerlendirme
Önleyici Müdahale Doktrini ve Uluslararası Hukuk: 11 Eylül saldırıları sonrası dönemde ABD, "önleyici müdahale" (pre-emptive strike) doktrinini dış politikasının merkezine yerleştirmiştir. Bu yaklaşım, tehditler henüz olgunlaşmadan bertaraf edilmesini meşru bir araç hâline getirerek uluslararası hukukun geleneksel "savunma" anlayışını esnetmiştir (Doyle, 1983). Bu durum, devletlerin egemenlik hakları ile ABD'nin ulusal güvenlik algısı arasında gerilim yaratmış ve çok taraflı sistemin işleyişini tartışmalı hale getirmiştir.
Sert ve Yumuşak Güç Dengesi: ABD, askerî araçları ("sert güç") birincil seçenek olarak kullanmaya devam etmekle birlikte, küresel meşruiyet arayışında "yumuşak güç" unsurlarını da etkin bir şekilde devreye sokmuştur. Örneğin, Barack Obama dönemi dış politikası, Amerikan imajının yeniden inşası ve diplomatik cazibenin artırılması yoluyla stratejik hedeflere ulaşmayı amaçlamıştır (Öztürk, 2013). Bu geçişken strateji, ABD'nin yalnızca askerî bir aktör değil, aynı zamanda normatif bir düzen kurucusu olarak konumlanma çabasıdır.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Dönüşüm: Müdahaleler, hedef devletlerdeki rejimlerin tasfiyesinin ötesinde, bölgedeki güç dengelerini ABD’nin jeopolitik çıkarlarıyla uyumlu hale getirmeyi amaçlamıştır. Sertçelik (2024), bu müdahalelerin bir "istikrarsızlaştırma ve yeniden yapılandırma" sarmalı yarattığını ve bu sürecin bölge ülkelerinde kronikleşen bir güvenlik açığına yol açtığını belirtmektedir. Bu durum, yerel toplumsal dokuları tahrip eden ve uzun süreli istikrarsızlıklara zemin hazırlayan bir müdahale döngüsünü tetiklemiştir. Bize göre ise böyle bir genellemeden ziyade, ABD’nin dış müdahalelerinde jeopolitik bir seçicilik söz konusudur. Bu kapsamda askerî gücünü Çin’i dengelemek üzere Pasifik bölgesinde yoğunlaştırırken, dünyanın geri kalan bölgelerinde ise yönetilebilir bir istikrarsızlık stratejisi uygulamaktadır. Bu kapsamda Suriye İç Savaşı’nın, İran müdahalesinin ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın birer yıpratma savaşına (war of attrition) dönüşmesi bu savımızı doğrulamaktadır.
Küreselleşmenin Siyasal ve Askerî Entegrasyonu: Müdahalelerin temelinde, küreselleşme sürecinin ABD çıkarları doğrultusunda kuvvet yoluyla korunması yatmaktadır. Modern dönemde dış politika, ekonomik çıkarların korunması için askeri gücün bir "garanti aracı" olarak kullanıldığı, diplomasi ile zorlayıcı tedbirlerin iç içe geçtiği çok boyutlu bir yapı arz etmektedir (Sertçelik, 2024).
Sonuç olarak, ABD’nin askerî müdahaleleri, yalnızca hedef ülkelerdeki rejim değişikliklerini değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerinin yeniden yapılandırılmasını da amaçlamıştır. Bu müdahaleler, kimi zaman istikrarsızlık ve yıpratma savaşları üretmiş, kimi zaman ise küresel düzenin devamlılığını sağlamaya yönelik araçlar olarak kullanılmıştır. Sonuçta ABD dış politikası, sert güç ile yumuşak gücü harmanlayan, önleyici müdahale doktriniyle uluslararası hukuku esneten ve küreselleşmenin güvenlik boyutunu askerî araçlarla garanti altına alan stratejik bir çerçeveye oturmuştur. Bu çerçeve, günümüzde de ABD’nin jeopolitik seçiciliğini ve küresel düzen kurucu rolünü sürdürmesinin temel dayanaklarından biri olmaya devam etmektedir.
Kaynakça
Doyle, M. W. (1983). Kant, liberal legacies, and foreign affairs. Philosophy & Public Affairs, 12(3), 323–353.
Öztürk, T. E. (2013). ABD’nin “Yumuşak Güç” Kullanımı: Barack Obama İmajı Üzerinden Amerikan Dış Politikasının Yeniden İnşası. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi).
Sertçelik, A. (2024). ABD’nin Dış Politika Stratejileri. Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 6(2), 275–286.
Varlık, A. B. (2018). Küreselleşme: Dönüştüren Bir Sürecin Analizi. Ankara: Barış Kitap.




Yorumlar